- Gündem
- 22.01.2026 11:20
Bir kerelik IBAN paylaşımı sanık yapabiliyor
TÜKODER üyesi Av. Oğurluoğlu, IBAN dolandırıcılığı vakalarında banka hesabını kullandıran kişilerin iyi niyetli olsalar bile ağır ceza hukuku sonuçlarıyla karşı karşıya kalabildiğini belirterek “IBAN paylaşımı basit bir iyilik değil, suça aracılık anlamına gelebilir” uyarısında bulundu
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : SULTAN GÜMÜŞ KAYA
Son dönemde artan IBAN dolandırıcılığı vakaları, yalnızca dolandırıcıları değil, banka hesabını ‘emanet’ veren vatandaşları da ceza soruşturmalarının odağına taşıyor! TÜKODER üyesi Avukat Aslıhan Oğurluoğlu, kamuoyuna yansıyan örnekler üzerinden yaptığı değerlendirmede, ‘Sadece bir kez’, ‘yakınım’, ‘hesabım blokeli’ gibi gerekçelerle hesap kullandıran kişilerin, farkında olmadan dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi ağır suçlamalarla karşılaşabildiğini vurguladı. Oğurluoğlu’na göre ceza hukukunda belirleyici olan yalnızca niyet değil, yapılan işlemin suça objektif katkı sunup sunmadığı.

CEZA HUKUKU SONUÇLARI DOĞURABİLİR
“Son dönemde kamuoyuna yansıyan IBAN dolandırıcılığı vakaları, bireylerin iyi niyetle yaptıkları bazı işlemlerin ciddi ceza hukuku sonuçları doğurabildiğini göstermektedir” ifadelerine yer veren Av. Oğurluoğlu, “Özellikle ‘sadece bir kez’, ‘yakınım’, ‘hesabım blokeli’ gibi gerekçelerle banka hesabını kullandıran kişilerin, farkında olmadan ağır suç isnatlarıyla karşı karşıya kaldığı görülmektedir… IBAN bilgisinin tek başına paylaşılması suç teşkil etmez. Ancak hesabın fiilen başkasının kullanımına bırakılması, kişinin ceza hukuku bakımından ‘suça aracılık’ konumuna düşmesine neden olabilir. Ceza hukukunda önemli olan yalnızca niyet değil, davranışın objektif olarak suça katkı sağlayıp sağlamadığıdır… Dolandırıcılık suçlarında para çoğunlukla doğrudan failin hesabına değil, üçüncü kişilerin hesaplarına aktarılmaktadır. Savcılık soruşturmalarında para trafiği esas alındığından, hesabından suç geliri geçen kişi otomatik olarak dosyada şüpheli sıfatıyla yer alır” dedi.
SUÇ ŞÜPHESİ AĞIRLAŞIR
‘Ben bilmiyordum’ savunmasının her zaman yeterli görülmediğini kaydeden Oğurluoğlu, “Türk Ceza Kanunu’nda kast kadar, taksir ve olası kast kavramları da önemlidir. Bir kişinin, hesabını kullandırırken hayatın olağan akışına aykırı durumları fark edebilecek konumda olmasına rağmen sorgulama yapmaması, cezai sorumluluğun doğmasına yol açabilir” dedi. Şüphelinin para transferi durumunda yapması gerekenleri de sıralayan Oğurluoğlu, “Hesaba tanımadık birinden para gelmesi halinde, paraya kesinlikle dokunulmamalı; banka ve savcılık derhal bilgilendirilmelidir. Paranın iade edilmesi dahi resmi yollarla ve banka aracılığıyla yapılmalıdır… Geç kalınması halinde kişi artık ‘mağdur’ değil, suça iştirak eden kişi olarak değerlendirilebilir. Özellikle paranın çekilmesi veya başka hesaplara aktarılması durumunda suç şüphesi ağırlaşır” sözlerine dikkat çekti.
ŞÜPHELİ BİR İŞLEM FARK EDİLDİĞİ ANDA…
Dosyanın niteliğine göre dolandırıcılığa yardım etme, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya bilişim yoluyla dolandırıcılığa iştirak suçlarının gündeme gelebileceğini aktaran Oğurluoğlu, “Bu suçların tamamı hapis cezası öngörmektedir… Şüpheli bir işlem fark edildiği anda, henüz ifade çağrısı gelmeden bir avukata başvurulması hayati önemdedir. Erken hukuki müdahale, kişinin kastının bulunmadığının ortaya konulmasını sağlar… IBAN, banka kartı ve mobil bankacılık bilgileri hiçbir şekilde üçüncü kişilerle paylaşılmamalıdır. Şüpheli para taleplerinde mutlaka yazılı belge istenmeli ve işlem reddedilmelidir… Toplumda bu risk yeterince bilinmemektedir. Özellikle gençler ve ekonomik zorluk yaşayan bireyler, iyi niyetle hareket ettiklerini düşünerek ciddi ceza dosyalarına sürüklenebilmektedir” çağrısında bulundu.
BASİT BİR İYİLİK DEĞİL
Av. Oğurluoğlu son olarak ise “Mevzuat suçla mücadele açısından gerekli olmakla birlikte, uygulamada bazen bilinçsiz aracılık ile profesyonel suç failleri arasındaki ayrım yeterince net yapılmamaktadır. Bu durum adalet algısını zedeleyebilmektedir… Bankaların uyarı sistemleri güçlendirilmeli, devlet kamu spotlarıyla bilgilendirme yapmalı ve eğitim sisteminde finansal okuryazarlık artırılmalıdır… IBAN paylaşımı basit bir iyilik değil, ciddi hukuki sonuçlar doğurabilecek bir eylemdir. Ceza hukukunda iyi niyet her zaman koruyucu değildir. Vatandaşların bilinçli hareket etmesi ve şüpheli durumlarda derhal hukuki destek alması büyük önem taşımaktadır” mesajını verdi.
Kaynak : SULTAN GÜMÜŞ KAYA