Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlamasının ardından geçen bir aylık süreçte öğrencilerin beslenme maliyetlerinde yaşanan fahiş artışlara ve derinleşen ekonomik krizin okullara yansımasına ilişkin kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı. Tırmanan enflasyon ve kontrolden çıkan gıda fiyatlarının çocukların en temel insan hakkı olan sağlıklı beslenme hakkını doğrudan tehdit ettiği vurgulanan açıklamada, ekonomik krizin faturasının çocuklara çıkarıldığına dikkat çekildi.
Dar gelirli ailelerin çocuklarını okula gönderirken yaşadığı çaresizliğin boyutlarını gözler önüne seren sendika, kamusal eğitimin yalnızca okul binalarından ve dersliklerden ibaret olmadığını, öğrencilerin fiziksel gelişimlerini ve derse katılımlarını sağlayacak temel ihtiyaçların karşılanmasının da devletin asli görevi olduğunu hatırlattı.
BESLENME ÇANTASI ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 7,65’İ OLDU
Açıklanan verilere göre, bir öğrencinin aylık beslenme çantası maliyeti 2 bin 147 TL’ye ulaştı. Eğitim-İş, bu tutarın aile bütçelerindeki yükünü şu oranlarla gözler önüne serdi: Asgari ücretlinin aylık gelirinin yüzde 7,65’i, emekli maaşının yüzde 9,12’si, göreve yeni başlayan bir öğretmenin maaşının ise yüzde 3’ü. Aileleri yoksullaştıran ekonomik politikaların sonucunda çocukların okula boş beslenme çantalarıyla gitmek zorunda kaldığına dikkat çekilen açıklamada, “Çocukların sağlıklı beslenmesi ailelerin ekonomik gücüne bırakılabilecek bir tercih değil, devletin yerine getirmesi gereken temel bir sorumluluktur” denildi. Açıklamada, 15 Ekim 2026 tarihinde ilan edilen Eylül ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri üzerinden kamu kaynaklarının kullanım tercihleri de sert dille eleştirildi.
OKUL YEMEĞİ LÜTUF DEĞİL, KAMUSAL BİR YÜKÜMLÜLÜK
Eğitimde gerçek eşitliğin sadece okula erişimle sağlanamayacağını, çocukların ekonomik koşullardan bağımsız olarak temel ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini belirten Eğitim-İş, yetkilileri acilen kamusal sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı. Sendika açıklamasını, “Öncelik çocuklarımızın üstün yararı olmadıkça, okul yemeği bir anket sorusu olmanın ötesine geçemeyecektir. Çocukların hakkı olan bir öğün ücretsiz yemek lütuf değil, kamusal bir yükümlülüktür!” ifadeleriyle tamamladı.


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın