24 Temmuz 2026, Cuma 17:46
31°C İzmir

Kulak ağrısıyla başlayan sinsi hastalığı yendi: 24 yıldır kanserden uzak şifalı bir yaşam sürüyor!

Geçmeyen kulak ağrısı nedeniyle başvurduğu hastanede 2. evre geniz kanseri olduğunu öğrenen 24 yaşındaki Emel Karaca, doğru planlanan tedavi ve yüksek moral sayesinde 24 yıldır hastalıksız bir yaşam sürüyor. Tümörün şah damarına yakınlığı nedeniyle ameliyat edilemeyen, ancak 2 aylık yoğun radyoterapi ile kanseri tamamen yenen Karaca, tedavi sonrasında sağlıklı bir çocuk daha dünyaya getirdi.

  • Oluşturulma:
  • Kaynak: BÜLTEN
Kulak ağrısıyla başlayan sinsi hastalığı yendi: 24 yıldır kanserden uzak şifalı bir yaşam sürüyor! haberinin görseli
5 dk okuma süresi

Kulak ağrısı ve kulakta dolgunluk hissi gibi ilk etapta rutin üst solunum yolu rahatsızlıklarıyla karıştırılabilecek belirtilerle doktora başvuran Emel Karaca, yapılan detaylı kamera incelemesi ve patoloji tetkikleri sonucunda 2. evre nazofarenks (geniz) kanseri tanısı aldı. 24 yıl önce henüz 24 yaşındayken bu tanıyı alan Karaca için zaman kaybetmeden radyoterapi sürecine geçildi. Tümörün şah damarına yakın konumlanması sebebiyle cerrahi müdahalenin uygulanamadığı bu zorlu dönemde, 2 ay süren yoğun bir ışın tedavisi gerçekleştirildi. Tedavi döneminde yutkunma güçlüğü, ağız kuruluğu ve belirgin kilo kaybı gibi zorlu yan etkilerle karşılaşan Emel Karaca, hekiminin verdiği manevi ve tıbbi destek sayesinde mücadeleyi bırakmadı. Altı aylık radyoterapinin ardından yapılan kontrollerde tümörün tamamen temizlendiği müjdesini alan Karaca, doktorunun rehberliğinde geçen 5 yıllık yakın takibin ardından sağlıklı bir şekilde ikinci çocuğunu da kucağına aldı. Çenesinde ve ses tellerinde oluşan geç dönem etkilerine rağmen hayata sıkı sıkıya tutunan Emel Karaca, doğru hekim yönlendirmesi ve yüksek moral ile kanserin üstesinden gelindiğini kendi yaşam tecrübesiyle kanıtladı. Süreci başından sonuna kadar yöneten Medicana Sağlık Grubu Radyasyon Onkolojisi Bölümü'nden Uzm. Dr. Çimen Akçay, gelişen radyoterapi teknolojileri sayesinde artık sağlıklı dokuların çok daha iyi korunduğunu ve kanserde kalıcı şifanın mümkün olduğunu vurguladı.

"ESKİ TEKNOLOJİLERE RAĞMEN KALICI KONTROL SAĞLADIK"

Geniz kanseri tedavisinde son 20-25 yılda yaşanan teknolojik dönüşümün hastaların yaşam kalitesine doğrudan yansıdığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Çimen Akçay, şu bilgileri verdi: “Emel Hanım’ın tedavisini yaklaşık 24 yıl önce gerçekleştirdik. O dönemde bugün kullandığımız IMRT, VMAT ya da görüntü kılavuzlu radyoterapi gibi ileri teknolojiler henüz rutin kullanımda değildi. Tedaviler ağırlıklı olarak iki boyutlu ve konformal tekniklerle planlanıyordu. Nazofarenks kanseri anatomik olarak çok karmaşık bir bölgede yer aldığı için tümörü kontrol edebilmek amacıyla geniş alanlara yüksek doz radyasyon vermek gerekiyordu. Bu nedenle tükürük bezleri, çene eklemi ve ağız çevresindeki normal dokular bugünkü kadar etkin korunamıyordu. Buna rağmen o dönemin şartlarında uygulanan tedaviyle hastada kalıcı hastalık kontrolü sağlanmış olması son derece sevindirici bir sonuçtur" Günümüzün gelişmiş tıbbi imkânlarına da değinen Medicana Sağlık Grubu Radyasyon Onkolojisi Bölümü'nden Uzm. Dr. Çimen Akçay, şöyle devam etti: “Bugün Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi (IMRT) ve görüntü kılavuzlu sistemler sayesinde tümöre gereken yüksek dozu verirken çevredeki sağlıklı dokuları çok daha başarılı şekilde koruyabiliyoruz. Tükürük bezleri ve çiğneme kasları korunduğu için kalıcı ağız kuruluğu ile çene kısıtlılığı gibi komplikasyonlarla artık çok daha seyrek karşılaşıyoruz."

ERKEN TANI VE GÜÇLÜ HEKİM-HASTA İLETİŞİMİ ŞİFANIN ANAHTARI

Kanserle mücadelede düzenli takibin ve hasta-hekim iletişiminin hayati bir rol üstlendiğini vurgulayan Medicana Sağlık Grubu Radyasyon Onkolojisi Bölümü'nden Uzm. Dr. Çimen Akçay, şu değerlendirmelerde bulundu: “Nazofarenks kanserinde nükslerin büyük bölümü ilk 2 ila 5 yıl içerisinde görülür. Aradan 24 yıl geçmiş ve hastalık tekrar etmemişse bunun çok güçlü bir şekilde kalıcı hastalık kontrolünü gösterdiğini söyleyebiliriz. Ancak bu kadar uzun süre hastalıksız yaşayan bir hastada kanserin tekrar ortaya çıkma olasılığı son derece düşük olsa da tedavinin geç dönem etkilerinin takibi önem kazanır.” Günümüzde pek çok kanser türünde tam şifanın mümkün olabileceğini ifade eden Medicana Sağlık Grubu Radyasyon Onkolojisi Bölümü'nden Uzm. Dr. Çimen Akçay, sözlerini şöyle tamamladı: “Kanser tedavisinde kararlar mutlaka multidisipliner tümör konseylerinde ve hastaya özel olarak verilmelidir. Tedavi sürecinde hastaların tedavilerini aksatmaması, dengeli beslenmesi, bol sıvı tüketmesi, sigara ve alkolden uzak durması, ağız ve diş bakımına özen göstermesi kritik önem taşır. Emel Hanım’ın hikâyesi, kanser tedavisinin doğru planlandığında ve hastayla hekim arasındaki iletişim güçlü olduğunda uzun yıllar süren sağlıklı bir yaşamın mümkün olduğunu gösteren çok değerli bir örnektir.”

Kaynak: BÜLTEN

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.