Sayfa Yükleniyor...
Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığına dikkat çeken EÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Başkanı Prof.Dr. Erhan Akkuzu, Gediz Havzası’nda yaşanan kuraklığa dikkat çekti
NURETTİN BAKİ-ÖZEL HABER
Tüm dünyada gıda ihtiyacı arttıkça, tarımsal sulama ihtiyacı da aynı oranda artmaya devam ediyor. Su kaynaklarının verimli kullanılması için yeni ve modern birçok sulama yönteminin kullanıldığı ülkemizde hem sulanan tarımsal alan miktarı artıyor hem de bu yeni sulama yöntemleri gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Bu konuda gazetemize değerlendirmelerde bulunan Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Başkanı Prof.Dr. Erhan Akkuzu, üreticilerin sulama noktasında bilinçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Ege Bölgesi’nin en büyük tarım havzalarından olan Gediz Havzası’nın su konusunda alarm verdiğini de belirten Akkuzu, çiftçilerin geleneksel sulama yönteminden vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
SU ZENGİNİ ÜLKE DEĞİLİZ
Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığının altını çizen Akkuzu, özellikle nüfus yoğunluğunun fazla olduğu batı bölgelerinde su oranının daha az olduğunu bildirdi. Akkuzu, “Türkiye sanıldığının aksine su zengini bir ülke değildir. Hatta, kişi başına kullanılabilir su potansiyeline bakıldığında, su sıkıntısı yaşayan ülkeler arasında yer almaktadır. Devlet Su İşleri (DSİ) kayıtlarına göre, yarı kurak iklim kuşağında yer alan Türkiye’nin kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı 2000 yılında bin 652 m3 iken yağışlardaki azalma ve nüfus artışı ile günümüzde bu değer bin 346 m3’e kadar düşmüştür. Diğer taraftan nüfus yoğunluğunun fazla olduğu batı bölgelerinde bu değer daha da düşüktür. Bu nedenle, su kaynaklarının daha etkin ve verimli bir şekilde kullanılması gün geçtikçe daha da zorunlu hale gelmektedir” ifadelerini kullandı.
YETERLİ SU YOK
Gediz Havzası’na dikkat çeken Akkuzu, “Ülkemizde kullanılan suyun yaklaşık yüzde 75’inin tarımsal amaçlı kullanılması tarım sektöründe suyun etkin kullanımını oldukça önemli kılmaktadır. Diğer taraftan kuraklık dönemlerinde barajlarda yeterli su depolanamaması ve yeraltı sularının beslenememesi bu önemi arttırmaktadır. Önceki yıllarda Gediz Havzası’nda sulama sezonu haziran ayından eylül ortasına kadar devam ederken, içinde bulunduğumuz yıl Demirköprü Barajı’nda ve Gölmarmara Gölü’nde yeterli su olmaması nedeniyle DSİ tarafından havzaya su ancak temmuz ortasına kadar verilebilmiştir” değerlendirmesinde bulundu.
ÇARE DAMLA SULAMA
Akkuzu, çarenin damla sulama yönteminden geçtiğini belirterek, “Tarım sektöründe suyun etkin kullanıldığı damla ve yağmurlama sulama gibi sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması, büyük oranda su tasarrufu sağlamaları nedeniyle oldukça önemlidir. Ülkemizde sulamaların yüzde 20’sini damla ve yağmurlama sulama oluşturmaktadır. Verilen suyun ne kadarının bitki tarafından kullanıldığını gösteren su uygulama randımanı damla sulama yönteminde yüzde 95’e kadar yükselebileceği gibi salma sulama yönteminde yüzde 25’e kadar düşebilmekte ve suyun çok büyük bir kısmı boşa gitmektedir. Tüm arazinin ıslatılmadığı, suyun doğrudan bitki kök bölgesine verildiği damla sulama yöntemi ile sudan önemli ölçüde tasarruf edildiği gibi verimde de önemli artışlar kaydedilmektedir. Yani birim su ile daha fazla üretim elde edilmektedir” dedi.
ÜRETİCİLER BİLİÇNLENDİRİLMELİ
Üreticilerin geçmişten gelen alışkanlıklarından vazgeçmesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Akkuzu, daha tasarruflu bir sulama için üreticilerin bilinçlendirilmesine vurgu yaptı. Akkuzu, “Artan baskı nedeniyle yer altı suları çok dikkatli ve denetimli olarak kullanılmalı ve toprak nemini koruyucu toprak işleme teknikleri ve yağmur sularından daha etkin bir şekilde yararlanılmasını sağlayan su hasadı teknikleri yaygınlaştırılmalıdır. Tava, karık sulama gibi yüzey sulama yöntemlerinin ya da yağmurlama sulamanın tercih edildiği durumlarda ise sulamalar mümkün olduğunca gece saatlerinde yapılması buharlaşma kayıplarını azaltacağı için önemlidir. Üreticiler sulama zamanı ve uygulanacak sulama suyu miktarı konularında bilinçlendirilmeli, geçmişten gelen bazı alışkanlıklardan vazgeçmeleri sağlanmalıdır” diye konuştu.
Haber Merkezi