13 Eylül 2026, Pazar 12:41
30°C İzmir

ESHOT otobüsünün çarptığı üniversite öğrencisi konuştu: Kaza tutanağı gerçeği yansıtmıyor

İzmir’in Bayraklı ilçesinde stajına giderken ESHOT otobüsünün çarpması sonucu leğen kemiği ve omurgasında kırıklar oluşan Marmara Üniversitesi öğrencisi Serra Nil Erdoğan, kazanın yaşandığı bölgedeki 30 kilometrelik hız sınırına sürücülerin uymadığını belirterek, kaza tutanağının da gerçeği yansıtmadığını söyledi. Baba Ali İhsan Erdoğan ise tutanakta kızının suçlu gibi gösterildiğine dikkat çekerek hukuki sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.

  • Oluşturulma:
  • Kaynak: DHA
ESHOT otobüsünün çarptığı üniversite öğrencisi konuştu: Kaza tutanağı gerçeği yansıtmıyor haberinin görseli
8 dk okuma süresi

İzmir'in Bayraklı ilçesinde 7 Ağustos günü sabah saatlerinde staj yaptığı kuruma gitmek için Anadolu Caddesi'ndeki yaya geçidi tabelasının bulunduğu noktadan yolun karşısına geçmeye çalışan Marmara Üniversitesi öğrencisi Serra Nil Erdoğan’a ESHOT otobüsü çarptı. Otobüsün çarpıp metrelerce sürüklediği Serra Nil Erdoğan, ekiplerin vinçle yaptığı müdahale sonucu aracın altından çıkarılarak hastaneye kaldırıldı. Ege Üniversitesi ve İzmir Şehir Hastanesi'ndeki tedavisinin ardından ambulansla İstanbul'a sevk edilen ve leğen kemiği ile omurgasında kırıklar bulunan Serra Nil Erdoğan'ın evde tedavisi sürüyor.

yol

LEĞEN KEMİĞİMDE VE OMURGAMDA KIRIKLAR VAR”

Yaşadığı dehşet anlarını ve tedavi sürecini anlatan Marmara Üniversitesi öğrencisi Serra Nil Erdoğan, şunları söyledi: “7 Ağustos sabah 9.00 ile 9.30 sularında staj yapacağım kuruma giderken İzmir Bayraklı ilçesinde karşıdan karşıya geçiyordum. Bu esnada tam yaya geçidi tabelasının altından geçiyordum. Ben karşıdan karşıya geçmeye çalışırken gelen bir otobüs bana çarptı. Ben takla attım, sonra otobüsün önünde sürüklenip altına girdim. Bu olay sonucunda da leğen kemiğimde ve omurgamdaki iki tane kemikte kırık oldu. Bu süreçte öncelikle İzmir Ege Üniversitesi Hastanesinde bir gün, daha sonrasında 13 gün de İzmir Şehir Hastanesinde yattım. Daha sonrasında ambulansla İstanbul'a sevkim gerçekleşti. Şu anda durumum stabil ama hala yürüyemiyorum çünkü kemiklerimin kaynaması için yatmam gerekiyor.”

serra nil erdoğan

- REKLAM -

“KAZA ANINDA TELEFONLA KONUŞTUĞUM DOĞRU DEĞİL

Kazayla ilgili ortaya atılan iddialara açıklık getiren Serra Nil Erdoğan, şöyle konuştu: “Karşıdan karşıya geçerken telefonda konuştuğumla alakalı bir şey söylendi, bu kesinlikle doğru değil. Telefonla konuşmuyordum. Dümdüz karşıdan karşıya geçiyordum. Geçerken önümde bulunan taksi bana korna çaldı. Ben o sırada hızlı geçmeye çalışırken koştum. Koşarken de otobüsü de koşup geçebileceğimi düşündüm ama geçemedim. O da durmadı, frenlemediği için beni sürükledi, altına girdim. Otobüs üstümden geçtikten sonraki aşamada da bilincim açıktı. Sol bacağım otobüsün altında sıkıştığı için zaten o anda kırıldığını hissettim. Hatta sakat kalabilir miyim diye bir korku, panik yaşadım. İtfaiye vinçle kaldırdı otobüsü. Beni o şekilde ambulansa aldılar ve Ege'ye götürdüler.” Bölgedeki trafik güvenliği sorunlarına dikkat çeken Serra Nil Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Orada hız tabelası var 30 kilometre, o hız tabelasına uymuyorlar. Otobüsü durdurmak için yolun ortasına gidip elimizle işaret etmemiz gerekiyor, taksi durdurur gibi. Yavaşlayarak ya da durarak ya da yolcu alacakmış gibi gelmiyorlar. Zaten ondan dolayı hızlı geçiyorlar. Yani orası transit bir yolmuş gibi geçiyorlar. Zaten bunun 29 günde farkına varmıştım. En sonunda aynı olay benim de başıma geldi. Çünkü duyduğum kadarıyla aynı yol üzerinde o hafta kaza geçiren üçüncü kişiymişim.” Belediyelerin ve kurumun ilgisizliğinden de yakınan Serra Nil Erdoğan, şunları ifade etti: “Kendileri bana 4 gün sonra ulaştılar, ESHOT. Ben o anda ambulansla acile taşındım, sonrasında başka bir hastaneye sevkim oldu. Bu süreçte ailem de zaten burada değildi. Bana destek olabilecek hiç kimse yoktu. İzmir Bayraklı Belediyesi de İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden de kimse ulaşmadı, ESHOT'tan da bana kimse ulaşmadı. Hani bir 'Ne oldu, iyi misin, bir şeye ihtiyacın var mı?' beklerdim.” Kazanın gerçekleştiği noktanın detaylarını aktaran Serra Nil Erdoğan, şunları söyledi: “Ben oraya otobüsle giden birisiyim. İndiğim yerde otobüs durağı. Otobüs durağında da sağıyla solunda iki tane yaya geçidi bulunuyor. Yaya geçidinin sağ taraftaki olanının altında yaya geçidi çizgileri var, fakat sol taraftaki yaya geçidinin altında sadece engelli rampası var. O engelli rampasından iniyor insanlar, oradan Bayraklı Kaymakamlığı’na yürüyorlar. Ben de Bayraklı Kaymakamlığı’nda staj yaptığım için o rampadan inip yaya geçidi tabelasının altından oraya yürüyorum. Fakat burada kafa karışıklığı şurada oluyor. Orada yaya geçidi çizgisi yok ama yaya geçidi tabelası var. Trafik raporunda 'Vatandaş yaya geçidinde değildir’ diyor. Halbuki ben yaya geçidinden geçerken bana çarpıp sürüklediği için ben yaya geçidinden uzaklaşmış oluyorum. Aslında olayın ilk olduğu asıl yer yaya geçidi.”

“SANKİ KIZIM SUÇLUYMUŞ GİBİ GÖSTERİLMİŞ”

Kazanın ardından hukuki süreç başlattıklarını belirten baba Ali İhsan Erdoğan, düzenlenen trafik kazası tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Baba Ali İhsan Erdoğan, şunları kaydetti: “Kızım adına hukuki süreç başlatıldı. Gerekli veriler toplanılacak, ondan sonra savcılık makamı bununla ilgili karar verecek. Ancak düzenlenen trafik kazası tutanağı oradaki fiziki gerçekleri yansıtmıyor. Olayın oluş şekli, olduğu yer, olayın olduğu yerdeki insan sayısı, yoldaki eksikler. Bunların hiçbiri, kaza raporunda kazanın oluş şeklini yansıtmıyor. Tabelalar zaten yaya geçidiyle birlikte değil. Yani yaya geçidinin belki de standartlarına uygun değil. Yola baktığınızda belki yol tek yönlü olması gereken bir yol. Raporu tutan memur beyler istikametini kızımın sağdan sola geçiyormuş gibi gösteriyor. Fakat kızım yolun sol tarafından sağ tarafına geçmeye çalışıyor. Diğer istikametten gelen otobüs yaya geçidi önünde ve üzerinde otobüs kızıma çarpıyor. Fakat raporda sanki kızım direkt otobüsün önünden karşıya geçmeye çalışıyormuş gibi görünüyor. Bu maddi gerçekliği yansıtmıyor. Kazanın bu şekilde olmadığı açık ve net ortada. Buradan bizim çıkarmak istediğimiz ders yine kazanın oluş şeklinden, başlangıcından ve sonrasına kadar her şeyin tekrardan düzenlenerek doğrusunun tespit edilmesi.” Benzer acıların yaşanmaması için yetkililere çağrıda bulunan baba Ali İhsan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz çok büyük bir kazayı, çok ucuz atlattık. Fakat bizden önceki, bizden sonraki diğer insanlar bu şekilde olmayabilir. Biz bunun tekrarlanmasını istemiyoruz ve burası sürekli kaza olan bir bölge ise bizim burada amacımız, buranın sorumlusu kimse, bu bölgeyle ilgili kim bir şey yapması gerekiyorsa onu uyarmak, sesimizi duyurmak ve bu olmasın, bir daha olmasın. Birilerinin canı yanmasın. Bu kazayı atlattık, bir şekilde atlattık. Hani iyisiyle kötüsüyle atlattık fakat sonraki insanların ne olacak?”

Kaynak: DHA

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.