7 Ağustos 2026, Cuma 23:37
31°C İzmir

Sığacık Körfezi'ndeki marina projesine tepki: Deniz bizim, Sığacık hepimizin!

Seferihisar'da planlanan marina kapasite artışına karşı vatandaşlar, balıkçılar ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi. Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş, projenin çevre, ekonomi ve afet riskleri açısından yaratabileceği olumsuzluklara dikkat çekti.

  • Oluşturulma:
  • Kaynak: BÜLTEN
Sığacık Körfezi'ndeki marina projesine tepki: Deniz bizim, Sığacık hepimizin! haberinin görseli
5 dk okuma süresi

Seferihisar’da Sığacık Körfezi’nde yapılması planlanan marina kapasite artırımı projesine tepki gösteren vatandaşlar, balıkçılar ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bir araya geldi. “Deniz Bizim, Sığacık Hepimizin” mesajıyla gerçekleştirilen etkinlikte, projenin doğa, bölge ekonomisi ve olası afet riskleri üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.

Sığacık Sosyal Tesisleri önünde Seferihisar Belediyesi Atatürk Bandosu’nun performansıyla başlayan etkinlik, Balıkçı Barınağı’na gerçekleştirilen yürüyüşle sürdü. Çok sayıda Seferihisarlı, körfezin doğal dokusunun, deniz ekosisteminin ve kıyı kültürünün korunması amacıyla buluşmada yer aldı.

sığacık

Balıkçı Barınağı’nda katılımcılara hitap eden Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş, ilçenin kalkınmasına katkı sağlayacak yatırımlara karşı olmadıklarını belirterek, ancak Sığacık’ın doğal yapısını ve geleceğini olumsuz etkileyebilecek projelere karşı duracaklarını ifade etti. Gümüş, bölgenin çevresel ve toplumsal değerlerinin korunmasının öncelikli olduğunu vurguladı.

- REKLAM -

Gümüş, “Biz Seferihisar halkı olarak kentin gelişmesine, kalkınmasına, doğru yatırıma asla karşı değiliz. Körü körüne bir inatlaşmanın peşinde de değiliz. Ama birileri daha fazla kâr edecek diye Sığacık Körfezi’nin nefessiz bırakılmasına, denizin beton bir havuza çevrilip kirletilmesine sonuna kadar karşıyız” diye konuştu.

sığacık

“BEDELİNİ SIĞACIK ÖDEMEMELİ”

Sığacık Körfezi’nin doğal oluşumuyla binlerce yıllık bir değere sahip olduğunu belirten Gümüş, bölgenin kendine özgü korunaklı yapısının marina projesini yatırım açısından cazip hale getirdiğini ifade etti. Ancak bu yatırımın asıl bedelinin Sığacık’ın doğal mirası ve bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından ödeneceğini dile getirdi.

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunda yer alan bilgilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gümüş, proje kapsamında yaklaşık 11 bin metreküp deniz dolgusu ile 162 bin ton hafriyat yapılmasının planlandığını aktardı. Bu çalışmaların deniz çayırları, Akdeniz foklarının yaşam alanları ve körfezin hassas ekolojik yapısı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği uyarısında bulundu.

- REKLAM -

Marina projesinin istihdam sağlayacağı yönündeki değerlendirmelere de değinen Gümüş, işletme aşamasında sürekli istihdam edileceği belirtilen kişi sayısının yalnızca 13 olduğunu söyledi. Buna karşılık Sığacık Körfezi’nde faaliyet gösteren Balıkçı Kooperatifi’ne kayıtlı 100’den fazla balıkçının geçimini bu bölgeden sağladığını hatırlatarak, projenin bölgedeki geleneksel balıkçılık faaliyetleri üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Gümüş, “Siz 13 kişiye iş vereceksiniz diye 100 balıkçının rızkını, yüzlerce ailenin ekmek teknesini nasıl riske atarsınız? Bizim balıkçımızın alın teri, o marinaya bağlanacak lüks bir yattan daha mı değersiz? Bunun neresi kamu yararıdır?” dedi.

sığacık

“AFETİ YAŞAMIŞ BİR KENTİN RİSKLERİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ”

30 Ekim 2020 depremi ve ardından Sığacık’ta yaşanan tsunamiyi de hatırlatan Gümüş, marina kapasite artışı değerlendirilirken afet risklerinin göz ardı edilemeyeceğini söyledi.

- REKLAM -

Gümüş, “Biz afeti yaşamış, canı yanmış bir kentiz. Ancak önümüze konulan raporda tsunami riskine dair bilimsel bir değerlendirme, afet senaryosu ve tahliye planı yok. Afet yaşamış bu kentin insanlarına, felaket riskini halı altına süpüren bir projeyi dayatamazsınız” ifadelerini kullandı.

Marina kapasitesinin artırılmasının Sığacık’taki sorunu kalıcı olarak çözmeyeceğini de belirten Gümüş, doğal limanların sınırsız biçimde yapılaşmaya açılmasının geri dönüşü olmayan sonuçlar yaratabileceğini vurguladı.

Konuşmasının sonunda mücadelenin siyasi bir karşıtlık değil, Sığacık’ın doğasını ve yaşamını koruma mücadelesi olduğunu söyleyen Gümüş, şu sözlerle seslendi:

“Seferihisar’ın asıl zenginliği lüks marinalardaki tekne sayısı değildir. Bu kentin gerçek zenginliği masmavi denizi, alnı terli balıkçısı, üreticisi ve tarihi dokusudur. Biz bu kıyıları ranta ve ucuz hesaplara teslim etmeyeceğiz. Denizimize, kıyımıza ve çocuklarımızın emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız.”

- REKLAM -

Buluşma, katılımcıların Sığacık’ın geleceğine ilişkin dileklerini dilek ağacına bırakmasıyla son buldu.

Kaynak: BÜLTEN

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.