14 Nisan 2026, Salı 16:01
21°C İzmir

Marble İzmir Fuarı açıldı: Dünya Doğal Taş Sektörü İzmir’de

Dünya genelinden katılımcıların buluştuğu Marble İzmir’de, sektörün geleceğine yön verecek mesajlar verilirken, Türkiye’nin ihracattaki güçlü konumu dikkat çekti

Marble İzmir Fuarı açıldı: Dünya Doğal Taş Sektörü İzmir’de haberinin görseli
19 dk okuma süresi

Berkay Erden - İzmir, doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan MARBLE İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’na 31’inci kez ev sahipliği yapıyor. Gaziemir’de yer alan Fuar İzmir’de kapılarını açan organizasyonun bugün yapılan açılış törenine Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcı Abdullah Tancan, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban,  İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, başta olmak üzere sektör temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Dünyanın dört bir yanından katılımcıları buluşturan fuarda, doğal taş ve teknoloji alanındaki yenilikler sergilenirken, sektörün geleceğine ilişkin önemli mesajlar verildi.

toplu

BOLAT: TÜRKİYE DÜNYADA ÜÇÜNCÜ

Türkiye’nin jeolojik yapısı nedeniyle doğal taş sektöründe dünyada önden gelen ülkeler arasında olduğunu belirten Bolat, fuarında sektörde önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Fuara olan desteklerinin de yüzde 50’den 70’e çıktığını söyleyen Bolat, “Türkiye, sahip olduğu jeolojik yapı sayesinde dünyanın en zengin doğal taş rezervlerinden birine sahiptir. Bu zenginliklerin, çevreye ve topluma duyarlı bir şekilde çıkarılarak üretime kazandırılması ve ihracat yoluyla ekonomiye katkı sağlaması son derece önemlidir. 2025 yılı itibarıyla madencilik sektörü ihracatımız 6 milyar 400 milyon dolara ulaşmış, toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 2,34 olmuştur. Doğal taş sektöründe ise yaklaşık 2,1 milyar dolarlık bir ihracat hacmine ulaşmış bulunuyoruz. Bugün Türkiye, Çin ve İtalya’nın ardından dünyanın en fazla doğal taş ihraç eden üçüncü ülkesi konumundadır. Aynı zamanda dünya doğal taş ticaretinin yaklaşık yüzde 11’ini tek başına gerçekleştirmektedir. Geçmişte daha çok blok olarak ihraç ettiğimiz ürünleri artık işleyerek katma değerli hale getiriyor, ihracatımızın yaklaşık yüzde 65’ini işlenmiş ürünlerden elde ediyoruz. Hedefimiz bu oranı yüzde 90 seviyelerine çıkarmaktır. Bu hedeflere ulaşmak için teknoloji ve makine yatırımları büyük önem taşımaktadır. Bu noktada ülkemiz önemli bir mesafe kat etmiş, kesme ve işleme makinelerinde büyük ölçüde yerli üretime geçmiştir. Artık bu alanda dışa bağımlılığımız ciddi oranda azalmıştır. İzmir’de düzenlenen bu fuar, dünya genelinden alıcıları, üreticileri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren önemli bir platform haline gelmiştir. Bu yıl 100’den fazla ülkeden bine yakın katılımcı firmanın yer aldığı ve yaklaşık 70 bin ziyaretçinin beklendiği fuarın, dört gün boyunca verimli ve bereketli geçeceğine inanıyorum. Ticaret Bakanlığı olarak fuarcılık faaliyetlerine verdiğimiz destekleri de her geçen yıl artırıyoruz. 2024 yılında fuarlara katılan firmalara 23,3 milyon lira destek sağladık. Geçtiğimiz yıl bu rakam 34,6 milyon liraya yükseldi. Bu yıl ise daha yüksek seviyelere ulaşmasını hedefliyoruz. Ayrıca bu fuarı prestijli fuarlar kapsamına alarak destek oranını yüzde 50’den yüzde 70’e çıkardık” diye konuştu.

omer bolat

- REKLAM -

BOLAT: İZMİR DIŞ TİCARET FAZLASI KAZANDIRAN BİR ŞEHİR

İzmir’in Osmanlı Devleti döneminden beri önemli bir kent olduğunu ve ihracat fazlası verdiğini belirten Bolat, “İzmir, tarih boyunca ülkemizin dış ticarete açılan kapısı olmuştur. Osmanlı döneminde olduğu gibi Cumhuriyet döneminde de bu özelliğini sürdürmektedir. 2025 yılında 22,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren İzmir, dış ticaret fazlası veren önemli şehirlerimizden biridir. 2026 yılının ilk üç ayında da 5,3 milyar dolarlık ihracat performansına ulaşmıştır. Şehrimizde faaliyet gösteren serbest bölgeler de bu başarıya önemli katkı sağlamaktadır. Ege Serbest Bölgesi, 23 bini aşkın istihdamı ve 3,25 milyar dolarlık ihracatıyla ülkemizin en başarılı serbest bölgelerinden biridir. İzmir ve Bergama’daki diğer serbest bölgelerimiz de her geçen gün büyüyerek ekonomimize katkı sunmaktadır” dedi.

BOLAT: 23 YILDA 450 MİLYAR YATIRIM YAPILDI

AK Parti hükumetleri döneminde İzmir’e yapılan yatırımlara dikkat çeken Bolat, “Ticaret Bakanlığı olarak 2025 yılında İzmir’e iki milyar lira hibe destek sağladık. Bunun yanında kamu ve özel bankalar aracılığıyla sunulan ihracat ve yatırım kredileri de şehrimizin ticaret hacmine önemli katkılar sundu. Hizmet ihracatçılarına yönelik destekler kapsamında ise yalnızca geçen yıl İzmir’de 534 milyon liralık destek verildi. Hükümetlerimiz döneminde, son 23 yıl içerisinde İzmir’e toplam 450 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirdik. Şehrimizde faaliyet gösteren Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğümüz ile birlikte 10 gümrük müdürlüğümüz, ihracatçılarımıza, ithalatçılarımıza ve serbest bölgelerimize kesintisiz hizmet vermektedir. İzmir’de 12 ticaret odası ve ticaret borsası bulunmakta; bu yapılara kayıtlı toplam 132 bin 700 tüccar ve üretici faaliyet göstermektedir. Bunun yanında 127 esnaf odasına bağlı yaklaşık 140 bin esnafımız bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıl bu esnaflarımıza 12 milyar 250 milyon lira tutarında, yüzde 50 faiz indirimli finansman desteği sağladık. Son 23 yılda ise İzmirli esnafa toplam 53,5 milyar liralık kredi desteği sunuldu. Üreten, istihdam sağlayan, ülkemize değer katan herkes bizim için çok kıymetlidir. Onlara destek olmak, onların önünü açmak bizim en temel sorumluluğumuzdur” şeklimde ifadeler aktardı.

toplu

BOLAT: TÜRKİYE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR

Küresel savaş ve krizlere rağmen Türkiye’nin büyümeye devam ettiğini söyleyen Bolat, “Elbette içinde bulunduğumuz dönem, dünya açısından oldukça zorlu bir süreçtir. Küresel ölçekte siyasi, ekonomik ve ticari dalgalanmalar yaşanmakta; bölgemizde savaşlar, enerji krizleri ve tedarik sorunları ciddi etkiler yaratmaktadır. Kuzeyimizde savaş, güneyimizde istikrarsızlık, Orta Doğu’da artan gerilimler ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalar tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkilemektedir. Ancak tüm bu zorluklara rağmen Türkiye, güçlü ekonomik yapısı sayesinde bu süreci en az hasarla yönetmektedir. Enerji arzı, tarımsal üretim ve temel ihtiyaçlar konusunda gerekli tedbirleri zamanında aldık ve herhangi bir arz krizi yaşamadık. Dünya genelinde yaşanan bu gelişmeler enflasyonist baskıları artırmış, ticaret hacimlerinde yavaşlamaya neden olmuştur. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre küresel ticaretin büyüme hızında bir miktar düşüş beklenmektedir. Ancak biz, bu sürecin geçici olduğunu ve şartların normalleşmesiyle birlikte yeniden güçlü bir toparlanma yaşanacağını öngörüyoruz. Tüm bu küresel gelişmelere rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam etmektedir. Son 22 çeyrektir kesintisiz büyüyen ekonomimiz, bugün 1,6 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşmıştır. Kişi başına milli gelirimiz 18 bin dolar seviyesini aşmış, mal ve hizmet ihracatımız ise 396 milyar dolara ulaşmıştır. Cari açıkta ise milli gelire oranla yüzde 1,9 seviyesinde sürdürülebilir bir denge yakalanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak bütçemizin önemli bir bölümünü ihracatçılarımıza destek olarak ayırıyoruz. Geçtiğimiz yıl 33 milyar lira olan bu destek tutarını bu yıl 45 milyar liraya çıkarmayı hedefliyoruz. Ayrıca Merkez Bankamız ve Hazine ve Maliye Bakanlığımızın katkılarıyla ihracatçılarımıza yaklaşık 1 trilyon lira kredi imkânı sağlandı. Bu da yaklaşık 250 milyar liralık faiz desteği anlamına gelmektedir” dedi.

- REKLAM -

suleyman

ELBAN: YERLİ MAKİNELER KULLANILIYOR

Doğal taş sektöründe kullanılan ithal makinelerin yerine yerli makinelerin aldığını vurgulayan Elban, “Mermer ve doğal taş sektörü denildiğinde geçmişte “ekmeğini taştan çıkarmak” ifadesiyle anlatılan bir alan akla gelirdi. Ancak bu sektör, başlangıç hikâyesinden bugün geldiği noktaya kadar çok önemli bir dönüşüm geçirdi ve artık çok daha özel, çok daha farklı bir konuma ulaştı. Bugün doğal taş ihracatımızı ve buna bağlı makine ihracatını birlikte değerlendirdiğimizde yaklaşık 3 milyar dolarlık bir hacme ulaşmış durumdayız. Ümit ediyorum ki kısa zamanda bu rakamın 10 milyar dolara çıktığını da göreceğiz. Ancak bu hedefe ulaşmak için daha fazla hammadde ihracatına ya da yeni sahaların açılmasına değil; daha yaratıcı, daha katma değerli ürünlere yönelmemiz gerektiği açıktır. Nitekim artık blok mermer ihracatının azaldığı, işlenmiş ve yüksek katma değerli ürünlerin öne çıktığı bir sektör haline geliyoruz. Bu dönüşüm sayesinde üretim miktarı artmadan da ihracat gelirlerimizi önemli ölçüde yükseltebiliriz. Yakın zamana kadar sektörümüz, kullandığı makinelerde büyük ölçüde dışa bağımlıydı. Bugün ise memnuniyetle görüyoruz ki kullanılan makinelerin neredeyse tamamı yerli üretimden karşılanmakta ve bu alanda yarım milyar dolara yaklaşan bir ihracat potansiyeline ulaşılmış durumda. Önümüzdeki dönemde bu rakamların çok daha yukarılara taşınacağına inanıyorum. Sektörümüz aynı zamanda çevreye duyarlılık konusunda da önemli adımlar atıyor. Bu çalışmaların daha doğru ve etkili şekilde anlatılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu sektörde faaliyet gösteren herkes bu ülkenin bir parçası; kimse doğaya zarar verme niyetinde değil. Yapılan faaliyetlerin bilimsel çerçevede yürütüldüğünü ve doğaya yeniden kazandırma süreçlerinin işletildiğini toplumla doğru şekilde paylaşabilirsek, sektörün kendini anlatma yükü de önemli ölçüde azalacaktır” ifadelerini aktardı.

abdullah

TANCAN: 3 BİN 84 RUHSAT VAR

Türkiye’nin sektördeki gücünün her geçen gün arttığını belirten Tancan, doğal taşa yönelik ruhsat sayısının 3 bini geçtiğini söyledi. Fuarın sektöre faydalar getireceğini de belirten Tancan,  “Ülkemiz, dünyanın en zengin mermer kuşaklarından birinde yer almaktadır. Doğal taş sektörümüz; rezerv zenginliği, çeşitliliği, sektör deneyimi, dinamik yapısı, gelişmiş lojistik imkânları ve geniş renk skalasıyla dünya piyasasında önemli bir konumdadır. Bu özellikler sayesinde Türk mermeri, dünyaca tanınmış birçok önemli projede ve mekânda tercih edilmektedir. Bugün 170’ten fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz doğal taş ihracatında, gelirimizin yaklaşık yüzde 65’i işlenmiş ürünlerden oluşmaktadır. Bu oranı, markalaşma ve pazardaki etkinliğimizi artırarak daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz. Dünya doğal taş ihracatında ise ülkemiz ilk üç içinde yer almaktadır. Yaklaşık 63 milyar tonluk doğal taş kaynağına sahip olan Türkiye, bu alandaki gücünü her geçen gün daha da pekiştirmektedir. Mevcut durumda doğal taşa yönelik toplam ruhsat sayısı 3 bin 84’tür ve bu sayı tüm maden ruhsatlarının yaklaşık dörtte birine karşılık gelmektedir. Bunların 2 bin 659’u işletme, 425’i ise arama ruhsatıdır. 2024 yılı itibarıyla 14,26 milyon ton doğal taş üretimi gerçekleştirilmiş; bunun yaklaşık 10,3 milyon tonunu mermer, 2,7 milyon tonunu ise granit oluşturmuştur. Aynı yıl içerisinde bu faaliyetlerden yaklaşık 2 milyar 292 milyon TL devlet hakkı elde edilmiştir. Doğal taş; doğası gereği sürdürülebilir, uzun ömürlü ve geri dönüştürülebilir bir malzemedir. Bu avantajı modern teknolojilerle birleştirerek dünya pazarındaki güçlü konumumuzu daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyoruz. Sektörümüzün gelişimine, Türkiye ekonomisinin büyümesine ve küresel ticaretin ilerlemesine katkı sağlayan bu önemli fuarın; katılımcılar için yeni iş birlikleri, güçlü ticari bağlantılar ve önemli fırsatlar yaratacağına inanıyorum” diye konuştu.

- REKLAM -

TUGAY: POTANSİYEL DOĞRU YANSITILMALI

Fuarın sektöre ve İzmir’e  katkılarından bahseden Tancan, “Marble İzmir’in hikâyesi 37 yıl önce başladı. Büyük bütçeler ve geniş imkânlar olmadan; elinde numuneyle fuar gezen, uzaktan stantlara bakıp ‘biz de yaparız’ diyen insanların inancıyla doğdu. 1989’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nda atılan ilk adım, bugün dünyanın en büyük doğal taş buluşmalarından birine dönüştü. O günlerde bir hayal olan bu organizasyon, bugün bir dünya markası haline geldi. Geçtiğimiz yıl Marble İzmir, 128 ülkeden 60 bini aşkın ziyaretçiyle tamamlandı. Bu yıl ise Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden yaklaşık 1000 katılımcı, 150 bin metrekareyi aşan dev bir alanda yeniden bir araya geliyor. Türkiye, dünya doğal taş rezervlerinin yaklaşık üçte birine sahip. 120’den fazla mermer türüyle benzersiz bir zenginlik söz konusu. Bu potansiyelin doğru değerlendirilmesi, katma değer yaratılması ve markalaşma büyük önem taşıyor. Marble İzmir’in bu anlamda sektöre önemli katkılar sunduğu ifade ediliyor. Bu yıl fuarda tasarım, sanat ve ticaretin aynı zeminde buluştuğu Design Arena gibi güçlü konseptler yer alıyor. Heykel çalıştayı, tasarım yarışması ve Marble Talks gibi programlar sektörün gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor” şeklinde konuştu.

cemiltugay

TUGAY: BİR AVUÇ İNSAN İLE BAŞLADI

- REKLAM -

Fuar’ın İzmir’deki serüveninin bir avuç insan ile başladığını aktaran Tugay, “Marble İzmir’in kente katkısı da dikkat çekiyor. Konaklamadan ulaşıma, yeme içmeden lojistiğe kadar şehrin genelinde bir hareketlilik oluşturuyor. İzmir ekonomisini büyütürken uluslararası görünürlüğünü artırıyor ve ticaret ağlarını genişletiyor. Bugün doğal taş ihracatı 2 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu rakamın daha da yukarı taşınabileceği belirtiliyor. Bunun için daha fazla iş birliği, ortak akıl ve cesaret gerektiği vurgulanıyor. Kamu, özel sektör, odalar ve derneklerin aynı hedef doğrultusunda hareket etmesinin önemi öne çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu sorumluluğun farkında olarak İZFAŞ ile birlikte platformu büyütmeye ve uluslararası etkisini artırmaya devam ediyor. İzmir’in vefalı bir şehir olduğu vurgulanırken, fuara katkı sunan isimler de onurlandırılıyor. Daha önce merhum Raif Türk’ün adı Fuar İzmir’deki bir meydana verilmişti. Bugün ise merhum Erdoğan Akbulak ve Mehmet Turgut Bekişoğlu’nun isimleri konferans salonlarına verilerek yaşatılıyor. Bu başarı hikâyesinin, yıllar boyunca emek veren insanların eseri olduğu ifade ediliyor. Marble İzmir’in hikâyesi bir avuç insanın emeğiyle başladı ve bugün dünyanın sayılı organizasyonlarından biri haline geldi. Geleceğin ise bugün atılacak adımlara bağlı olduğu belirtiliyor. Bu yıl ayrıca doğaya katkı sunmak amacıyla tüm katılımcılar adına fidanlar dikildiği ve atılan her adımın geleceği de güzelleştirmesinin hedeflendiği ifade ediliyor” dedi.

hanifi

ŞİMŞEK: MERMER PATRON İŞİ DEĞİLDİR

Mermer Doĝaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek, Türkiye’nin sektörden yüzde 11 pay aldığını belirterek, “1995 yılında doğal taş sektörü 77 milyon dolarlık ihracat yaparken, bugün bu rakam 2 milyar 80 milyon dolara ulaştı Sayın Bakanım. Sektörümüz ciddi bir gelişim gösterdi. O dönemlerde makineyi ithal eden bir ülkeyken, bugün aynı ülkelere makine ihraç eden bir noktaya geldik. Mermer sektörü sadece bir patron işi değildir; ailelerin bizzat işin içinde olduğu, emeğin ve tecrübenin öne çıktığı bir alandır. Bugün sektörde yaklaşık 250 bin çalışanımız var. Yaklaşık 2 bin ruhsatlı işletme, 1650 civarında fabrika ve 8 bin 500’e yakın mermer atölyesi faaliyet gösteriyor. Dünya genelinde doğal taş ve mermer sektörünün ticaret hacmi yaklaşık 20 milyar dolar seviyesinde. Türkiye olarak biz de bu pastadan yaklaşık yüzde 11 pay alıyoruz. Sayın Bakanım, 6 Şubat’ta ülkemiz büyük bir felaket yaşadı. Bu vesileyle bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Ben de o bölgeden biri olarak birçok yakınımızı kaybettik. Ancak devletimiz bölgede yoğun bir konut çalışması yürütüyor. Bu süreçte maliyetlerin düşük tutulması büyük önem taşıyor. Mısır’dan gelen doğal taşlarla ilgili yaşanan haksız rekabetin önüne geçmek adına getirilen taban fiyat uygulaması sektörümüz için çok kıymetli oldu. Biz 500 dolar seviyesinde bir beklenti içindeyken, bu rakamın 700 dolara çıkarılması sektörümüz adına çok önemli bir adımdı. Bu nedenle size ve ekibinize teşekkür ediyorum. Böylece hem yerli üretici korunmuş oldu hem de kaynaklarımızın yurt içinde kalması sağlandı” diye konuştu.

- REKLAM -

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.