28 Ekim 2026,Çarşamba 16:00
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri
Üst Reklam (özel)

Diyetisyen Uyardı: Başkasının diyet listesiyle kilo vermeye çalışmayın

Aynı miktarda yemek yiyen kişilerin farklı kilo alıp verebildiğini belirten Diyetisyen Mısra Aydın, kilo kontrolünde besinlerin içeriği, bağırsak sağlığı, kas kütlesi, hormonal durum ve yaşam alışkanlıklarının etkili olduğunu vurguladı

Oluşturulma:
Kaynak: BÜLTEN
Diyetisyen Uyardı: Başkasının diyet listesiyle kilo vermeye çalışmayın haberinin görseli
5 dk okuma süresi

“Arkadaşımla aynı şeyleri tüketiyorum ama o kilo almıyor, ben alıyorum” düşüncesinin beslenme ve metabolizma arasındaki ilişkiyi ortaya koyduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın, benzer beslenme alışkanlıklarına ve porsiyonlara sahip kişilerin kilo değişimlerinin farklı olabileceğine dikkat çekti. Bu durumun, kilo kontrolünün yalnızca tüketilen besin miktarıyla açıklanamayacağını gösterdiğini ifade etti. Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın, “Aynı evde yaşayan, benzer miktarlarda beslenen kişilerin bile kilo değişimlerinin birbirinden çok farklı olduğunu görüyoruz. Peki, gerçekten aynı miktarda yemek yiyen iki kişi neden farklı kilo alabiliyor? Bunun nedeni yalnızca metabolizma hızı mı, yoksa vücudumuzun besinleri değerlendirme biçimi de bu süreçte etkili mi? Vücut, yalnızca alınan kalorileri hesaplayan bir makine değildir. Tüketilen besinlerin içeriği, sindirilme şekli, bağırsak sağlığı, kas kütlesi, hormonal durum ve günlük yaşam alışkanlıkları kilo kontrolünde birlikte rol oynar. Beslenmede genellikle ne kadar kalori alındığına odaklanılıyor ancak tüketilen her besinin vücutta aynı şekilde sindirilip emildiğini düşünmek doğru değil” ifadelerini kullandı.

Diyetisyen Uyardı: Başkasının diyet listesiyle kilo vermeye çalışmayın - Fotoğraf 1

SAĞLIKLI BESLENMEDE YALNIZCA KALORİYE ODAKLANMAYIN

Besinlerin fiziksel yapısının ve işlenme biçiminin enerji kullanımını doğrudan etkilediğini belirten Dyt. Mısra Aydın, “Lif bakımından zengin ve doğal yapısı büyük ölçüde korunmuş bir besin ile yoğun şekilde işlenmiş bir besinin sindirim süreçleri farklı olabilir. Besinlerin öğütülmesi, pişirilmesi, lif içeriği ve fiziksel yapısı, sindirim enzimlerinin besinlere ulaşmasını ve enerjinin kullanılabilir hale gelmesini etkileyebilir. Bununla birlikte iki kişinin aynı miktarda kalori tüketmesi, aynı miktarda enerji harcadıkları anlamına da gelmez. Kas kütlesi, fiziksel aktivite, yaş, genetik özellikler ve hormonal farklılıklar günlük enerji ihtiyacını değiştirebilir. Bu nedenle her zaman yalnızca kalori miktarına değil, beslenmenin bütününe odaklanmak gerekir” dedi.

BAĞIRSAK BAKTERİLERİ BESLENMEYİ NASIL ETKİLİYOR?

Sindirim sisteminde bulunan mikroorganizmaların besinlerden elde edilen enerji üzerinde etkili olduğunu ifade eden Dyt. Mısra Aydın, sözlerine şöyle devam etti: “Bağırsaklarda trilyonlarca mikroorganizma yaşıyor. Bağırsak bakterileri, özellikle kendi sindirim enzimleriyle parçalanamayan bazı liflerin fermente edilmesinde görev alıyor. Bu süreçte ortaya çıkan kısa zincirli yağ asitleri hem bağırsak sağlığına katkıda bulunabiliyor hem de vücut tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabiliyor. Ancak bağırsak bakterileri tek başına kilo aldıran ya da kilo verdiren bir mekanizma değildir. Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller, tam tahıllar ve yağlı tohumlar bağırsak sağlığını destekleyen önemli lif kaynaklarıdır. Bazı lif türleri mide boşalmasını yavaşlatabilir, karbonhidratların emilim hızını etkileyebilir ve kan şekeri kontrolünü destekleyebilir. Örneğin, meyvenin kendisini tüketmek ile yalnızca suyunu içmek aynı etkiyi oluşturmayabilir. Meyvenin doğal yapısında bulunan lif, çiğneme süresi ve sindirim süreci açısından önemli avantajlar sağlar.”

Diyetisyen Uyardı: Başkasının diyet listesiyle kilo vermeye çalışmayın - Fotoğraf 2

SAĞLIKLI KİLO KONTROLÜNÜN ANAHTARI DOĞRU ALIŞKANLIKLAR

Beslenme programlarının kişiye özel olarak planlanması gerektiğinin altını çizen Dyt. Mısra Aydın, şöyle konuştu: “Bir kişide başarılı olan beslenme programının başka bir kişide aynı sonucu vermemesinin birçok nedeni olabilir. Genetik özellikler, kas kütlesi, fiziksel aktivite, uyku düzeni ve toplam enerji dengesi en az mikrobiyota kadar önemlidir. Bağırsak sağlığını desteklemek için her zaman pahalı takviyelere, özel ürünlere veya popüler diyetlere ihtiyaç yoktur. Çoğu zaman mutfağınızda bulunan sebzeler, meyveler, yoğurt, kurubaklagiller ve tam tahıllar dengeli beslenmenin temelini oluşturur. Unutulmamalı, sağlıklı beslenme yalnızca daha az yemek ya da sürekli kalori hesaplamak değildir. Önemli olan vücudun ihtiyaçlarını tanımak, besin kalitesini artırmak ve sürdürülebilir alışkanlıklar kazanmaktır. Sağlıklı kilo kontrolünün temelinde mucize diyetler değil, bilimsel temellere dayanan ve kişinin yaşamına uyum sağlayan beslenme alışkanlıkları vardır.”

REKLAM

Kaynak: BÜLTEN

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.