“Katma değerli üretim avantaj sağlayacak”

Başkan Ertan, “Bir kısmını ithalatla karşıladığımız beyaz eşya, otomotiv gibi sektörlerin ihtiyacı olan katma değerli yassı mamulleri üretmemiz bize büyük avantaj sağlayacaktır” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 17.07.2020 08:48
  • Güncelleme Tarihi : 17.07.2020 08:48
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
“Katma değerli üretim avantaj sağlayacak”

NURETTİN BAKİ-ÖZEL HABER
Dünya genelinde yılbaşından beri görülmeye başlanan ancak Mart ayı ile birlikte hızlanan Covid-19 salgını, Şubat ayında yaşanan toparlanmaya rağmen geçtiğimiz yıldan beri sıkıntılı bir süreçte olan çelik sektöründe kapasite kullanım oranını yüzde 50’ye kadar geriledi. Çelik ürünleri ihracatı, bu dönemde yıllık bazda değer itibarıyla yüzde 22,8 azalışla 5,6 milyar dolar seviyesine geriledi. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, çelik sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi.  Serbest ticaret anlaşması olan ülkelerden yapılan dampingli ithalatın önüne geçilebilmesi için sektörün yeni çözüm yollarına ihtiyaç duyduğunun altını çizen Ertan, “Sektörde geliştirmemiz gereken; bir kısmını ithalatla karşıladığımız beyaz eşya, otomotiv gibi sektörlerin ihtiyacı olan katma değerli yassı mamullerdir. Katma değerli üretim büyük katkı sağlayacaktır. Yüksek miktarda çelik talepleri bulunan Latin Amerika, Güneydoğu Asya, Afrika pazarlarına yönelmekte de fayda olabilir” dedi. 



PANDEMİ DARBE VURDU!
Pandemi sürecinin çelik sektörüne darbe vurduğunu aktaran Ertan, “2018’de kapasite kullanım oranı yüzde70 seviyelerinde iken korumacılık önlemlerinden olumsuz etkilenmesine rağmen 2019 yılında yüzde 65 oranında gerçekleşen üretim kapasitesi ile 33,7 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleştirmiştik. Dünya genelinde yılbaşından beri görülmeye başlanan ancak Mart ayı ile birlikte hızlanan Covid-19 salgını sebebi ile Şubat 2020’deki toparlanmaya rağmen geçtiğimiz yıldan beri sıkıntılı bir süreçte olan çelik sektörüne bir darbe daha oldu. Bu süreçte kapasite kullanım oranımız yüzde 45-50’lere kadar geriledi; Ocak-Mayıs döneminde üretim miktarımız yüzde 5,6 oranında düşerek 13,5 milyon ton oldu. Bu durumu halen salgından dolayı piyasaların belirsizliği; ikinci dalga korkusu gibi sebeplerle yurt içi üretim-tüketim dengesinin tam anlamıyla oturtulamaması, enerji maliyetleri, hammaddeye erişim, bir çok ülkenin uygulamaya koyduğu damping ve koruma önlemleri yurt içi tüketimin ithalata yönelmesinin önüne geçilememesi gibi sebeplerle açıklayabiliriz” diye konuştu.
ÇÖZÜM YOLLARI
“Yurtiçi tüketim ithalatla karşılanıyor sektör açısından yanlış bir yaklaşım olur” diyen Ertan, şunları söyledi: “Türk çelik sektörü 2019 yılında gerçekleştirdiği fiili 33.7 Milyon ton üretimi ve yıllık 52 milyon ton olan toplam kurulu üretim kapasitesi ile Dünya’nın en büyük 8, AB’nin ise en büyük 2’inci büyük çelik üreticisi konumunda yer alıyor. Stratejik öneme sahip çelik sektörü temelde diğer sektörlere girdi sağlar; örneğin inşaat, otomotiv Makine ve İmalat Sanayi gibi. İnşaat, otomotiv sektörlerinin de özellikle yeni kredi fırsatları ile yeniden canlanması ve diğer Makine, imalat sanayinin tekrar normal üretime geçmesi ile birlikte çelik sektörünün de iç pazarda yükselişe geçeceğini öngörüyoruz.”
Türkiye olarak ithal ettikleri bazı ürünlerin üretilmesi gerektiğinin altını çizen Ertan, “Çelik sektöründe hammadde ihtiyacının 2/3’nü (hurda, elektrod, demir cevheri gibi) ithal ediyoruz. İnşaat demiri, filmaşin, profil, kütük demir, yassı mamul, kaplamalı malzemeler, kaliteli çelikler üretip ihraç ediyoruz. Ama asıl geliştirmemiz gereken bir kısmını ithalatla karşıladığımız beyaz eşya, otomotiv gibi sektörlerin ihtiyacı olan katma değerli yassı mamullerdir. Sektör olarak asıl ithal ettiğimiz mamulleri üretecek girişim ve dönüşümleri arttırmak oldukça önem taşıyor. Sektörün diğer ihtiyacı olan önlem ise Ukrayna, Rusya gibi çelik üretiminde ihtiyaç duyulan kömür, cevher gibi doğal kaynakları zengin ve çeliği büyük montanlı ve aynı zamanda ucuza üretip ihracat yapan ülkeler ile yapılması planlanan serbest ticaret anlaşmalarında da ülkemiz üreticilerinin rekabet gücünü koruyabilmeleri için demir çelik ürünlerinin kapsam dışında bırakılmasıdır” ifadelerine yer verdi.
SEKTÖRDE İYİLEŞME VAR
Pandeminin başlarında çelik sektöründe bir düşüşün yaşandığını ancak Haziran ayı ile beraber sektörde iyileşmenin başlandığını vurgulayan Ertan, “Ocak -Mayıs döneminde çelik sektörü ihracatında değer bazında da bir düşüş yaşandı ve 4,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleşti. 2020 yılının ilk 4-5 aylık döneminde salgından önce alınmış olan siparişlerin ihracatı gerçekleşti. Tabi ki nihai ürün üretimlerine ara veren alıcılar da oldu. Özellikle 15 Mart – 31 Mayıs aralığında sektörde bir durgunluk olduğu söylenebilir ancak haziran başından itibaren iç piyasada ve ihracatta bir miktar iyileşme yaşanıyor” diye konuştu.

Haber Merkezi