13 Eylül 2026, Pazar 13:31
30°C İzmir

Sağlıkta yeni ikilem: Doktor mu, ChatGPT mi?

Boğaz ağrısı, ateş ve öksürük gibi şikâyetlerle yapay zekâya başvuran hastalar için uzmanlardan kritik uyarı geldi. Dr. Mustafa Torun, “İlaç adı, doz ve süre önerildiği anda masum bilgi paylaşımından çıkıp ciddi bir tıbbi riske dönüşür” dedi

Sağlıkta yeni ikilem: Doktor mu, ChatGPT mi? haberinin görseli
8 dk okuma süresi

Boğazı ağrıyan, ateşi çıkan ya da öksüren milyonlarca kişi artık doktora gitmeden önce yapay zekâya danışıyor. Ancak masum görünen bu soru-cevap süreci, yapay zekânın hastaya doğrudan ilaç, doz ve kullanım süresi önermesiyle ciddi bir sağlık riskine dönüşebiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı, Çağdaş Eğitim ve Köy Enstitüleri Derneği (ÇEKED) Başkanı Dr. Mustafa Torun, özellikle antibiyotik konusunda yapay zekâya güvenilmemesi gerektiğini belirterek, “Yapay zekâ bilgi verir ama sorumluluk almaz” uyarısında bulundu. Torun’a göre hekimin muayene, öykü ve laboratuvar değerlendirmesi olmadan verilen antibiyotik önerileri hem hastayı hem de toplum sağlığını tehdit eden antimikrobiyal direnci büyütebilir.

TIBBİ RİSK OLUŞTURUYOR

Son dönemde hasta bireylerin hastalıklarını ve tahlil sonuçlarını yapay zekâya danışması çokça artıyor. Bu durum hasta bireylerin karşısına çıkan öneriler hangi noktada masum bir bilgi paylaşımından çıkıp tıbbi risk oluşturmaya başlıyor. Bu durumu değerlendiren Dr. Mustafa Torun, “Öncelikle boğaz ağrısının en sık nedenlerinden birinin viral enfeksiyonlar, yani viral farenjitler olduğunu bilmek gerekiyor. Bu nedenle yapay zekânın yalnızca bol sıvı ve istirahat gibi genel öneriler sunması başka, ‘Şu antibiyotiği şu dozda, şu kadar gün kullanın’ demesi bambaşka bir durumdur. İlaç adı, doz ve kullanım süresi önerildiği anda masum bilgi paylaşımından çıkıp ciddi bir tıbbi riske dönüşür. Çünkü enfeksiyon hastalıklarında üç önemli noktayı yapay zekâ, hekim muayenesi ve gerekli tetkikler olmadan bilemez. Birincisi iyi bir öykü ve fizik muayenedir. Hastanın altta yatan hastalıkları, kullandığı ilaçlar, daha önce geçirdiği ameliyatlar, bademciklerin durumu, boğazdaki kızarıklık ve iltihap, boyundaki lenf bezleri gibi çok sayıda bulgu değerlendirilmelidir. İkincisi laboratuvar değerlendirmesidir. Gerektiğinde CRP, hemogram, boğaz sürüntüsü ve boğaz kültürü gibi tetkiklere başvurulabilir. Üçüncüsü ise hastanın özel durumu ve eşlik eden hastalıklarıdır. Alerji, astım, KOAH, sinüzit, kanser, HIV/AIDS, tüberküloz, reflü, gebelik, böbrek veya karaciğer yetmezliği ve kullanılan diğer ilaçlar tedavi kararını değiştirebilir. Yapay zekânın kişiye doğrudan antibiyotik yazması, hekimin değerlendirmesi gereken alanın içine girmesi anlamına gelir. Burada da şu soru ortaya çıkar: Bunun sorumluluğunu kim alacak?” ifadelerini kullandı.

YAPAY ZEKA VERİLERDEN ÖĞRENİR

Peki yapay zekânın aynı belirtilere sahip iki kişiye farklı antibiyotikler önermesi veya antibiyotik gerekmeyen bir durumda antibiyotik önermesi ne kadar olası? Bu durumun barındırdığı en büyük tehlikelere değinen Dr. Torun, “Bu oldukça olası bir durumdur. Çünkü yapay zekâ verilerden öğrenir ve internette bulunan birbiriyle çelişkili bilgileri de değerlendirebilir. Aynı şikâyetlerle bugün bir hastaya amoksisilin, başka bir zaman azitromisin önerebilir. Buradaki temel sorun, hastanın gerçekten antibiyotiğe ihtiyacı olup olmadığının ortaya konulamamasıdır. Bunun üç önemli tehlikesi vardır: Birincisi, gereksiz ve gelişigüzel antibiyotik kullanımıdır. Viral bir boğaz enfeksiyonunda antibiyotik kullanılması; yan etkilere, ekonomik kayba ve özellikle bağırsak mikrobiyotasının bozulmasına yol açabilir. İkincisi, gerekli antibiyotiğin gecikmesidir. Örneğin beta hemolitik streptokok kaynaklı farenjitte uygun tedavinin gecikmesi romatizmal ateş, kalp ve eklem iltihabı gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Üçüncüsü, yanlış doz ve süredir. Tedavinin yanlış veya eksik uygulanması antibiyotik direncini artırabilir. Gereğinden yüksek dozlar ise karaciğer, böbrek, kemik iliği ve diğer organlar açısından zarar oluşturabilir” dedi.

- REKLAM -

BU DAVRANIŞ YAYGINLAŞIYOR

Bir hastanın “Doktora gitmeden önce ChatGPT’ye sordum, bana şu antibiyotiği önerdi” demesi, hekimler açısından yeni bir hasta davranışı haline geldi. Bu durumun muayene ve tedavi sürecini nasıl değiştirdiğini değerlendiren Dr. Torun, “Bu, özellikle 2023'ten sonra daha sık görmeye başladığımız yeni bir davranış biçimi. Buna ‘Dr. Google’ın 2.0 versiyonu’ diyebiliriz. Bu davranış giderek yaygınlaşıyor ve özellikle çocuklarda ve sağlık okuryazarlığı düşük bireylerde daha dikkatli ele alınması gerekiyor. Bunun olumlu ve olumsuz iki tarafı var. Sağlık okuryazarlığı yeterli olan kişiler yapay zekâdan bilgi alıp hekime daha bilinçli sorularla gelebiliyor. Bu tarafını olumlu değerlendirebiliriz. Ancak bazı hastalar muayeneye “Bana zaten antibiyotik yazacak” gibi bir önyargıyla gelebiliyor. Bu durumda hekimin birkaç dakikasını hastanın daha önce edindiği yanlış bilgileri düzeltmeye ayırması gerekiyor. Dolayısıyla muayene ve tedavi süreci uzayabiliyor, hatta hekim-hasta güveni zedelenebiliyor. Burada koruyucu hekimlik açısından görevimiz hastayı yargılamak değil, eğitmek olmalı. Hastaya, “Çok iyi sormuşsun, gel birlikte bilimsel verilere bakalım” diyerek yaklaşmak gerekiyor” şeklinde konuştu.

YAPAY ZEKA ANTİBİYOTİK ÖNERİRSE…

Yapay zeka önerisi ile yanlış antibiyotik kullanımı sorununun yalnızca bireysel bir konu olmadığını toplumsal bir mesele olduğunu dile getiren Dr. Torun, “Mekanizma oldukça basit: Gereksiz ve bilinçsiz antibiyotik kullanıyorsunuz, vücudunuzdaki bakteriler direnç kazanıyor. Daha sonra gerçekten hastalandığınızda kullandığınız antibiyotik etkisiz hale gelebiliyor. Bunun sonucunda hastaneye yatış, daha güçlü antibiyotiklere ihtiyaç duyulması ve ölüm riskinin artması söz konusu olabiliyor. Üstelik dirençli bakteriler yalnızca o kişide kalmıyor. Komşuya, toplu taşımadaki başka bir kişiye, çocuğa, eşe, dosta veya hastanedeki başka bir hastaya bulaşabiliyor. Yapay zekâ bu riski teorik olarak büyütebilir. Eğer milyonlarca kişi ‘Boğazım ağrıyor’ diyerek yapay zekâdan antibiyotik önerisi alır ve bunu hekime danışmadan kullanırsa toplumdaki antibiyotik tüketimi ciddi biçimde artabilir. Pandemi döneminde gereksiz azitromisin ve levofloksasin kullanımında yaşananları bunun açısından önemli bir örnek olarak değerlendirebiliriz. Önce koru, gerekirse tedavi et, sonra onar. Koruyucu hekimliğin temel yaklaşımı bu olmalıdır” değerlendirmelerinde bulundu.

- REKLAM -

YAPAY ZEKANIN 4 ÖNEMLİ KATKISI

“Yapay zekâyı tamamen dışlamak doğru değil. Ancak onu “hekimin yerine” değil, “hekimin yanında ve ona destek olan bir araç” olarak görmek gerekiyor” diyen Dr. Torun, “Yapay zeka enfeksiyon hastalıklarında özellikle dört alanda önemli katkı sağlayabilir: Karar destek sistemi: Hekim hastanın tüm verilerini sisteme girdiğinde yapay zekâ, güncel rehberler ve bilimsel veriler doğrultusunda olası tedavi seçeneklerini hatırlatabilir. Ancak reçeteyi yazmaz; son karar ve sorumluluk hekime aittir. Sürveyans ve salgın izlemi: Bir bölgede dirençli bakterilerin artışı olduğunda yapay zekâ bu değişimi hızlı biçimde fark ederek toplum sağlığı ekiplerine erken uyarı sağlayabilir. Hasta eğitimi ve tedaviye uyum: Örneğin hekim tarafından belirlenen antibiyotik tedavisinin düzenli uygulanıp uygulanmadığını takip etmek, hastaya ilaç saatlerini hatırlatmak ve yan etkiler konusunda yönlendirme yapmak için kullanılabilir. Kırsalda ve birinci basamakta karar desteği: Aile hekimlerine belirli belirtiler ve risk faktörleri bulunduğunda hangi tetkiklerin düşünülebileceği konusunda akılcı antibiyotik kullanım algoritmaları sunabilir. Sonuç olarak yapay zekâ bilgi verir ama sorumluluk almaz. Hukuki sorumluluğu yoktur. Antibiyotik yazma yetkisi, sorumluluğu ve vicdanı olan hekime aittir. Amacımız teknolojiyi düşman olarak görmek değil, onu koruyucu hekimliğin bir aracı haline getirmek olmalıdır” diye konuştu.

Kaynak: RABİA AYKUT

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.