İZMIR

Kültürpark Göl Gazinosu geçmişten geleceğe uzanıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından özgün mimari yapısı korunarak yeniden inşa edilen Kültürpark Göl Gazinosu, Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze uzanan anıları yaşatmayı sürdürüyor. Yaklaşık bir yıl önce yeniden hizmete açılan simge yapı, kültür ve sanat etkinliklerinin önemli adreslerinden biri olurken, gelecekte İzmir Mutfak Müzesi olarak da ziyaretçilerini ağırlayacak

Kültürpark’ın hikâyesi, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Büyük İzmir Yangını’nın ardından kentin yeniden ayağa kaldırılması süreciyle başladı. Oluşturulan yeşil alan, zaman içerisinde uluslararası fuarların yanı sıra kültür, sanat ve sosyal yaşamın da merkezi haline geldi. Bu dönüşümün önemli simgelerinden Göl Gazinosu, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaklaşık bir yıl önce özgün kimliği korunarak yeniden kente kazandırıldı. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Ayşegül Güngören, İzmir’in kozmopolit yapısının kentin eğlence kültürünü şekillendirdiğini, Cumhuriyet döneminde ise bu kültürün çağdaş bir anlayışla yeniden yorumlandığını belirtti. Güngören, Kültürpark’ın uluslararası kültürel buluşmaların merkezi, Göl Gazinosu’nun ise bu sosyal yaşamın simge mekanlarından biri olduğunu ifade etti.

YAŞAYAN BİR KÜLTÜR MİRASI

1937 yılında oluşturulan yapay gölden adını alan Göl Gazinosu, özellikle950'li yıllardan itibaren Ada Gazinosu ile birlikte İzmir'in en önemli eğlence mekânlarından biri haline geldi. İlk yıllarda batı müziği konserleri ve bale gösterilerine ev sahipliği yapan yapı, ilerleyen süreçte Türk sanat müziği konserleriyle de kentin kültür yaşamında özel bir yer edindi. Yıllar boyunca fuar akşamlarından düğünlere, konserlerden özel kutlamalara kadar sayısız etkinliğe ev sahipliği yapan Göl Gazinosu, kuşakları aynı anılarda buluşturan ortak bir yaşam alanına dönüştü. Ayşegül Güngören, Göl Gazinosu denildiğinde bugün hâlâ birçok sanatçının ve binlerce İzmirlinin anılarının canlandığını belirterek, yapının yaşayan bir kültür mirası olduğuna dikkat çekti.

“AYNI DUYGUYU YAŞATMASINI İSTEDİK”

Restorasyon çalışmalarında yapının özgün kimliğinin korunmasına önem verildiğini belirten Güngören, Kültürpark'taki tarihî yapılarda olduğu gibi Göl Gazinosu'nda da Koruma Kurulu kararları doğrultusunda hareket edildiğini ifade etti. Güngören, “Eski İzmir fotoğraflarıyla bugünkü görüntünün yan yana getirildiğinde aynı hissi verebilmek bizim için en büyük başarı. Her İzmirlinin çocukluğundan, gençliğinden ya da hayatının bir döneminden Göl Gazinosu'yla ilgili mutlaka bir düğün ya da konser anısı vardır. Bu mekanın o anıları yeniden hatırlatması insana büyük mutluluk veriyor” diye konuştu. Kültürpark'ta sürdürülen yeşil alan ve ağaçlandırma çalışmaları sayesinde yapının geçmişteki doğal atmosferinin yeniden güçlendiğini belirten Güngören, Göl Gazinosu'nun görselliği, su öğesi, nostaljik kimliği ve yeni işlevleriyle ziyaretçilerin keyifle vakit geçirdiği yaşayan bir mekâna dönüştüğünü ifade etti.

ASLINA SADIK KALINARAK YENİDEN AYAĞA KALDIRILDI

Yılların yıprattığı tarihî yapı, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Koruma Kurulu onaylı proje kapsamında özgün mimarisine sadık kalınarak yeniden inşa edildi. Güçlendirmeye uygun olmadığı belirlenen yapı, tarihî görünümü korunarak rekonstrüksiyon yöntemiyle yeniden hayata geçirildi. Çalışmalar kapsamında açık ve kapalı sergi alanları, kafeterya, idari birimler ve sosyal kullanım alanları oluşturulurken, göletin yalıtımı, mekanik altyapısı ve aydınlatma sistemi tamamen yenilendi.

KÜLTÜRPARK'IN KÜLTÜREL MİRASI YENİ KUŞAKLARA AKTARILACAK

Geçmişte İzmir'in eğlence ve sosyal yaşamının kalbi olan Göl Gazinosu, bugün yeni bir misyon üstleniyor. Açılış sergisiyle ziyaretçilerini ağırlayan tarihî yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığı onay sürecinin tamamlanmasının ardından İzmir Mutfak Müzesi olarak hizmet verecek. Böylece Göl Gazinosu, İzmir'in gastronomi kültürünü gelecek kuşaklara aktaran önemli bir kültür durağına dönüşecek. Öte yandan Kültürpark'ın bir diğer simge yapısı Ada Gazinosu'nda da restorasyon çalışmaları sürüyor. Çalışmalar tamamlandığında yapının geçmişte olduğu gibi restoran işleviyle yeniden kent yaşamına kazandırılması hedefleniyor.