Türkiye nüfusu hızla yaşlanırken, yaşlıların ekonomik ve sosyal koşulları da yoksulluk açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Derin Yoksulluk Ağı, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kapsamında Türkiye’de yaşlı yoksulluğunun boyutlarını ortaya koyan verileri paylaştı.
Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı 2007 yılında yüzde 7,1 iken, 2025 yılında yüzde 11,1’e yükseldi. Yaşlı nüfusun önemli bir bölümü ise yaşamını tek başına sürdürüyor. Ülkede 1 milyon 836 bin 496 yaşlı tek başına yaşarken, bu kişilerin yüzde 73,5’ini kadınlar oluşturuyor.
EMEKLİ AYLIĞI İLE ASGARİ ÜCRET ARASINDAKİ FARK
Derin Yoksulluk Ağı, yaşlıların gelir durumuna ilişkin olarak da en düşük emekli aylığının asgari ücret karşısındaki konumuna dikkat çekti. Paylaşımda, 2010’dan 2024’e kadar en düşük emekli aylığı ile asgari ücret arasındaki göreli konumun belirgin biçimde değiştiği belirtildi. Yaşlılık döneminde gelir güvencesinin yanı sıra bakım hizmetlerine erişim de önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. 75 yaş ve üzerindeki nüfusta evde bakım ihtiyacı olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 26,9 olurken, son 12 ay içinde destek aldığını belirtenlerin oranı yalnızca yüzde 5,1 olarak aktarıldı.
YAŞLILARIN YÜZDE 22,8’İ YOKSULLUK RİSKİ ALTINDA
Paylaşıma göre, Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun yüzde 22,8’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor. Bu oran kadınlarda yüzde 23,6’ya, erkeklerde ise yüzde 21,8’e ulaşıyor. Yaşlıların çalışma yaşamındaki varlığı da artıyor. 65 yaş ve üzerindeki nüfusun işgücüne katılım oranı 2020 yılında yüzde 10 iken, 2025 itibarıyla yüzde 13,1’e yükseldi. Derin Yoksulluk Ağı, yaşlılık döneminde onurlu bir yaşam sürdürülebilmesi için gelir güvencesinin sağlanması, erişilebilir bakım ve sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve barınma desteğinin artırılması gerektiğini vurguladı.