Sayfa Yükleniyor...
Salgın nedeniyle insanların eve kapanmasıyla internet üzerinden alışveriş yapanların sayısı da arttı. “Salgının pik döneminde simli ruj taşıdım” diyen bir kargo çalışanı, insanlardan sipariş verirken daha düşünceli davranmalarını istiyor
ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER
Koronavirüs salgını nedeniyle milyonlarca insanın evinde karantinaya girmesiyle birlikte internet üzerinden alışverişlerde artış yaşanıyor. Paketleri evlere taşıyan kargo çalışanlarıysa virüsten korunmaları için yeterince önlem alınmamasından şikayetçi… Zaman zaman kendilerine maske bile verilmediğini söyleyen çalışanlar, işten çıkarılma tehdidi ile haftalardır izinsiz çalıştırıldıklarını anlattı. Acil ihtiyaç haricindeki alışverişlerin durması halinde iş yüklerinin de azalacağını vurgulayan çalışanlar, çoğunlukla kıyafet, ayakkabı ve kozmetik ürünleri gibi ‘gereksiz şeylerin’ sipariş edildiğine dikkat çekti. İşsiz kalma korkusuyla kimliğini gizleyerek konuşmak durumunda kalan bir kargo çalışanı, “Salgının pik döneminde simli ruj taşıdım” diyerek insanlardan kargo siparişi verirken daha düşünceli davranmalarını istiyor.
PİK DÖNEMİNDE SİMLİ RUJ TAŞIDIM
İzmir’deki bir PTT şubesinde dağıtımda çalışan O., salgın sürecinde evde kalan insanların internetten alışveriş alışkanlıklarında azalma olmadığını belirterek, “Salgının pik yaptığı dönemde sokağa çıkma yasağı olan bir cumartesi mesaimde taşıdığım ürünlere örnek vermem gerekirse; ince uç boya badana rulo fırçası, otomobil radyo anteni, simli ruj başta olmak üzere bir takım makyaj malzemeleri…” dedi.
SEN İNSANSAN BEN NEYİM!
Dağıtım için her gün çok sayıda adrese gittiğini anlatan O., “En sakin gün olan cumartesi bile bu sayı 30’un altına düşmez. Pazartesi kıyamettir bizim için; en az 120! Hafta ortalaması ise günlük 75-85 arasıdır. İnsanların tavrını genelleme yapamam. Hizmet odaklı bir iş yapıyorum. Tavrı davranışı çok etkilemez beni normalde ama özellikle bu salgın döneminde İnternetten alışveriş yapıp kargosunu dört gözle bekleyen insanların kapısına gittiğimde, ‘Kargoyu yere bıraksanız ben oradan alırım’ ya da ‘Sepet salacağım yukarı çıkmayın yaklaşmayalım’ diyenler, kapıda kargosunu hiç eline almadan doğrudan içinde dezenfektan olduğunu düşündüğüm eski yoğurt kabının içinde ki suya atanlar oluyor. Haliyle bu durum içten içe ‘Sen insansan ben neyim’ dedirtiyor bana. Uzun mangal maşasıyla kargo teslim alanı gördüm. Bu kadar tedirginsen sana gelen o paketten ve onu getiren emekçiden, salgından sonra sipariş ver o zaman boya badana fırçanı, rujunu!” ifadelerini kullandı.
MASKELER DEVLETE AİDE EDİLİYOR
Maske dağıtımına çıktığında insanların çoğun evde olmadığı için teslimat yapamadığını söyleyen O., “Evine maske götürdüğüm vatandaşın yüzde 60’ını evinde bulamıyorum. İmza karşılığı teslim ediliyor, bu sebeple başkasına da bırakamıyorum. İnsanlar evde durmuyor sonra da bize maske gelmedi diye veryansın ediyorlar. Dağıtım merkezine maske gelirse dağıtıyoruz. Gelecek mi geliyor mu, ne zaman gelecek bir bilgimiz olmuyor. Sabah işe gidiyoruz bir bakmışız geceden maske gelmiş bir parti. Hemen onu dağıtmaya çıkıyoruz. Teslim edilemeyen maskeler devlete aide ediliyor. Tekrar dağıtıma çıkmıyor.
SENDİKASIZ İŞÇİ: TEHDİTLE ÇALIŞTIRILIYORUZ
Yaklaşık 2 yıldır özel bir kargo şirketinde dağıtıcı olarak görev yapan B., artan iş yüküyle birlikte yöneticilerinin iş yetiştirme baskılarının arttığını, daha fazla çalışmalarına rağmen emeklerinin karşılığının da verilmediğini belirtti. Salgın başladığında işyerinde maske ve eldiven dağıtımı yapıldığını ancak daha sonra durduğunu ifade eden B., “Zaten gelen malzemeler de iyi değildi. Örneğin eldivenler malzeme taşıdığımız için hemen yırtılıyor, parçalanıyordu. Şu an kendi imkanlarımızla alabilirsek alıyoruz. Ancak buna zamanımız bile olmuyor. Bazı arkadaşlarımız ise kullanmak istemiyor. Çünkü 12 saat boyunca taktıkları için yüzleri yara oluyor. Yoğunluktan dolayı pazar günleri de çalışıyoruz ama gelmeyen arkadaşlarımız olduğu zaman ayağını denk al, ilk hatanda yanlışında kovarım gibi laflar söyleniyor. Bugün maaşımızı aldık, mesai ücreti olarak 150 TL gibi komik bir rakam yatmış. Normalde çift mesai yazılması gerekirken kargo basına 1 TL veriliyor. Eksik elemanla çalışıyoruz. Bütün şubelerde 10-12 kurye varken bizde sadece 5 kurye var ve biz çok yoğun bir şubeyiz. İnsanların bu süreçte acil olmayan ihtiyaçlar için siparişler veriyor. Bunlar arasında verebileceğim en ilginç örnek çöp kovası olabilir. Ayrıca dışarı çıkamayan bir insan ayakkabıya neden ihtiyaç duyar ki, inanın anlayamıyoruz. Gerçekten psikolojimiz iyi değil” dedi.
Kargo çalışanı M., mesai bitiminde evine girebilmek için apartmanda kıyafetlerini değiştiriyor.
ACİL OLSA SEVE SEVE GÖTÜRÜRÜM
İş yükünün giderek artmasından şikayet eden bir başka kargo çalışanı M. ise, hem kendisinin hem de ailesinin sağlığından endişe ediyor. Alt katında oturan annesini haftalardır göremediğini, evine ise apartmanda üzerini değiştirdikten sonra girdiğini dile getiren M., “Bu sıralar dağıttığımız kargo sayıları oldukça arttı. 120’nin altında gün olmuyor. İlk zamanlar koruyucu malzeme konusunda sorun yaşadık ama bağlı olduğumuz sendikanın da etkisiyle eksiklerimiz çabucak giderildi. Şu an koruyucu malzeme sorunumuz yok. Ama asıl sorunu sendikasız çalışan arkadaşlarımız yaşıyor. Bildiğiniz kölelik dönemindeki gibi çalışıyorlar. Kargo götürdüğümüz evlerde insanlar kapıyı bile açmadan, ‘Bırak git’ diyorlar. Yüzümüze bile bakmıyorlar. Kimi apartmana bile almıyor. Akşamları evime korkarak giriyorum, çocuklarıma yaklaşmaya korkuyorum. Hasta annem var, alt katımızda oturuyor ama yanına gidemiyorum. Bu bir salgın, dünya çaresiz... Biz evde yatalım, maaşımız yatsın demiyoruz. Ama biraz esnek çalışma istiyoruz. Taşıdığım kargolar arasında gereksiz birçok şey var diyebilirim. Daha çok kıyafet, ayakkabı ve kozmetik ürünleri… Acil ihtiyaç olsa seve seve götürürüm. ”
Haber Merkezi