Gemi sökümde ölümüne çalışma, sadaka gibi zam

Aliağa’da işçilerin 3 bin 500 liralık yevmiye beklentisi, patronların ortak kararıyla açıklanan yüzde 20’lik zammın gölgesinde kaldı. Geçmişte asgari ücretin 4 katı olan maaşların bugün açlık sınırına yaklaştırıldığını söyleyen Tezcan, işçinin alım gücünün kasten düşürüldüğünü belirtti

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak: HABER MERKEZİ
Gemi sökümde ölümüne çalışma, sadaka gibi zam haberinin görseli

Aliağa’daki gemi söküm tesislerinde yaklaşık 2 bin işçiyi kapsayan Ocak ayı ücret artışları yüzde 18-20 bandında kaldı. Zamların ardından sahada çalışan işçilerin günlük yevmiyesi 2 bin ila 2 bin 400 liraya, gemide kesim işlerinde çalışanların yevmiyesi ise 2 bin 600-2 bin 700 liraya yükseldi. Ancak bu artışlar, işçilerin sahada 3 bin 300, gemide 3 bin 500 TL’lik beklentisinin oldukça altında kaldı. Zam oranı, asgari ücrete yapılan yüzde 27’lik artışın gerisinde kalırken, yüksek enflasyon karşısında reel ücret kaybını telafi etmedi. Gemi söküm, ağır sanayi içinde en riskli alanlardan biri; ölümlü iş kazaları, zehirli kimyasallar ve yoğun çalışma temposuna rağmen ücretler yıllar içinde asgari ücretin 3-4 katından giderek düştü. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ege İş Birliği Dönem Sözcüsü Sonay Tezcan, patronların tüm şantiyelerde ortak hareket ederek bu düşük zamları bir ‘üst sınır’ gibi dayattığını vurguladı. Gemi sökümün bedelinin canla ödendiğini hatırlatan Tezcan, son üç ayda üç işçinin hayatını kaybettiği sahada, ‘gemi yok’ bahanesinin artık gerçeği yansıtmadığını ve sektördeki kâr artışına rağmen işçinin reel ücretinin bilinçli olarak düşürüldüğünü vurguladı. Tezcan, “İnsanca ücret yoksa üretim de yok” diyerek, işçileri şantiyeler arasında ortak bir direnç hattı kurmaya çağırdı.

ÜCRET BEKLENTİLERİN ÇOK ALTINDA KALDI

Gemi söküm patronlarının şantiye ayırt etmeksizin birlikte davrandığı için ücretler ve şartların tüm şantiyelerde aynı olduğunu belirten Tezcan, “Yapılan yüzde 18-20 oranındaki zam aralığı tüm işçileri kapsıyor. Leyal firmasının uyguladığı zam oranı bu. Zam oranı henüz netleşmeyen yerler var ancak ortalamada yine aynı seviyede buluşuyorlar. Elbette istisnalar da var; örneğin Bereket firmasında yüzde 10 zam yapıldı. Sahada çalışan bir işçinin günlük yevmiyesi 2 bin TL’ye çıktı. Yeni zamlarla birlikte gemide kesimci olarak çalışan işçilerin yevmiyesi 2 bin 600-2 bin 700 TL’ye, sahada çalışanların ise 2 bin 300-2 bin 400 TL bandına yükseldi. Oysa işçilerin beklentisi gemide 3 bin 500 TL, sahada 3 bin 300 TL seviyesindeydi. Açıklanan rakamlar bu nedenle beklentilerin çok altında kaldı” dedi.

- REKLAM -

BİRÇOK SEKTÖRE BU ÜCRET DAYATILIYOR

Metal, petrokimya ve tekstile kadar birçok sektörde işçilere bu oranların dayatıldığına dikkat çeken Tezcan, “Asgari ücret yüzde 27 oranında belirlendi. Hemen ardından on binlerce metal işçisini kapsayan Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) sözleşmesinde de zam oranı yine yüzde 27 olarak uygulandı. Ocak ayında zam alan işletmelerden Migros depoda işçiler bu yüzde 27’lik artışa karşı direniş başlatmıştı. Metalden petrokimyaya, tekstilden diğer sektörlere kadar birçok alanda aynı oran işçilere dayatılıyor. Antep’ten İzmir’e, İstanbul’a kadar bu oran hükümet ve patronlar tarafından adeta bir üst sınır haline getirildi. Açıkça görülüyor ki bu tablo, hükümetin Orta Vadeli Programı’na dayanan, işçilerin alım gücünü düşüren ve bugüne kadar hiçbir soruna çözüm üretmediği ortada olan ekonomi anlayışının bir sonucu” diye konuştu.

- REKLAM -

RİSK ÇOK AMA GİDER YOK

Gemi sökümde ise çalışma koşullarının daha ağır olduğuna dikkat çeken Tezcan, “Gemi söküm, ölümlü iş ‘kazalarının’ sık yaşandığı, oldukça riskli bir alan. Buna karşın üretim maliyeti açısından işçi ücreti dışında neredeyse hiçbir gider bulunmuyor. Bu nedenle patronlar için son derece kârlı bir sektör. Yapılan iş hem riskli hem de kalifiye; ciddi tecrübe ve deneyim gerektiriyor. Bu yüzden ücretler geçmişte genellikle asgari ücretin 3-4 katı seviyesinde belirlenirdi. Ancak ekonomik krizin etkileri ve hükümetin uygulamalarıyla bu tablo değişti, işçi ücretleri giderek geriledi. Buna rağmen gemi söküm patronları işçiye verilen ücreti adeta fazla buluyor. Bu nedenle yüzde 27’lik zam bandından kendi hesaplarına 7 puan kırmış durumdalar” diye belirtti.

‘GEMİ YOK’ BAHANESİNE SIĞINAMAZLAR

Gemi söküm firmalarının açıklanan bu düşük ücretleri ‘gemi yok’ bahanesiyle savunamayacağını belirten Tezcan, “İşçiler ücretlerini maaşları yatınca öğrendi, bu bile patronların işçiyi insan yerine koymadığını gösteriyor: ‘Biz ne verirsek ona çalışacaksınız’ diyorlar. Gemi söküm sermayedarlarının çok kazandığını biliyoruz, karları her geçen gün artıyor ve bu dönem ‘gemi yok’ bahanesi de geçerli değil. Buna rağmen düşük zam dayatıyorlar; yapılan zamlar da gerçekte ücretleri düşürüyor. 2022 yılında 2 bin 500 işçinin katıldığı, 11 gün süren fiili grevin ardından sektörde bir gerileme yaşandı. O dönemde pandemi nedeniyle çok sayıda gemi hurdaya çıkarılmıştı. Ancak pandemi geride kalınca hurda gemi sayısı da azaldı. Son üç yıldır şantiyelere gelen gemi sayısı oldukça düşüktü. Bu yıl ise birkaç istisna dışında neredeyse her şantiyede gemi var, dolayısıyla sektörde kısmi bir canlanma söz konusu. Hayat pahalılığı ve vergi yükü karşısında verilen zamların ise hiçbir geçerliliği bulunmuyor” dedi.

- REKLAM -

SON ÜÇ AYDA ÜÇ İŞÇİYİ KAYBETTİK

Türkiye’nin ekonomik koşullarının her geçen gün geriye gittiğini ve bunun en çok işçileri etkilediğini vurgulayan Tezcan, “Zam yapılıyor ama bu ücretleri ileriye taşımıyor; aslında geriden bir ilerleme sağlıyor, dolayısıyla ücretler her gün bir önceki güne göre düşüyor. Bu tablo tüm işçi ve emekçiler için geçerli. 40 yıldır faal olan bir sektörde, yaklaşık 6-7 yıl öncesine kadar asgari ücretin dört katı maaş alınıyordu. Şimdi 2024 ile kıyaslayınca eski ücretlere bile yaklaşmak mümkün değil. Reel ücretlerdeki düşüş alım gücünden anlaşılıyor” dedi. Gemi sökümün çok riskli bir alan olduğuna dikkat çeken Tezcan, “Sadece kazalar değil, eski gemilerin kesimi sırasında zehirli kimyasallara maruz kalınıyor. Burada çalışmış ve emekli olmuş işçilerde kanser yaygın. Son üç ayda üç işçiyi feci şekilde kaybettik. Bu havzada insanca yaşamaya yetecek ücret ve çalışma koşullarının gelmesi yaşamsal ve mücadele konusu. Hükümete yakın patronlar ve sembolik denetimlerle neredeyse her alanda yasadışı uygulamalar sürüyor. Bu nedenle işçilerin bu şartlara karşı mücadelesi temel önemde” diye konuştu.

- REKLAM -

İNSANCA ÜCRET YOKSA ÜRETİM DE YOK

Gemi söküm işçilerine birlik ve dayanışma çağrısında bulunan Tezcan, “Yapmamız gereken birlikte hareket etmektir! Kimsenin memnun olmadığı bu ücretler, üç ayda üç işçi arkadaşımızı yitirdiğimiz bu gemi sökümde değişimi sağlamak işçinin elinde. Kimsenin çıkıp bu şartları değiştirmesini beklemesin. Bir şey olacaksa, bu bizzat işçi kardeşlerimizin mücadelesi sayesinde gerçekleşecek. Biz Ege İşçi Birliği olarak, kölece şartların değişmesi için dün olduğu gibi bugün de sonuna kadar işçilerle omuz omuza olacağız. Gemi söküm patronlarının düşük zam dayatmasında ne kadar ortak hareket ettiğini görüyoruz; o zaman işçi de birlik olmalı ve tüm şantiyelerde birlikte hareket etmelidir. Hem şantiyeler içinde dayanışmayı sağlayalım hem de şantiyeler arasında koordinasyonu kuralım. Gemi sökümde insanca yaşamaya yetecek ücret zammı yoksa üretim de yok diyelim! Birliğimizi güçlendirelim” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ