Dibi delik Gördes Barajı İzmirlinin cebinde delikler açıyor

Çevre ve ekoloji alanında, hak savunuculuğu yapan ve toplumsal sorunlara ilişkin davalar yürüten Avukat Cangı, İzmir’deki yüksek su faturalarının sebebinin dibi delik Gördes Barajı olduğunu söyledi


  • Oluşturulma Tarihi : 06.07.2021 07:36
  • Güncelleme Tarihi : 06.07.2021 07:36
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Dibi delik Gördes Barajı İzmirlinin cebinde delikler açıyor

BURCU YANAR/ÖZEL HABER

İzmir’e içme suyu temin etmek amacıyla 1998-2009 yılları arasında Manisa’da inşa edilen Gördes Barajı’nda yaşanan sorunlara dikkat çeken Avukat Arif Ali Cangı, Gördes Barajı’nın İzmir’e su sağlamaktan çok sulama amaçlı yapılan bir baraj olduğunu belirtti. Cangı, 2011’de hizmete alınan barajın bir yıl sonra tabandan su sızdırdığının ortaya çıktığını, bu yüzden de 2016 yılı sonuna kadar barajda su tutulamadığını aktararak İzmir’de neden yüksek miktarda su faturası ödendiğini gözler önüne serdi.

İZMİRLİ KULLANMADIĞI SUYUN BEDELİNİ ÖDÜYOR

Yaşanan sorunlar nedeniyle bir türlü tam olarak faaliyete geçemeyen Gördes Barajı için DSİ taahhüt ettiği suyu vermemesine rağmen İZSU’dan tahsilat yapmaya devam ettiği iddiaları İzmirlinin kullanmadığı suyun bedelini faturalarda ödemesine sebep oluyor. Gördes Barajı’nın dibinin delik olduğu ve bu yüzden su tutmadığı iddiaları hakkında konuşan Cangı, “Gördes barajındaki mühendislik hatası bir yana, İzmir’i ilgilendiren başka boyutları var. Bu konuda İzmir Büyükşehir Belediyesi başkanlık düzeyinde zaman zaman açıklamalar yapılır. En son geçen şubat ayında yapılan açıklamada çok çarpıcı bilgiler var. Devlet Su İşleri (DSİ) ile İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) arasında, Gördes Barajı’ndan İzmir’e su aktarılması amacıyla 2006 yılında bir protokol imzalanmış. İZSU Genel Müdürlüğü İzmir’e verilecek suyun karşılığında, barajın toplam yapım bedeli olan 270 milyon lirayı 30 yılda DSİ’ye ödemeyi, DSİ ise İzmir’e yılda 59 milyon metreküp su vermeyi taahhüt etmiş. 2011 yılında barajdan İzmir’e ilk kez su verilmeye başlanmış ama verilen miktar sadece 11 milyon 720 bin metreküp olmuş, sonraki yıl 14 milyon 763 bin metreküp su verilmiş, 2013, 2014, 2015 yıllarında da 59 milyon taahhüdünün yarısına bile ulaşılamamış. 2016, 2017, 2018 yıllarında ise barajdaki su seviyesi suyun çekilebileceği güvenli seviye sınırının altına düşünce 3,5 yıl boyunca İzmir’e Gördes’ten bir damla bile su alınamamış. 2019 yılına gelindiğinde Gördes Barajı’ndan İzmir’e alınan su miktarı sadece 4 milyon 350 bin metreküp olmuş. Bu dibi delik baraja rağmen DSİ, geçtiğimiz 10 yıl süresince hatta hiç su vermediği 3,5 yıl da dahil olmak üzere ve sanki kendi taahhütlerini yerine getirmiş gibi İZSU’dan tahsilat yapıyormuş. Yani İzmirliye kullanmadığı suyun bedelini ödetiliyor. Gördes Barajı için bugüne kadar 55 milyon 611 bin TL ödenmiş DSİ, taahhüt ettiği ama veremediği suyun bedelinin yaklaşık 21 milyon lira tutan faizini de istiyormuş. Yani dibi delik Gördes Barajı, İzmirlilerin cebinde delikler açıyor” diye konuştu.

HEM BARAJ HEM MÜHENDİSLİK KATLEDİLDİ

Gördes Barajı’nın yapımında bir inşaat hatası olup olmadığı sorusuna da yanıt veren Cangı, “DSİ 2. Bölge’nin eski Müdür Yardımcısı Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Hasan Baykal, ‘…barajın sağ yamacında ciddi su kaybına neden olabilecek karstik boşluklar olduğunu, bunu zamanında raporlarda belirttiklerini ancak yetkililerin maliyet ve zaman tasarrufuna giderek gerekli önlemleri almadığını…’ söylüyor ve ‘İnşaat aşamasında proje değişikliğine gidilerek hem bu baraj katledildi hem de mühendislik katledildi. Saniyede 2 bin litre su kaçağı var’ diyor. Gördes Barajı, yapımı için 270 milyon TL, arıtma tesisi için 47 milyon TL, iletim hattı için 14 milyon TL. Bunun yanı sıra faiz ödemeleriyle, İzmirlilere yüklediği mali yük sanılanın çok üstünde. İzmir’de su tarifeleri pek çok kente göre yüksek, işte bunun nedeni de Gördes barajından gelmeyen suyun parasını ödemek zorunda kaldığımız için. Kabaca yapılacak bir hesaplamada ödediğimiz su faturalarının en az dörtte biri dibi delik Gördes’e gidiyor” açıklamalarında bulundu.

İZMİR NEDEN GÖRDES’E MAHKUM OLDU?

Çözümü konuşmak için sorunun kendisini doğru anlatmak gerektiğine de değinen Avukat Cangı, “İzmir neden başka bir havzada olan Gördes barajının suyuna muhtaç hale geldi? Bu sorunun net yanıtı Efemçukuru Altın Madenidir” dedi. İzmir’in su ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını sağladığı Tahtalı Barajı havzasının sınırında bulunan Efemçukuru Köyü’nde tüm uyarılara ve bilimsel tespitlere rağmen 1 Haziran 2011’den bu yana altın madeni işletildiğini de vurgulayan Cangı, ”Kayaç yapısı ağır metal açısından zengin olan bu bölgede yapılan madencilik faaliyeti sonucunda ağır metallerin aktive hale gelmesi, yer altı ve yüzey sularını kirletmesi riski konusunda onlarca bilimsel rapora rağmen maden halen çalışmaya devam ediyor. Bu maden yüzünden, İzmir’in gelecekteki su ihtiyacı için yaklaşık 200 bin kişinin içme ve kullanma suyunu sağlayacak Çamlı Barajı projesine izin verilmiyor. İşte İzmir’in Gördes’e mahkum edilmesi bu sürecin sonunda gerçekleşmiştir. Önceki dönem büyükşehir belediye başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu, bu konudaki dönemin Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile diyalogu ve protokolün imzalanmasını İzmirlilere anlatsa gerçekler ortaya çıksa ne iyi olur” diyerek topu Aziz Kocaoğlu’ya attı.

GÖRDES’TEN VAZGEÇMEK GEREK

İzmir’in ucuz, temiz suya ihtiyacı olduğunun bir kez daha altını çizen Avukat Arif Ali Cangı, “Bunun için Gördes’ten vazgeçirmek gerek, bu da ancak Çamlı Barajı’nın bir an önce yapılması ile mümkün. Çamlı Barajı’nın yapılabilmesi için ise İzmir’in suyu için büyük tehdit oluşturan Efemçukuru Altın Madeni kapatılmalı. Altıncı şirketin karına, İzmir’in sağlıklı yaşamı feda edilmemeli” dedi.

Haber Merkezi