İZMIR

İzmir’in tarihine çürümek düştü: Bir zamanlar evdi, şimdi harabe

Konak Akdeniz Mahallesi’nde yaklaşık yarım asırdır kaderine terk edilen tarihi bina, demir tellerin ardında çöküşünü sürdürüyor. Tarihi motifleri ve özgün dokusuyla dikkat çeken yapı için mahalle sakinleri “Restore edilerek yeniden yaşama kazandırılsın” çağrısı yaptı 

Konak’ın Akdeniz Mahallesi349 Sokak’ta bulunan tarihi yapı, yıllardır sahipsizliğin pençesinde. Bir dönem ev olarak kullanılan, duvarlarında geçmişin izlerini ve özgün mimari motiflerini taşıyan bina bugün ise harabeyi andırıyor. Çatısı çöken, duvarları dökülen, içi moloz ve atıklarla dolan yapı yalnızca demir teller ve ‘Dikkat, yıkılabilir’ uyarısıyla çevrilmiş durumda. Mahalle sakinleri, tarihi mirasın korunmak yerine kaderine terk edildiğini belirterek yetkililere sesleniyor. Yaklaşık 50 senedir mahallede yaşadığını belirten bir yurttaş, yapının yıllardır bu halde olduğunu söyledi. Mahalle sakinlerine göre geçmişte şahıslara ait olan, daha sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen yapı için yıllardır somut bir çalışma yapılmadı. Ancak, yurttaşlar, doğru ve yapının özgün dokusunu koruyan bir restorasyonla binanın yeniden ayağa kaldırılabileceğine dikkat çekiyor.

DÖKÜLEN SIVALAR, ÇÖKEN TAVANLAR

Bir zamanlar yaşamın sürdüğü odalar bugün harabeye dönmüş durumda. Dökülen sıvalar, parçalanan ahşaplar, çöken tavanlar ve yılların biriktirdiği atıklar tarihi yapının nasıl yok oluşa sürüklendiğini gözler önüne seriyor. Mahalle sakinleri, çevredeki diğer metruk tarihi yapılarda da benzer tablonun yaşandığını, bazı yapıların madde bağımlılarının kullanımına açık hale geldiğini ve yapılara ait çeşitli malzemelerin zaman içerisinde çalındığını ifade ediyor. Mahalleli ise çözümü kendi imkanlarıyla üretmeye çalışıyor. Yurttaşlar, sahipsiz yapıların korunması için evsiz kişilerin nöbet tutmasını sağladıklarını aktarırken, bu durumun bile başlı başına bölgedeki güvenlik ve sahipsizlik sorununu ortaya koyduğunu vurguluyor.

NEDEN HAREKETE GEÇİLMİYOR? 

“Bu binalar yıkılmadan, birileri zarar görmeden ve İzmir’in tarihi tamamen yok olmadan önce neden harekete geçilmiyor?” diyerek değerlendirmede bulunan bir mahalle sakini, “Bu bina bizim için sadece eski ve kullanılmayan bir yapı değil, mahallenin geçmişinden kalan önemli bir parça. Yaklaşık 50 yıldır burada yaşıyorum, çocukluğumuzdan beri bu binayı görüyoruz. Yıllar içerisinde gözümüzün önünde yavaş yavaş yok oldu. Bir zamanlar insanların yaşadığı, hayatın olduğu bu yapı şimdi çatısı çökmüş, duvarları dökülmüş, içi çöplerle ve molozlarla dolmuş halde. İnsan üzülüyor. Çünkü biraz ilgi ve zamanında müdahale ile bu yapı yeniden ayağa kaldırılabilir… Üstelik mesele sadece görüntü kirliliği değil. Bina her geçen gün daha da tehlikeli hale geliyor. Çocukların ya da çevrede yaşayan insanların buraya yaklaşması durumunda ne olacağını bilmiyoruz. Mahallede benzer durumda başka tarihi yapılar da var ve bazıları zaman içerisinde madde kullanan kişilerin uğrak noktası haline geldi. Yapılara ait kapı, pencere, ahşap gibi malzemelerin de zamanla sökülüp götürüldüğünü görüyoruz. Bu kadar değerli tarihi yapıların gözümüzün önünde yok olmasına izin verilmemeli. Biz vatandaş olarak elimizden geldiğince çevreyi korumaya, bu binaların daha fazla zarar görmemesi için önlem almaya çalışıyoruz. Hatta bazı sahipsiz yapıların çevresinde evsiz insanların nöbet tutmasını sağladığımız bile oldu. Ama bu bizim çözebileceğimiz bir mesele değil. Bu yapıların sahibi ve sorumlusu kimse, artık sorumluluğunu yerine getirmeli. Bu binalar yıkılmadan, birileri zarar görmeden ve İzmir’in tarihi tamamen yok olmadan önce neden harekete geçilmiyor? Yetkililerden istediğimiz çok şey değil; yapının incelenmesi, güvenliğinin sağlanması ve özgün mimarisine uygun şekilde restore edilerek yeniden kent yaşamına kazandırılması. Bir tarihi yapıyı kaybettikten sonra yerine yenisini koyamazsınız” mesajını verdi.