Cumhuriyet Halk Partisi İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, İran’dan gelebilecek olası düzensiz göç hareketliliğine ilişkin iktidara çağrıda bulundu. Bakan, “Geçmişte ‘olmaz’ denilen her şey oldu. Aynı tabloyu yeniden yaşamak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Milli Savunma Bakanlığı’nı, İçişleri Bakanlığı’nı ve Dışişleri Bakanlığı’nı bir kez daha uyarıyorum” diyen Bakan, “Çok geç olmadan gerekli önleyici tedbirleri alın. Türkiye geçmişte sınır güvenliğinde ağır bedeller ödemiştir. Bugün aynı hatayı tekrar etme lüksümüz yoktur” değerlendirmesinde bulundu.
BUGÜN İRAN, DÜN SURİYE
Bölgedeki istikrarsızlıkların büyük insani krizlere yol açtığını belirten Bakan, “Bugün İran, dün Suriye… Komşu ülkelerimiz ve bölgemizdeki istikrarsızlıklar çatışmalara, çatışmalar da büyük acılara neden oldu, oluyor. Yüzbinlerce sivil insan bu çatışmalarda ya da hava saldırılarında yaşamını yitiriyor, hayatta kalabilenler evlerinden, yurtlarından ediliyor. Bu dramı görmezden gelmek mümkün değil ancak kendi ülkemizi ve geleceğimizi düşünmek zorundayız” dedi.
AYNI TABLOYU YENİDEN YAŞAMAK İSTEMİYORUZ
İran sınırında artan göç riskine dikkat çeken Bakan, iktidarın bu gerçeği görmezden geldiğini savundu. Türkiye’nin geçmişte sınır güvenliğinde ciddi bir yönetim zafiyeti yaşadığını öne süren Bakan, milyonlarca insanın hem güney hem de doğu sınırlarından kontrolsüz şekilde ülkeye giriş yaptığını ifade etti. “Bugün aynı tabloyu yeniden yaşamak istemiyoruz” dedi.
BAKANLARIN YANIT VERMEDİĞİNİ AÇIKLADI
25 Haziran 2025’te İran kaynaklı güvenlik risklerini ve sınır hattındaki olası hareketliliği Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yazılı olarak sorduğunu belirten Bakan, yalnızca Milli Savunma Bakanlığı’ndan yanıt aldığını, verilen cevabın ise soruların özünü karşılamadığını savundu. 14 Ocak 2026’da soruları yeniden yönelttiğini kaydeden Bakan, iki bakanlığın yanıt vermediğini ifade ederek, “Sınır güvenliği gibi hayati bir konuda iki bakanın suskunluğu siyasi sorumluluktan kaçmaktır” dedi.
GEÇMİŞTE ‘OLMAZ’ DENİLEN HER ŞEY OLDU
İran’ın ABD ve İsrail ile devam eden çatışmalar nedeniyle istikrarsız bir süreçten geçtiğini belirten Bakan, sınır güvenliğinin iki taraflı olduğunu vurguladı. İran’ın zayıflaması durumunda yükün doğrudan Türkiye’ye bineceğini kaydeden Bakan, tek taraflı sınır korumasının son derece zor olduğunu dile getirdi.
İran’da milyonlarca Afgan’ın yaşadığını ifade eden Bakan, Afganistan–Pakistan hattındaki yeni çatışma dalgasının İran’daki bu nüfusu da harekete geçirebileceğini belirtti. İran’daki bombardıman ve iç karışıklığın derinleşmesi halinde insanların güvenli gördükleri Türkiye’ye yönelebileceğini kaydeden Bakan, Ağrı–Van–Erzurum hattının riskin merkezinde bulunduğunu söyledi. “Geçmişte ‘olmaz’ denilen her şey oldu. Bugün ‘yok’ denilen risk, yarın gerçeğe dönüşebilir” ifadelerini kullandı.
ASIL TEHLİKE KAMUOYUNU OYALAMAK
İran merkezli bazı sosyal medya hesaplarında sınır hattı görüntülerinin paylaşıldığını ve İran GSM numaraları üzerinden ‘hizmet’ ifadeleri kullanıldığını belirten Bakan, bunun ya insan kaçakçılığı şebekelerinin açık reklamı ya da Türkiye’ye yönelik bir psikolojik operasyon olabileceğini savundu.
Devletin görevinin konuyu “görüntü eski” diyerek kapatmak olmadığını ifade eden Bakan, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’ne de çağrıda bulundu. “Bir videonun tarihini tartışmak, riskin varlığını ortadan kaldırmaz. Asıl tehlike, kamuoyunu ‘her şey kontrol altında’ algısıyla oyalamaktır” dedi.
AYNI HATAYI TEKRAR ETME LÜKSÜMÜZ YOK
Bakan, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’na çağrısını yineleyerek, “Çok geç olmadan gerekli önleyici tedbirleri alın. Türkiye geçmişte sınır güvenliğinde ağır bedeller ödemiştir. Bugün aynı hatayı tekrar etme lüksümüz yoktur” ifadelerini kullandı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın