BERKAY ERDEN / ÖZEL HABER - Türkiye Down Sendromu Derneği ile Best Western Otel iş birliğinde yürütülen yeni proje kapsamında, İzmir’de ilk kez Down Sendromlu bireylerin otel sektöründe istihdam edilmesine yönelik çalışma hayata geçiriliyor. Türkiye Down Sendromu Derneği İletişim Sorumlusu Tülin Altan ile İzmir Best Western Otel Müdürü Murat Can Sakarya, projenin yalnızca istihdam sağlamayı değil, Down Sendromlu bireylerin iş yaşamında kalıcı ve görünür şekilde yer almasına katkı sunmayı amaçladığını belirtti. Bugüne kadar Türkiye genelinde yüzlerce Down Sendromlu bireyin iş gücüne katılmasına destek veren dernek İzmir’de uygulanacak modelin diğer işletmelere de örnek olmasını hedefliyor. Projenin detayları 28 Haziran’da düzenlenecek basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşılacak.

İLKİ SENEYE EMEKLİ
Proje kapsamında 2012’den beri oteller ile iş birliği yaptıklarını ve yakında bir Down Sendromlu bireyin emeklilik hakkı kazanacağını söyleyen Altan, “Bu proje kapsamında 2012 yılından bu yana Down Sendromlu bireyleri ‘gerçek işe gerçek kişi’ anlayışıyla istihdama kazandırıyoruz. Gençlerimize ve ailelerine gerekli eğitimleri verdikten sonra mülakat süreçlerine hazırlıyor, işveren tarafından kabul edilmeleri halinde işe yerleşmelerini sağlıyoruz. İşe başlayan gençlerimizin yanında ilk iki hafta iş koçlarımız bulunuyor. Üçüncü haftadan itibaren geri planda destek vererek tam entegrasyonu sağlıyorlar. Ardından da süreç boyunca düzenli raporlar alıyor, herhangi bir sorun yaşandığında müdahale ediyoruz. Kapsayıcı bir iş dünyası oluşturmak için çalışıyoruz. Bu projeye destek veren kurumlarımızdan biri de otelimiz oldu. Bu tür örneklerin çoğalması için görünür olmasını ve haberleştirilmesini önemsiyoruz Bugüne kadar 28 ilde 182 gencin istihdam edilmesini sağladık. Sürdürülebilirlik başarı oranımız yüzde 89. Şu anda 25 firmayla çalışıyoruz. Otel sektöründe 2012’den beri Hilton gruplarıyla iş birliği içindeyiz. Hatta Hilton’da çalışan bir gencimiz önümüzdeki yıl emekli olacak ve büyük ihtimalle ilk Down sendromlu emeklimizi vermiş olacağız. Kurumlar gençlerimizle çalıştıkça yeni alımlar yapmaya devam ediyor. Çünkü verilen işleri başarıyla yerine getiriyor ve iş yerlerine olumlu katkı sağlıyorlar. Başarı oranındaki yüzde 11’lik kayıp ise çalışanlardan değil, geçmişte birlikte çalıştığımız bazı firmaların kapanmasından kaynaklanıyor. Bizim aracılığımızla işe yerleşen gençlerin işten ayrılma oranı son derece düşük. Sayısal hedeflerden çok her sektörde ve her kurumda yer almayı amaçlıyoruz” dedi.

İZMİRLİ İŞ VERENLERE ÇAĞRI
İzmir’de pek çok down sendromlu birey olduğunu ve İzmir’deki işverenlere bu bireyleri istihdam etmeleri çağrısında bulunan Altan, “İzmir’in yaklaşık 4,5 milyonluk nüfusu düşünüldüğünde kentte çok sayıda Down sendromlu birey yaşıyor. İş dünyasından beklentimiz, bu gençlere fırsat vermeleri. Kendilerine imkan tanındığında çok önemli başarılar elde ediyorlar. Örneğin bir gencimiz hem üniversite eğitimini sürdürüyor hem de çalışıyor. Tüm İzmirli iş insanlarına sesleniyoruz: Down sendromlu gençlere fırsat tanıyın. İş yerlerine mutlaka değer katacaklardır. Çünkü onlar çalışkan, sorumluluk sahibi ve işlerini büyük bir özveriyle yapan bireylerdir. Süreçte hem gençler hem de işverenler bize başvurabiliyor. Ancak çoğu zaman firmalara biz ulaşıyor ve projeyi tanıtıyoruz. Tüm hizmetlerimizi ücretsiz sunuyoruz. İş koçluğu ve işe uyum süreçlerinin tamamını biz yürütüyoruz. İş yerlerinde personel değişikliği olduğunda dahi eğitim vererek Down sendromlu bireylerle doğru iletişim kurulmasını sağlıyoruz. Bu nedenle işverenlerin çekinmesine gerek yok; dernek ve iş koçlarımızla her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

SOSYAL SORUMLULUĞUN ÖTESİ AMAÇLANDI
Down Sendromlu bireylerin otelin günlük programının bir parçası yapmak istediklerini aktaran Sakarya, “Bu projeyi hayata geçirirken üç temel nedenim vardı. Birincisi, Down sendromlu bireylerin özellikle hizmet ve servis sektöründe, herhangi bir ayrıma maruz kalmadan çalışarak hem motivasyonlarını artırmalarına hem de iletişim becerilerini daha ileri seviyeye taşımalarına katkı sağlamak. Amacımız, bu bireylerin yalnızca sosyal sorumluluk projelerinin bir parçası olarak değil, otellerin günlük operasyonlarına doğrudan dahil edilerek istihdam edilmelerinin mümkün olduğunu göstermek. Bu projede birlikte çalıştığımız ilk arkadaşımız turizm ve otelcilik mezunu, İngilizce bilen bir kişi. Ayrıca sürecin başarılı ilerlemesinde Türkiye Down Sendromu Derneği’nin profesyonel ve kurumsal yaklaşımının çok önemli bir payı var. Tüm süreç planlı, düzenli ve olması gerektiği şekilde yürütülüyor” diye konuştu.

DİĞER OTELLERE ÖRNEK
Öncü olarak zincirin parçası olan ve diğer otellere örnek olmak istediklerini söyleyen Sakarya, “Bir diğer hedefimiz de Best Western zinciri içerisinde bu projeye öncülük etmek. Hazırladığımız modelin yalnızca İzmir’de değil, dünyadaki diğer Best Western otelleri için de örnek teşkil edebileceğini düşünüyorum. Aynı zamanda İzmir’de bu bireyleri rahatlıkla istihdam edebilecek otellerin de harekete geçmesini istiyoruz. Böylece Down Sendromlu bireylerin iş yaşamında daha profesyonel şekilde yer almaları, ailelerinin onların gelişimlerini yakından görmeleri ve hem bireysel hem de ruhsal gelişimlerine katkı sağlanması mümkün olacaktır. Bu süreç onların motivasyonlarını da ciddi şekilde artırıyor. Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim; bu projenin amacı Best Western İzmir için bir tanıtım ya da PR çalışması yapmak değil. Ben, daha önce çok fazla uygulanmamış bir konuda öncülük etmek istedim” ifadelerini kullandı.
TECRÜBE TETİKLEYİCİ OLDU
Projeyi hayata geçirmelerinde kişisel deneyimlerinin de etkili olduğunu aktaran Sakarya, “Bu projeyi ortaya çıkaran önemli nedenlerden biri de kişisel hayatımdaki bir hikâye. Yaklaşık 15-16 yıldır hayatımda kardeşim gibi gördüğüm, yakından tanıdığım bir Down Sendromlu birey var. Bu nedenle onları iyi anlıyor, neler başarabileceklerini yakından biliyorum. Bu kişisel deneyim de projeyi hayata geçirme isteğime ayrı bir güç ve anlam kattı” dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın