Kontrolsüz bilgi akışı kaygıyı artırıyor

Sanal medya ve yapay zekâ tabanlı uygulamalarda karşılaşılan yanlış ve aşırı bilgi, kaygıyı azaltmak yerine artırıyor. Klinik Psikolog Elif Pehlivan, dijital çağda kontrolsüz bilgi akışının özellikle kaygıya yatkın bireylerde belirsizlik duygusunu derinleştirdiğine dikkat çekiyor.

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak : DHA
Kontrolsüz bilgi akışı kaygıyı artırıyor haberinin görseli

Kaygı, insanı tehlikelere karşı koruyan doğal bir mekanizma olsa da dijital çağda kontrolsüz bilgi akışı bu sistemi olumsuz etkileyebiliyor. Klinik Psikolog Elif Pehlivan, özellikle sanal medya ve yapay zekâ tabanlı uygulamalarda karşılaşılan yanlış ve aşırı bilginin belirsizlik duygusunu artırarak kaygıyı beslediğine dikkat çekti. Pehlivan, birkaç internet aramasının bile rahatlatmak yerine zihni bir çıkmaza sürükleyebildiğini vurguladı.

PSİKOLOG

“KİŞİ GERÇEK TEHLİKE GİBİ ALGILIYOR”

Kaygının temel işlevinin kişiyi korumak olduğunu söyleyen Klinik Psikolog Elif Pehlivan, sözlerine şu ifadelerle başladı: “Kaygı, belirsizliğe ve olası tehlikelere karşı bizi uyanık tutan bir alarm sistemidir. Ancak zaman zaman gerçek tehlike ile ihtimali ayırt etmekte zorlanır ve ihtimalleri de gerçekmiş gibi algılayabilir. Özellikle kaygıya yatkın bireylerin ve hastalık kaygısı yaşayan kişilerin internette yaptıkları araştırmaların durumu daha da zorlaştırıyor. Kişi bedeninde hissettiği en ufak bir belirtide ya da aklına düşen bir şüphede sosyal medyaya veya yapay zekaya yöneldiğinde karşısına sayısız olasılık çıkıyor. Zaten alarmda olan zihin, bu ihtimallerin hepsini gerçek tehlike gibi algılayabiliyor.”

"DÜŞÜNCE BİÇİMİ ELE ALINMALI"

Bilgi arayışının her zaman rahatlatıcı olmadığına dikkat çeken Psikolog Pehlivan, “Düz mantıkla araştırmak belirsizliği azaltıyor gibi düşünülür. Ancak kaygı söz konusu olduğunda, karşılaşılan çok sayıda ihtimal belirsizliği artırıyor ve alarm sistemini daha da tetikliyor. Yoğun kaygı yaşayan kişilerde düşünme biçimini de değişiyor. Bu noktada yalnızca bilgi akışını kısıtlamak yeterli olmaz. Kişinin düşünce ve davranış biçiminin yeniden ele alınması gerekir. Psikoterapi bu sürecin en önemli basamaklarından biridir” ifadelerini kullandı.

“PSİKOTERAPİ SÜRECİ EN SAĞLIKLI YAKLAŞIM”

Psikolog Pehlivan, kaygı yaşayan bireylerin çoğu zaman ciddi bir fiziksel hastalığa sahip olduklarını düşündüklerini belirterek, bunun genellikle psikolojik bir döngüden kaynaklandığını ifade etti. Pehlivan, olası bir bedensel rahatsızlığın göz ardı edilmemesi için öncelikle uzman hekimlere başvurulması gerektiğini vurguladı. Yapılan tetkiklerin normal çıkması durumunda ise hekimin verdiği bilgilere güvenilerek psikoterapi sürecinin sürdürülmesinin en sağlıklı yaklaşım olduğunu söyledi.

Kaynak : DHA

Okumaya Devam Et

Aşağı kaydırmaya devam edebilir veya ilgi alanınıza göre seçim yapabilirsiniz.