Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti grup toplantısında yaptığı konuşmada, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafeti üzerinden hedef alınmasına tepki gösterdi. Erdoğan, söz konusu yaklaşıma sert eleştiriler yönelterek, “28 Şubat artığı bu zihniyeti bir kez daha kınıyorum” ifadelerini kullandı.
İşte Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarımız, basınımızın güzide mensupları, çok kıymetli misafirler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyor, AK Parti Grup Toplantımızın milletimize, ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum.
Milletten aldığı yetkiyle ilçesine 3 dönem hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiyi 'Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 şubat artığı bu alçak zihniyeti bugün bir kez daha kınıyorum. Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların çalışma, seçilme haklarını gasbedenlerle Anadolu kadınının asırlardır üzerine gururla taşıdığı tülbentine, çarşafına, fistanına dil uzatanlarla, milleti hor görenlerle mücadelemizin her zeminde sonunda kadar devam edeceğinin bilinmesini istiyorum. Yasakçı zihniyete göz yummadık, yummayacağız. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız.
Coğrafyamızın yeniden bir güven yurdu olması için çalışıyoruz. Komşumuz Suriye'nin 14 yıldır hasretini çektiği istikrara ve huzura süratle kavuşması en büyük temennimizdir. Bizim Suriye meselesinde tavrımız ilk günden beri nettir. Arap, Türkmen, Kürt fark etmeksizin Suriye'de bir tek canın yitip gitmesi bizimde canımızdan can kopması demektir. Kardeş Suriye halkı da her şeyin en güzeline layıktır. 18-30 Ocak Mutabakatları'nın tek ordu, tek devlet tek Suriye temelinde titizlikle uygulanmasını bu açıdan önemsiyoruz.
Artık Suriye'nin kaynaklarının Suriye'nin yer altı ve üstü zenginliklerinin Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir. Son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde de yeni yönetime karşı büyük bir beklentinin oluştuğunu görüyoruz.
Suriye'deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz. Suriye'de kalıcı barışın yol haritası belli olmuştur. Taraflar yanlış hesap yapmamalı, hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememeli. Suriye konusunda tavrımız net. Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır da bizimle aynı fikirde. Akan her damla kan yüreğimizi dağlamaktadır. Arap,Türkmen, Kürt,Nusayri fark etmeksizin Suriye'de tek canın yitip gitmesi bizim canımızdan can kopması demek.
CHP'YE SURİYE TEPKİSİ
Son operasyonların ardından hemen talimatlarımızı verdik, AFAD'ımızı, Kızılay'ımızı, insani yardım kuruluşlarımızı bölgeye yönlendirdik. Kardeşlik hukukunun gereği neyse üzerimize düşeni en güzel şekilde yerine getirdik.
Suriye konusunu iç siyasette istismar etmeye çalışan rezil siyasetin koçbaşlığını ise ana muhalefetin başındaki zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl kardeşlerimiz katledilirken Suriye'yi umursamadılarsa bugün de aynı noktadalar. Ne Kürtler ne Nusayriler ne de başkaları bunların umurlarında değil... Öyle olsaydı 13,5 yıl boyunca Suriyelilerin başına varil bombası yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı 3-4 yaşındaki yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Ama bunları yapmadılar. Zulmü görmezden geldiler. Daha vahimi on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri nasıl aşağıladıysalar bugün de aynı yerdeler.
Benim milletim bu istismarcılarının niyetini çok net görüyor. Kürt kardeşlerim oynanan oyunları çok iyi görüyor. Arap vatandaşlarım kimlerin çirkin senaryoların figüranı olduğunu net görüyor. Bunu sadece CHP genel başkanı görmüyor. Bu zatı parmağında oynayanlar, onu kontrol edenler görmüyor... Açıkçası biz CHP'nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını beklemiyoruz.
MEYHANE JARGONU
Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Koltuğuna yakışır bir üslup benimsemesini beklerdik. Hakaret etmeden küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. CHP'de gelen gideni aratır gerçeği asla ve asla değişmiyor.