İzmir Barosu'ndan Basmane çıkışı: İzmir’in geleceği ipotek altına alınıyor

İzmir Barosu, Basmane Çukuru'nun ranta açılmasına karşı çıkarak kamu yararı gözetilmeyen her adımın kentin geleceğini ipotek altına alacağını vurguladı. Baro Başkanı Sefa Yılmaz, hukuki kazanımlardan vazgeçilmemesi gerektiğini belirterek "Halkın olan halkta kalmalıdır" çağrısı yaptı

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak: HABER MERKEZİ
İzmir Barosu'ndan Basmane çıkışı: İzmir’in geleceği ipotek altına alınıyor haberinin görseli

İzmir Barosu, İzmir'in uzun yıllardır tartışma konusu olan kentin merkezindeki Basman Çukuru’nda yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekmek için İzmir Barosu Av. Nevzat Erdemir Konferans Salonu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamasında Basmane Çukuru'nun İzmir'in merkezi ve kamusal bir hakkı olduğunu vurgulayan Av. Sefa Yılmaz, sürecin şeffaflıktan uzak yürütüldüğünü ve yargı denetiminin işlevsiz bırakıldığını belirtti. Bilirkişi raporlarına göre yaklaşık 5 milyon dolarlık bir tazminatla 80 milyon dolar değerindeki taşınmazın belediyeye kazandırılabileceği imkanının mevcut olduğunu ifade eden Yılmaz, " Hukuki süreç halk lehine ilerlerken, bugün ne oluyor da belediye arsanın yüzde 70’ini ranta açmayı kabul etmektedir? Halkın olan, halka ait kalmalıdır. Kamu yararı gözetilmeksizin yapılan her tasarruf, yalnızca bugünü değil, İzmir’in geleceğini de ipotek altına almaktadır" dedi.

PROTOKOLLER VE UYGULAMALAR SORU İŞARETLERİ YARATIYOR

Basmane Çukuru'nun yalnızca atıl bırakılmış bir alan değil, İzmir'in merkezinde, Kültürpark’a bitişik, tarihsel, sosyal ve kamusal niteliği son derece yüksek bir kent alanı olduğunu belirten Yılmaz, "Basmane Çukuru’na ilişkin her tasarruf, yalnızca idari bir karar değil; kent hakkını, kamu yararını ve hukuk devletini doğrudan ilgilendiren bir meseledir. Son dönemde gündeme gelen protokol ve uygulamalar, kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Kentin en değerli kamusal alanlarından birine ilişkin süreçlerin, şeffaflıktan uzak, yargı denetimini işlevsiz kılabilecek ve kamu yararını geri plana iten bir anlayışla yürütülmesi kabul edilemez.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu kentte yaşayan milyonlarca yurttaşın iradesini ve ortak çıkarlarını temsil etmektedir. Belediyenin sahip olduğu yetki, halkın olanı, keyfi uygulamalarla belirli kişi ya da grupların tasarrufuna bırakacak şekilde kullanılamaz" dedi.

- REKLAM -

BÜYÜKŞEHİR HUKUKİ SÜREÇTEN FERAGAT ETMEMELİDİR 

Basmane Çukuru'ndaki sürece ilişkin detayları paylaşan Yılmaz, "Sürecin başlangıcında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile EGS ve Güçbirliği Grubu arasında imzalanan kat karşılığı sözleşmeye göre kamuya ait olan mülkün yalnızca yüzde 11’i belediyede kalmış, kalan yüzde 89’u ise 1999 yerel seçimlerinin hemen öncesinde, seçimlere yaklaşık bir ay kalmışken, ihaleyi alan sermaye grubuna tapular devredilmiştir. Öyle ki, tapudaki devir işlemine dayanak kabul edilen inşaat projesinin onaylandığı tarihte, yürürlükte olan bir uygulama imar planı bulunmamaktadır. İmar planı mevcut değil iken ve henüz inşaat başlamadan tapu devirleri  EGS  ve Güçbirliği A.Ş.’ne yapılmış 2000 sonrasında yaşanan krizle birlikte ihaleyi kazanan firmanın hisselerine ise TMSF tarafından el konulmuş ve Basmane Çukuru için yeni bir süreç başlamıştır. Bu noktada özellikle vurgulamak isteriz ki; İzmir Büyükşehir Belediyesine tapuların geri dönmesine ilişkin devam eden hukuki süreçlerden feragat edilmemelidir. Zira bu süreçler, yalnızca bir hukuki ihtilafın değil, İzmir halkına ait bir kamu varlığının tescili anlamına gelmektedir" diye belirtti.

HUKUKİ SÜREÇTE SON DURUM

Yılmaz, EGS ve Güçbirliği A.Ş.’ye verilen taşınmazların belediyeye iadesi için açılan dava sürecini hatırlatarak, “Bilirkişi raporları taşınmazların belediyeye iadesi yönünde görüş bildirmiş, geri alım için makul bir tazminat öngörülmüştür. Yaklaşık 4-5 milyon dolar tazminat karşılığında 80 milyon dolar değerindeki taşınmazların geri alınması söz konusudur. Ayrıca belediye, 8,5 milyon dolar teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep etmiştir. Ancak süreç, 2023 Yerel Seçimleri sonrası tamamlanamamıştır. Bu noktada sormak gerekir: Hukuki süreç İzmir halkı lehine ilerlerken, bugün ne oluyor da belediye, arsanın yüzde 70’ini ranta açmayı, kalan yüzde 30’u için ise şartlı kültür merkezi yapılmasını kabul etmektedir? Yapılması gereken, kamusal kullanım öncelikli ve telafisi mümkün olmayan kayıpları önleyecek bir yaklaşımı benimsemektir” diye konuştu.

HALKIN OLAN HALKTA KALMALIDIR

Basmane ve çevresinin İzmir'in en yoğun nüfusa sahip bölge olduğunu hatırlatarak bu alanda yapılacak bir yapılaşmanın yoğunluğu arttıracağına dikkat çeken Yılmaz, "Bu bölgede ticari rant odaklı bir yapılaşmanın hayata geçirilmesi; ulaşım, trafik, otopark, teknik altyapı ve yaşam kalitesi açısından kentin kaldıramayacağı bir yoğunluk yaratacaktır. Kent planlaması, yalnızca arsa üzerinden değil, kentin bütününde yaşamın sürdürülebilirliği üzerinden değerlendirilmelidir. İmar düzenlemeleri niyet protokollerinin konusu edilemez. Kamu hakkının, yetki devri ile keyfi biçimde ranta dönüştürülmesinin önüne geçilmesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Kamuya ait alanlar, müzakere edilebilir bir meta değil; toplumun ortak geleceğidir. Halkın olan, halka ait kalmalıdır. Kamu yararı gözetilmeksizin yapılan her tasarruf, yalnızca bugünü değil, İzmir’in geleceğini de ipotek altına almaktadır. Halkın olan, halka ait kalmalıdır. Kamu yararı gözetilmeksizin yapılan her tasarruf, yalnızca bugünü değil, İzmir’in geleceğini de ipotek altına almaktadır. Bizler, hukukun üstünlüğünü, kent hakkını ve kamu yararını savunan bir kurum olarak, Basmane Çukuru’na ilişkin tüm gelişmelerin takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.

- REKLAM -

İZMİR'İN YEŞİL ALANA ÇOK İHTİYACI VAR

Kültürpark Platformu Sözcüsü Yasemin Sağlam, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kararın oybirliği ile geçmesine tepki göstererek, “Kültürpark’ın koruma amaçlı imar planının olması için, diğer taraftan Basmane Çukuru için direniyoruz. 10 yıllık süreçte 3 ayrı belediye yönetimi değişti. Son gelinen noktada ‘nasıl oluyor’ dediğimiz ve şaşırdığımız anlar yaşıyoruz. Büyükşehir Belediyesi Meclisi içinde olan ve bizimle birlikte mücadele etmiş olan arkadaşlarımız var. Kamunun aleyhine olan alanlar oybirliğiyle geçiyor. Bir şekilde takas ve protokoller gündeme geliyor ve bunlar belediye yönetimine yakışmıyor. İzmir’in yeşil alana çok fazla ihtiyacı var. Basmane’nin ortasında bir yaşam alanı. 120 bin metrekare inşaat alanı yaparak, planlama yapılmadan birtakım kararlar alınmasına karşı söz bulamıyoruz. Adım atmalarına ve devam etmelerine izin vermeyeceğiz” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ