İzmir Ticaret Borsası Eylül ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer idaresinde, Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Kestelli, tarım sektörünün yılın ikinci çeyreğinde yüzde 13,3 büyümesine karşın yapısal sorunların devam ettiğini belirterek, üretimdeki artışın sektördeki yapısal sorunları gölgelememesi gerektiğini vurguladı. Girdi maliyetleri ve gıda enflasyonunun üretici ile tüketici üzerindeki baskısının sürdüğüne dikkat çeken Kestelli, "“Üretim artışı hiç kimseyi yanıltmamalı; yapısal sorunlarımız devam ediyor. Yüksek girdi maliyetleri ve gıda enflasyonu, üreticinin refahını ve tüketicinin alım gücünü baskılıyor. Tarım ticareti artık ulusal güvenliğin de bir parçası. Tarım sanayisini yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı hale getiremediğimiz sürece enflasyonla mücadelemiz eksik kalacaktır" dedi. 17 yıldır sürdürdüğü Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine veda eden Kestelli, konuşmasında görev süresi boyunca kendisine destek verenlere teşekkür etti.
ÜRETİM ARTIŞI YAPISAL SORUNLARI GÖLGELEMEMELİ
Tarım sektörünün 2025 yılındaki daralmanın ardından bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 13,3 büyüyerek ekonominin en hızlı gelişen kolu olduğunu belirten Kestelli, üretimdeki artışın yapısal sorunların ortadan kalktığı anlamına gelmediğini söyledi. Girdi maliyetleri ve gıda enflasyonunun üretici ile tüketici üzerindeki baskısının sürdüğünü ifade eden Kestelli, “Bu üretim artışı hiç kimseyi yanıltmamalı. Çünkü yapısal sorunlarımız varlığını tüm görkemiyle koruyor. Girdi maliyetlerindeki yüksek seyir ve gıda enflasyonundaki katılık hem üretici refahını hem de tüketicinin alım gücünü baskılamaya devam ediyor. Şu bir gerçek ki tarım ticareti, artık sadece bir dış ticaret kalemi değil; iklim krizinin, su stresinin ve küresel korumacılık duvarlarının ortasında bir ulusal güvenlik unsurudur. Tarım sanayisini geleneksel döngülerden kurtarıp yüksek katma değerli, teknoloji odaklı ve Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlu bir ticaret mimarisine kavuşturamadığımız müddetçe, enflasyonla mücadelemiz de eksik kalacaktır” ifadelerini kullandı.
İKLİM RİSKLERİ KÜRESEL GIDA FİYATLARINI ETKİLİYOR
Türkiye’nin bu yıl tarımsal üretim açısından olumlu bir sezon geçirdiğini belirten Kestelli, zamanında gelen yağışlarla tahıl üretiminin 41,6 milyon tona ulaşmasının ve beş yıllık ortalamanın yaklaşık yüzde 12 üzerine çıkmasının beklendiğini söyledi. Bölgenin önemli ürünleri olan üzüm, incir, zeytin ve zeytinyağında da geçen yıla kıyasla daha yüksek üretim öngörüldüğünü dile getiren Kestelli, küresel iklim risklerine dikkat çekti. Kestelli, “Ancak bu olumlu tabloyu değerlendirirken dünyanın diğer bölgelerinde yaşanan gelişmeleri de göz ardı etmememiz gerekiyor. Çünkü iklim kaynaklı riskler artık tek bir ülkenin veya bölgenin sorunu olmaktan çıktı. Bir bölgede yaşanan iklim olayı, başka bir bölgedeki üretimi, oradaki üretim kaybı ise küresel emtia piyasalarını etkileyebiliyor” diye konuştu. 2026’nın sonbahar ve kış döneminde güçlü bir El Niño ihtimalinin gündemde olduğunu kaydeden Kestelli, "Elbette bunların birer risk senaryosu olduğunu ve kesinleşmiş sonuçlar olarak görülmemesi gerektiğini de belirtmek gerekiyor. Burada asıl dikkat çekmek istediğim nokta ise iklim değişikliği artık yalnızca ‘kuraklık’ değil; üreticinin alışık olduğu dengelerin bütünüyle bozulmasıdır. Tarladaki kayıp küresel arzı, arzdaki değişim ticaret akışlarını, nihayetinde ise raflardaki tüketici fiyatlarını vuruyor” dedi.
KADINLARIN KARAR MEKANİZMALARINDAKİ YERİ ÖNEMLİ
Kadınların tarım ve gıda sektöründeki rolünün yalnızca ekonomik hayata katılımla sınırlı olmadığını, karar süreçlerinde söz sahibi olmalarının da önem taşıdığını belirten Kestelli, FAO verileri ve uluslararası araştırmalara dikkat çekti. FAO’nun 2023 yılında yayımladığı rapora göre dünya genelinde çalışan kadınların yüzde 36’sının tarım-gıda sistemlerinde yer aldığını hatırlatan Kestelli, kadınların finansmana, teknolojiye ve eğitime erişimde eşitsizliklerle karşılaştığını söyledi. Kestelli, “Bu rakamlar bize çok açık bir şey söylüyor: Kadınların güçlenmesi yalnızca sosyal bir mesele değil; aynı zamanda üretim, verimlilik, ekonomik büyüme ve gıda güvenliği meselesidir” dedi. Yönetim kurullarında kadın temsilinin artması ile şirketlerin karbon emisyonları arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmaya da değinen Kestelli, “Elbette buradan keskin genellemeler yapmak doğru olmaz. Ancak böylesine geniş kapsamlı bir araştırmanın ortaya koyduğu önemli bir mesaj var: ‘Karar masasının kimlerden oluştuğu önemlidir.’ Farklı deneyimlerin ve bakış açılarının karar süreçlerine dahil olması, kurumların yalnızca bugünkü performansını değil, geleceğe nasıl hazırlandıklarını da etkiliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik yalnızca çevre politikası değil; aynı zamanda iyi yönetim ve güçlü kurumsallık meselesidir” diye konuştu.

“İLK” OLMAK DEĞİL, YOL AÇMAK ÖNEMLİ
2009 yılında İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendiğinde Türkiye’de bir ticaret borsasının başkanlığına seçilen ilk kadın olduğunu hatırlatan Kestelli, "Yıllar içerisinde şunu daha iyi anladım: ‘İlk’ olmak elbette kıymetlidir. Ama asıl kıymetli olan, sizden sonra gelenler için bunun artık sıra dışı olmadığı bir zemin bırakabilmektir. Görev sürem boyunca tarımın geleceğinden teknolojiye, eğitimden girişimciliğe ve uluslararası iş birliklerine kadar pek çok alanda projeler geliştirdik. Bunların her birinin Borsamızın tarihinde ayrı bir yeri olduğuna inanıyorum. Dilerim bir gün bir kadının bir göreve ‘ilk kez’ gelmesini konuşmaya ihtiyaç duymayız. Çünkü o gün, bugün açılan yolların artık herkes için doğal hale geldiğini biliyor olacağız” dedi.
"BU 17 YILDA GÜCÜM DE İLHAMIM DA SİZ OLDUNUZ"
Yönetim Kurulu Başkanı olarak meclis üyelerine son kez seslendiğini belirten Kestelli, 17 yıllık görev süresinin ardından başkanlık görevini devretmeye hazırlanırken duyduğu minneti dile getirdi. İzmir Ticaret Borsası’nı yalnızca yönetmediklerini, bu süreçte bir aile olduklarını ifade eden Kestelli, “Bugün, Yönetim Kurulu Başkanınız olarak sizlere son kez seslendim. 17 yıldır büyük bir onur ve gururla taşıdığım bu bayrağı yeni arkadaşlarıma devretmeye hazırlanırken kalbimin en derin yerinden gelen bir şükranla doluyum. Biz bu uzun yolculukta sadece tarihi bir çınar olan borsayı yönetmedik. Biz burada bir aile olduk. 135 yıllık bir kurum olduğumuzun farkındalığıyla sektörlerimize olduğu kadar toplumsal duyarlılıklara da önem vermeye çalıştık. Bu 17 yılda gücüm de, ilhamım da, cesaretim de siz oldunuz. Başkanlık sıfatım sona erse de bu kuruma olan sevdam, bu davaya olan inancım ve sizlere olan bağlılığım her zaman devam edecek. 17 yıllık muazzam yolculukta bana eşlik ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Sevgiyle ve saygıyla kalın” dedi.

TARIMDA TEKNOLOJİ VE ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ
Tarımın geleceğinde teknoloji, enerji ve sürdürülebilirliğin belirleyici olacağını ifade eden İTB Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, üreticilerin yapay zekâ, akıllı sulama ve yenilenebilir enerji sistemlerinden yararlanmasının önemine dikkat çekti. Tarımsal atıkların enerji ve yeni gelir kaynaklarına dönüştürülebileceğini belirten Tuncer, Ege Bölgesi’nin güneş, toprak ve üretim kültürü açısından önemli fırsatlara sahip olduğunu söyledi. Tuncer, tarımda rekabet gücünün artırılması için teknoloji ve verinin üretim süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Görev süresinin son meclis toplantısında yönetim kurulu üyelerine, meclis üyelerine, çalışanlara ve basın mensuplarına teşekkür eden Tuncer, seçim sürecinin borsa adına hayırlı sonuçlar getirmesini diledi.


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın