5 Ağustos 2026, Çarşamba 10:45
30°C İzmir

Soluduğumuz hava sessizce hasta ediyor: Halk sağlığı uzmanı uyardı 

6 Ağustos Dünya Temiz Nefes Günü öncesinde uyarılarda bulunan Halk Sağlığı Uzmanı Şahbaz, hava kirliliğinin akciğer kanserinden KOAH'a, kalp hastalıklarından astıma kadar birçok ciddi sağlık sorununa yol açabileceğini söyledi

  • Oluşturulma:
  • Güncelleme:
  • Kaynak: HABER MERKEZİ
Soluduğumuz hava sessizce hasta ediyor: Halk sağlığı uzmanı uyardı  haberinin görseli
9 dk okuma süresi

SULTAN GÜMÜŞ KAYA – ÖZEL HABER  6 Ağustos Dünya Temiz Nefes Günü yaklaşırken, hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkileri yeniden gündeme geldi. Halk Sağlığı Uzmanı Dr. M. Tuğrul Şahbaz, kirli havanın yalnızca solunum sistemi hastalıklarını değil, akciğer kanseri ve kalp-damar hastalıkları gibi ölümcül rahatsızlıkları da tetiklediğine dikkat çekerek, temiz hava hakkının korunması için fosil yakıt kullanımından sanayi denetimlerine kadar birçok alanda acil adımlar atılması gerektiğini söyledi.

CİDDİ SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLİR 

Temiz hava eksikliğinin bugün halk sağlığını en çok hangi hastalıklar üzerinden tehdit ettiğini anlatan Halk Sağlığı Uzmanı Dr. M. Tuğrul Şahbaz, “Havada asılı bulunan partikül maddeler (PM), Dünya Sağlık Örgütü'ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından akciğer kanserine neden olan etkenler arasında sınıflandırılmıştır. Kükürt dioksit, kükürt oranı yüksek kömür ve fuel-oil yakılması sonucu ortaya çıkar ve hızla oksitlenerek sülfürik aside dönüşür. Asit yağmurlarına da neden olan kükürt dioksit; astım ve akut bronşit gibi kısa sürede ortaya çıkan hastalıklara yol açar. Ayrıca KOAH ve kalp hastalıkları gibi uzun vadede gelişen sağlık sorunlarının oluşmasına da neden olmaktadır. Azot oksitler ise su buharıyla birleşerek tahriş edici özelliğe sahip nitrik aside (kezzap) dönüşür. Kükürt dioksitte olduğu gibi azot oksitler de asit yağmurlarının başlıca nedenleri arasındadır. Bunun yanı sıra astım ve akut bronşite ek olarak göz, deri ve solunum yollarında tahrişe neden olur; nefes darlığı, göğüs ağrısı ve akciğer hasarı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” bilgisini paylaştı. 

NASIL BİR HAVA SOLUDUĞUMU, NEREDEN ÖĞRENEBİLİRİM? 

İzmir'de yaşayan bir vatandaşın, soluduğu havanın sağlığını tehdit edip etmediğini nasıl anlayabileceğini de aktaran Şahbaz, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın resmi internet sitesi ile Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı Portalı üzerinden vatandaşlar yaşadıkları bölgedeki hava kalitesi verilerine ulaşabilir. Harita üzerinden istenilen istasyon seçilerek son haftaya ait saatlik PM10, SO₂, NO ve O₃ değerleri görüntülenebilir. Ayrıca sayfanın alt bölümünde bu değerlerin insan sağlığı açısından taşıdığı risk düzeylerine ilişkin açıklamalar da yer almaktadır. Bunun yanında vatandaşlar, telefonlarına indirecekleri resmi Hava Kalitesi İzleme mobil uygulaması aracılığıyla da hava kalitesini anlık olarak takip edebilir” önerisinde bulundu. 

- REKLAM -

VATANDAŞLARA ÜCRETSİZ KÖMÜR DAĞITILIRKEN… 

Temiz nefes hakkını korumak için yerel yönetimler ve merkezi idarenin öncelikle atması gereken adımları sıralayan Şahbaz, “Hava kirliliğinin önlenmesinde en önemli strateji, yönetimlerin ısınma ve ulaşım politikalarını değiştirmesidir. Kömür ve petrol ürünleri gibi fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını teşvik etmek amacıyla hükümetler çeşitli destek mekanizmaları oluşturabilir. Kurulum maliyetlerinin düşürülmesi, yasal süreçlerin kolaylaştırılması ve vatandaşın ürettiği elektriğin devlet tarafından avantajlı fiyatlarla satın alınması gibi uygulamalar bunlar arasında sayılabilir. Bu teşviklerin uygulandığı ülkelerde konutlarda güneş paneli kullanımının yaygın olmasının temel nedeni de budur. Fosil yakıt kullanımında ise kükürt oranı yüksek, düşük kaliteli ve kaçak kömür kullanımından kaçınılmalıdır. Vatandaşlara ücretsiz kömür dağıtılırken verilen düşük kaliteli yakıtın oluşturduğu sağlık riskleri, sağlanan ekonomik faydayı çoğu zaman ortadan kaldırmaktadır” değerlendirmesinde bulundu. 

HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞU  

Soba ve bacaların her yıl düzenli olarak temizlenmesinin, kalorifer kazanlarının bakım ve onarımlarının yapılmasının hem vatandaşların bilinçlendirilmesi hem de bu hizmetleri sunacak kurumların etkin şekilde çalışmasıyla mümkün olabileceğini belirten Şahbaz, şunları ekledi: “Kalorifer kazanlarının yetkisiz ve eğitimsiz kişiler tarafından kullanılmasına izin verilmemeli; belirlenen saatler dışında yakılmaları engellenmelidir. Mümkün olduğunca bireysel sistemler yerine merkezi ısıtma sistemleri tercih edilmeli, denetimler etkin biçimde yürütülmeli ve kurallara uymayanlara gerekli idari yaptırımlar uygulanmalıdır. Toplu taşımanın yaygınlaştırılması ve kullanımının kolaylaştırılması da yerel yönetimler ile merkezi idarenin ortak sorumluluğudur. Böylece bireysel araç kullanımının azaltılması sağlanabilir. Motorlu araçların düzenli bakımları yapılarak egzoz emisyonlarının düşürülmesi için sıkı denetimler uygulanmalı, kamuya ait araçlar ise çevre dostu teknolojilere dönüştürülmelidir. Kamu kurumları da kendi binalarında yenilenebilir enerji kaynaklarını daha fazla kullanarak topluma örnek olabilir. Kentlerin havasını kirleten sanayi tesislerinin bacalarına etkin filtre sistemlerinin kurulması ve bu filtrelerin düzenli olarak denetlenmesi doğrudan merkezi yönetimin sorumluluğundadır. Mevcut yeşil alanların rant uğruna yok edilmesini önlemek ve yeşil alan miktarını artırmak ise hem merkezi idarenin hem de yerel yönetimlerin görevidir. Ne yazık ki son yıllarda ormanlık alanların sanayi tesisleri, maden sahaları ve yerleşim alanlarına açılmasına yönelik uygulamalar giderek artmaktadır. Vatandaşlar yaşam haklarını korumak için mücadele ederken çoğu zaman devleti yanlarında değil, karşılarında görmektedir. Umuyorum ki önümüzdeki dönemde temiz hava hakkının korunmasının hepimizin ortak sorumluluğu olduğu yönündeki toplumsal bilinç güçlenecektir.” 

BEBEĞİN BÜYÜME VE GELİŞİMİNİ OLUMSUZ ETKİLER 

Son yıllarda depremler ve kentsel dönüşüm çalışmaları nedeniyle artan bina yıkımlarının da çevrede yaşayanlar açısından asbest ve silika tozuna maruz kalma riskini arttırdığını vurgulayan Şahbaz, son olarak “Bu nedenle bina yıkımlarını denetlemekle görevli belediyelerin, süreçlerde asbest söküm uzmanlarının görev almasını zorunlu kılması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca ortaya çıkan asbestli atıkların ormanlık alanlara veya gözden uzak bölgelere gelişigüzel bırakılması engellenmeli, bu konuda etkin denetim yapılmalı ve gerekli cezai işlemler uygulanmalıdır. İnşaat ve hafriyat atıkları ise yerleşim alanlarından uzakta oluşturulmuş uygun sahalarda toplanmalı, geri dönüşüm süreçleri etkin şekilde işletilmeli ve bu süreç yalnızca özel sektörün inisiyatifine bırakılmamalıdır. Kapalı alanlardaki hava kirliliği de sağlığımız açısından en az dış ortam hava kirliliği kadar tehlikelidir. Bunun başlıca nedenleri, çalışma ortamlarında maruz kalınan kirli hava ile sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımıdır. Sigara yalnızca içen kişiye değil, aynı ortamı paylaşan diğer bireylere de ciddi zarar vermektedir. Hamile kadınlar ile eşleri ve yakın çevresi, sigara dumanının anne karnındaki bebeğin büyüme ve gelişimini olumsuz etkilediğini unutmamalıdır. Kamusal alanlarda, restoranlarda ve kafelerde sigara ile diğer tütün ürünlerinin (nargile vb.) kullanımının etkin biçimde denetlenmesi de merkezi yönetimin sorumlulukları arasındadır. Okullarda öğretmenler tarafından bu konuda farkındalık oluşturulmalı; özellikle elektronik sigara gibi yeni nesil tütün ürünlerinin taşıdığı sağlık riskleri gençlere anlatılmalıdır. Sanayi tesislerindeki kapalı ortam hava kalitesinin iyileştirilmesinde işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının önemli sorumlulukları bulunmakla birlikte, asıl görev işyerlerinin teknik denetimlerini gerçekleştiren iş müfettişlerine düşmektedir” mesajını verdi. 

- REKLAM -

 

Kaynak: HABER MERKEZİ

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.