- Sağlık
- 08.01.2026 15:34
Araştırmalar ortaya koyuyor: Zayıflama iğnelerini bırakanlar verdikleri kiloyu hızla geri alıyor
Yeni bir araştırmaya göre zayıflama iğnelerini bırakan kişiler, klasik diyet ve egzersizi bırakanlara kıyasla verdikleri kiloları yaklaşık dört kat daha kısa sürede geri kazanıyor.
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
British Medical Journal’da yayımlanan bir araştırma, fazla kilolu bireylerin zayıflama iğneleri sayesinde vücut ağırlıklarının yaklaşık yüzde 20’sini kaybedebildiğini, ancak tedavi sonlandırıldığında kiloları geri almaya başladıklarını ortaya koydu. Bulgulara göre, iğneler bırakıldıktan sonra kişiler ayda ortalama 0,8 kilogram alıyor ve yaklaşık 18 ay içinde tedavi öncesindeki kilolarına yeniden ulaşıyor.
Çalışmanın yazarlarından biri olan Oxford Üniversitesi’nden Dr. Susan Jebb, bu ürünleri kullananların, tedavi bittikten sonra hızlı kilo artışı yaşanabileceğinin farkında olması gerektiğini belirtti. Jebb, elde edilen sonuçların büyük ölçüde günlük yaşamdan değil, kontrollü klinik denemelerden elde edildiğine de dikkat çekti.
Araştırmacılar, yeni nesil zayıflama iğnelerinin uzun vadeli etkilerinin daha net anlaşılabilmesi için daha kapsamlı ve uzun süreli çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Son analizde, 9 binden fazla hastayı kapsayan 37 ayrı çalışma incelendi ve popüler zayıflama iğneleri; klasik diyet yöntemleri ile zayıflama haplarıyla karşılaştırıldı. Bu çalışmaların yalnızca sekizinde Wegovy ve Mounjaro gibi yeni GLP-1 grubu ilaçların sonuçları değerlendirildi.
İncelenen araştırmalarda, ilaç bırakıldıktan sonraki en uzun takip süresi bir yıl ile sınırlı kaldığı için, kilo geri alımına dair hesaplamalar tahmini veriler üzerinden yapıldı.
Uzmanlara göre diyetle kilo veren kişiler, iğne kullananlara kıyasla daha az kilo kaybediyor; ancak tedavi sonrasında kilo artışı daha yavaş ilerliyor. Diyet yapan bireylerde kilo artışının ortalama ayda 0,1 kilogram civarında olduğu, bu oranın kişisel faktörlere göre değişebildiği ifade ediliyor.

VERİLEN KİLO HIZLA GERİ ALINIYOR
İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS), zayıflama iğnelerini yalnızca birkaç kilo vermek isteyenlere değil; obeziteye bağlı ciddi sağlık sorunları taşıyan fazla kilolu bireylere öneriyor. Bununla birlikte hekimlerin, verilen kilonun korunabilmesi için dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite gibi kalıcı yaşam tarzı değişikliklerini de hastalara tavsiye etmesi bekleniyor.
Birçok kişi, yeniden kilo alma ihtimali nedeniyle bu tedavinin uzun süreli hatta ömür boyu sürdürülmesi gerektiğini savunuyor. İğneleri bırakmayı deneyen bazı kullanıcılar, süreci “Sanki bir düğmeye basılıyor ve aniden yoğun bir açlık hissi başlıyor” sözleriyle anlatıyor.
Bir kadın yaşadıklarını şöyle aktarıyor:
“Zihnimde bir kapı açılmış gibi oldu ve bir ses ‘Hadi her şeyi ye, bunu hak ediyorsun; çok uzun süredir kendini tuttun’ diyordu.”

HORMONLARA KARŞI DUYARLILIK DÜŞÜYOR
Surrey Üniversitesi’nden beslenme uzmanı Dr. Adam Collins, bu ilaçların beyin ve vücut üzerindeki etkilerinin, tedavi bırakıldığında kilo artışının neden daha hızlı yaşandığını açıklayabileceğini belirtiyor. Zayıflama iğneleri, iştahı düzenleyen GLP-1 adlı doğal hormonu taklit ederek etki gösteriyor.
Collins’e göre, uzun süre boyunca normalin çok üzerinde GLP-1 seviyelerinin yapay olarak sağlanması, vücudun kendi GLP-1 üretimini azaltmasına ve bu hormona karşı duyarlılığın düşmesine yol açabiliyor.
“İlaç kullanımı sırasında bu bir sorun teşkil etmiyor; ancak GLP-1 desteği kesildiğinde iştah üzerindeki kontrol ortadan kalkıyor ve aşırı yeme riski ciddi şekilde artıyor,” diyor.
Uzman, ani şekilde yemeyi kontrol etmeye çalışmanın son derece zor olduğunu vurgularken, özellikle sadece ilaca güvenip beslenme alışkanlıklarını ve davranışlarını değiştirmeyen kişilerde bu sürecin çok daha sancılı geçtiğine dikkat çekiyor.
UZUN VADELİ ÇALIŞMA YAPILMASI ŞART
Glasgow Üniversitesi’nden Prof. Dr. Naveed Sattar, zayıflama iğnelerinin kısa sürede belirgin kilo kaybı sağlayarak ilave sağlık kazanımları sunabileceğini ifade ediyor. Sattar’a göre, iki-üç yıl boyunca daha düşük kiloda kalmak; eklemler, kalp ve böbrekler üzerindeki yükü azaltarak oluşabilecek hasarın ilerlemesini yavaşlatabilir. Ancak bu etkinin net biçimde ortaya konabilmesi için daha geniş katılımlı ve uzun vadeli çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu vurguluyor.
Profesör Sattar ayrıca, bu ilaçların üç-dört yıl kesintisiz kullanılması halinde, kişilerin genellikle ulaşabildiklerinden çok daha düşük bir kiloyu koruyabildiğini belirtiyor. Bunun, yalnızca yaşam tarzı değişikliklerine dayanan kilo verme yöntemlerinde sık görülmeyen bir avantaj olduğunu; çünkü bu yöntemlerde pek çok kişinin zamanla verdiği kiloları geri aldığını söylüyor.

İLAÇ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Mounjaro’nun üreticisi Eli Lilly adına konuşan şirket sözcüsü ise kilo verme ilaçlarının tek başına değil; dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve hekim gözetimiyle birlikte kullanılması gerektiğinin altını çiziyor. Sözcü, tedavi sonlandırıldığında kilo artışının yaşanabileceğini ve bunun çoğu zaman irade eksikliğinden değil, obezitenin biyolojik yapısından kaynaklandığını ifade ediyor.
Wegovy’nin üreticisi Novo Nordisk de benzer bir değerlendirmede bulunarak, elde edilen bulguların obezitenin kronik bir hastalık olduğuna işaret ettiğini belirtiyor. Şirket açıklamasında, diyabet ya da hipertansiyon gibi diğer kronik hastalıklarda olduğu gibi, kilo kontrolü ve genel sağlıkta sağlanan iyileşmenin sürdürülebilmesi için uzun süreli ve devam eden tedavinin gerekli olabileceği vurgulanıyor.
Kaynak : HABER MERKEZİ