14 Eylül 2026, Pazartesi 14:51
29°C İzmir

CHP İzmir’den yeni eğitim- öğretim yılında ‘kamusal eğitim zayıflatıldı’ çıkışı

CHP İzmir İl Başkanlığı, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada eğitimde özelleşme, fırsat eşitsizliği, köy okullarının kapatılması ve öğretmenlerin sorunlarına dikkat çekildi

CHP İzmir’den yeni eğitim- öğretim yılında ‘kamusal eğitim zayıflatıldı’ çıkışı haberinin görseli
8 dk okuma süresi

MERVE AĞRIÇ / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığı, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte eğitim sistemine ilişkin eleştirilerini ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşmak üzere İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, son yıllarda kamusal eğitimin zayıflatıldığı, özel okulların yaygınlaşmasıyla birlikte nitelikli eğitime erişimin ekonomik koşullara daha fazla bağlı hale geldiği savunuldu. CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, eğitim sistemini iktidarın “kötü icraatları” arasında gösterirken, CHP İzmir İl Eğitim Sekreteri Ruhisu Can ise devlet okulları ile özel okulların sayılarındaki değişimden köy okullarının kapatılmasına, okul yemeklerinden öğretmenlerin çalışma koşullarına kadar birçok başlıkta iktidarı eleştirdi.

Utku Gümrükçü

GÜMRÜKÇÜ: EĞİTİM KÖTÜ LİSTENİN BAŞINDA

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, “Yeni eğitim ve öğretim yılı bugün açılıyor. Hepimize hayırlı uğurlu olsun. Eğitim, Türkiye'nin geleceğini belirleyecek kuşakları yetiştiren, hepimiz için önemli bir kurumdur. Son 25 yılda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iyi yaptığı şeyleri sıralasak birkaç şey çıkabilir, ama eğitim, kötülerin liste başındadır. Demokrasi ve Atılım Partisi olarak biz, kamusal eğitimi öncelik vererek Türkiye'nin geleceğini kurtaracak gençlerimizi yetiştirmek istiyoruz. Bu arzuylayız, katılımınıza teşekkür ediyorum” diye aktardı.

CAN: VELİLER ÇOCUKLARININ GELECEĞİNİ SATIN ALMAYA ZORLANIYOR

Yeni eğitim öğretim yılının başladığını hatırlatan CHP İzmir İl Eğitim Sekreteri Ruhisu Can, “Öncelikle şunu bilmeliyiz: AK Parti iktidarı eğitimde 2 büyük tahribat yarattı. Birincisi: Kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçiş. İkincisi ise: Bilimsel-laik eğitimden ideolojik eğitime geçiş. AK Parti iktidarının 24 yılda kamusal eğitimi nasıl zayıflattığının kanıtıdır: 2002'de 41bin 300 olan devlet okulu sayısı 2025'te 56 bin 336'ya çıktı.  Peki bu süre zarfında özel okul sayısı ne oldu? 2 bin 395'ten 14 bin 700'e çıktı. Yani devlet okulu sayısı yüzde 37 artarken, özel okul sayısı yüzde 513 arttı. Peki öğrenci sayılarındaki değişim ne durumda? 2002'de devlet okulunda okuyan öğrenci sayısı 13 milyon 675 bin 285 iken 2025'te bu sayı 15 milyon 336 bin 143'e yükseldi (Öğrenci sayısı yüzde 12,15 arttı). Aynı dönemde özel okullardaki öğrenci sayısındaki artış oranı ise yüzde 560. Bu tablo bize sadece kamu okullarının zayıflayıp özel okulların güçlendiğini söylemiyor. Eğitim sisteminin ağırlık merkezinin de artık özel okullardan yana değişmiş olduğunu söylüyor. Çocuğun nitelikli eğitime ulaşması, giderek ailenin ekonomik gücüne bağlı hale geliyor. Buradan çıkarılması gereken sonuç, 'Veliler çocuklarını özel okula göndermek istiyor' değildir. Asıl gerçek şudur: Veliler özel okulu tercih etmiyor; çocuklarının nitelikli bir eğitim alabilmesi ve geleceğinin güvende olması için özel okula yönelmek zorunda bırakılıyor. Yani veliler, özel okulu değil, çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor” diye aktardı.

- REKLAM -

Ruhusi Can

“KAMUSAL EĞİTİMİ YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ”

Kamusal eğitimin zayıflatıldığının altını çizen Can, “AK Parti’nin yarattığı bu sistemin bir sonucu olan kaygı devreye giriyor ve veli şu sorulara yanıt aramaya başlıyor: 'Çocuğum iyi eğitim alabilecek mi?’  'Sınavda geri kalacak mı?' Böylece kaygı büyüyor ve aile çözümü satın almak zorunda hissediyor. Ve artık eğitim hakkı, giderek eğitim harcaması haline geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim itirazımız özel okul tercihine değil, nitelikli kamusal eğitim zayıflatılarak ailelerin özel okullara mecbur bırakılmasınadır. CHP olarak sözümüz nettir; kamusal eğitimi yeniden inşa edeceğiz. Eşitlikçi eğitim anlayışını yeniden ayağa kaldıracağız. Ve hiçbir çocuğu geride bırakmayacağız. Okul öncesi eğitim de bugün bir ayrıcalığa dönüşmüş durumda. CHP iktidarında her çocuğa ücretsiz, nitelikli tam gün okul öncesi eğitimi sağlayacağımızın sözünü veriyoruz. Çocuklarımızın okulda aç kaldığı bir düzende eğitim hakkından söz edilebilir mi? Okul öncesi, ilkokul ve ortaokulda okuyan tüm öğrencilerimiz için bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli okul yemeğinin de verilebileceğini iktidarımızda hep birlikte göreceğiz” ifadelerini kullandı.

“KÖY OKULLARI AK PARTİ ELİYLE BİRER BİRER KAPATILDI”

“Eğitimde eşitsizlik yalnızca parayla değil, doğduğunuz yerle de belirlenir oldu” diyen Can, “Son 24 yılda kapatılan köy okulu sayısı 24 bini geçti. Cumhuriyetin en zor zamanlarında, savaştan çıkmış bir ülkede yıkıntılar arasında kurulan köy okulları AK Parti eliyle birer birer kapatıldı. CHP olarak köy okullarını yeniden açacak ve yerinde eğitimi tüm teknolojik altyapılarını tesis ederek yeniden başlatacağız. Mesleki ve Teknik eğitim Cumhuriyet Halk Partisinin ülkenin kalkınması için en fazla önem verdiği konuların başında gelir. Mesleki ve teknik eğitimi güçlendirecek, MESEM gibi çocuk emeğini sömüren yapıları ortadan kaldıracağız. Çocuklarımızın etrafında koruyucu bir ekip oluşturacağız; çocukları uyuşturucu belasından, ekran bağımlılığından, şiddetten, akran zorbalığından ve dijital tehditlerle karşılaşma riskinden yalnızca güvenlik tedbirleriyle değil, güçlü rehberlik, psikolojik danışmanlık ve erken müdahale mekanizmalarıyla ele alacak, LGS ve YKS'nin tüm eğitim sistemini yönetmesine artık bir son vereceğiz” diye belirtti.

“OKULLARI FATURAYI ÖDEYEN BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORLAR”

Sözlerinin devamında ise Can, şu ifadelere yer verdi: “Üniversiteleri bilim üreten özgür kamusal mekânlara yeniden döndürecek, üniversite gençlerinin barınma, beslenme ve özgürce eğitim görme olanaklarını yeniden sağlayacağız. Eğitimin kanayan yarası olan bir başka konu için; buradan Milli Eğitim Bakanına soruyorum. 'Son 4 yılda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine aktardığınız yaklaşık 111 milyar Türk lirası ile 2025 yılı resmi yapı yaklaşık maliyetleri esas alındığında: 1 bin 224 adet devlete ait kalıcı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi yapabilirdiniz ama yapmadınız. Neden?' Çünkü devleti okul ve kurum inşa eden değil, giderek özel sektörün faturasını ödeyen bir yapıya dönüştürmek istiyorlar. Özel gereksinimli evlatlarımızın eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerini ücretsiz ve nitelikli şekilde gerçekleştirilmesini mutlaka sağlayacağız. Nitelikli, kamusal eğitim öğretmenle mümkündür: Biz öğretmeni yeniden öğretmen yapacak; Ücretli öğretmenliği, mülakatı kaldıracak; Öğretmen yetiştirme sistemini sağlıklı hale getirecek; Eş durumu tayininde aile bütünlüğünü esas alacak; Usta öğreticilerimizin çalışma koşullarını güvence altına alacak; Tüm eğitim kadrolarına eğitim-öğretim yılı başında 1 maaş karşılığı eğitime hazırlık ödeneği vereceğiz.”

- REKLAM -

Kaynak: HABER MERKEZİ

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.