22 Temmuz 2026, Çarşamba 17:24
39°C İzmir

Uzmanından Uyarı: “Moda burunlar revizyon ameliyatına yol açabilir”

Medicana Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, burun estetiğinde geçici trendlere göre yapılan işlemlerin ilerleyen dönemde revizyon ihtiyacını artırabileceğini belirtti

  • Oluşturulma:
  • Kaynak: BÜLTEN
Uzmanından Uyarı: “Moda burunlar revizyon ameliyatına yol açabilir” haberinin görseli
6 dk okuma süresi

Daha önce burun estetiği geçirmiş ancak zaman içinde oluşan sorunlar nedeniyle yeniden operasyona ihtiyaç duyan hastalara revizyon rinoplasti uygulandığını belirten Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, özellikle “moda burun” olarak tanımlanan uygulamalar sonrasında revizyon taleplerinin arttığına dikkat çekti.

Burun estetiğinde yüzle uyumlu, doğal görünümlü ve fonksiyonel sonuçların önem taşıdığını vurgulayan Şanal, “Modası geçecek işleri yapmamak lazım; burnunuzu her seferinde değiştiremezsiniz. En doğru sonuç, yüzünüzle uyumlu ve rahat nefes alabilen bir burun elde etmektir” dedi.

Modern dünyanın ve dijital çağın etkisiyle estetik algısı hızla değişirken, burun estetiği de bu değişimden payını en çok alan cerrahi işlemlerin başında geliyor. Sosyal medyada popülerleşen ‘fındık’, ‘prenses’ ya da dönemin trendlerine göre şekillenen ‘moda burunlar’ ilk etapta cazip görünse de, uzun vadede hem fonksiyonel kayıplara hem de ciddi estetik çöküşlere zemin hazırlayabiliyor. Geçici akımların peşinden gidilerek yapılan bu müdahalelerin birçok hastayı ikinci, hatta üçüncü kez ameliyat masasına yatırdığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, burun estetiğinde önceliğin hastanın yüzü ile uyumlu, nefes alabilen ve de doğal bir görünüm elde etmek olduğunu belirtti.

medicana

- REKLAM -

REVİZYON AMELİYATLARINDA BURUN İÇİN DESTEK KABURGADAN GELİYOR

Daha önce burun ameliyatı geçirmiş hastalarda nefes alamama, eğrilik, çökme veya beklentilerden farklı bir sonucun ortaya çıkması gibi nedenlerle revizyon ameliyatlarına ihtiyaç duyulabiliyor. Bu tür ikinci veya üçüncü cerrahilerde en sık karşılaşılan sorunların başında ise doku yetersizliği ve doku yapışıklıkları geliyor. İlk ameliyatta burun ortasındaki septum denilen kıkırdağın genellikle kullanılmış olduğunu belirten Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, sonraki müdahalelerde burnu şekillendirmek için hastanın başka bir yerinden kıkırdak alınması gerekebileceğini ifade etti. Sınırlı gölgelendirmeler için kulak kepçesinin kullanılabileceğini aktaran Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, güçlü bir desteğe ihtiyaç duyulan burunlarda en iyi sonucun kaburgadan elde edildiğini söyledi. Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, “Revizyon ameliyatlarında güçlü bir sonuç alınması için genellikle hastanın kaburgasının kıkırdağından doku elde edilerek ameliyatlar yapılabiliyor” diye konuştu. İlk ameliyatın ardından ihtiyaç duyulması halinde yapılması planlanan revizyon rinoplasti için de zamanlamanın önemli olduğunu aktaran Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, ikinci bir cerrahiyi yapmak için en erken 6 ay geçmesi gerektiğini fakat optimum fayda için 1 yıldan önce ameliyat yapılmamasında yarar olduğunu belirtti.

HEDEF GÖZ TEMASINI BOZMAYAN TASARIMLAR OLMALI

Burun estetiğinde amacın hem estetik hem de fonksiyonel olarak hedefi 12’den vurmak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, son dönemde popüler olan ve kişiye özgünlüğü kaybettiren geçici akımlara karşı uyardı. Ameliyatların modaya göre şekillendirilmemesi gerektiğini savunan Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, “Modası geçecek olan işleri yapmamak lazım. Burnunuzu her seferinde değiştiremezsiniz. Mağazalarda zamansız ürünler diye kategoriler vardır. Burun zamansız olmalı” dedi. Zamansız bir burnun ancak yüzle uyumlu, doğal görünümlü ve sağlıklı nefes alabilen bir yapıyla mümkün olabileceğini belirten Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal; prenses veya fındık burun olarak adlandırılan tüm popüler yaklaşımlarda burnun fonksiyonunu kaybedebileceğini söyledi. Herkes gibi olunduğunda yapılan işlemin kişiye özgü ve estetik olmaktan çıktığını dile getiren Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, “Burun estetiğindeki amaç hastanın yüzüyle uyumlu olması ve hastanın burnunun nefes alması ve de hastanın burnunun estetik olduğunun belli olmamasıdır. Sosyal iletişimde kişinin dikkatini gözlerinden alıp burnuna çevirmemesi gerekir. Çünkü iletişimde en önemli şey göz temasıdır. Konuşurken göz göze gelmek lazım. Burnu incelemem gerekmemeli” mesajını verdi.

RİNOPLASTİ DÜŞÜNÜYORSANIZ DOLGU YAPTIRMAYIN

Son yıllarda cerrahisiz bir alternatif olarak sıkça tercih edilen burun dolgularına da değinen Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, ameliyat planlayan hastaları uyardı. Dolgunun burun dokusunun kalitesini ciddi şekilde bozduğunu ve bağ dokusunda büyük hasarlar yaratabildiğini aktaran Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, dolgulu burunları ameliyat etmeden önce o dolgunun mutlaka erimesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Serap Köybaşı Şanal, sözlerini şöyle noktaladı: “Daha sonra burun ameliyatı olurum, şimdi kısaca burun dolgusu ile işi çözeyim yaklaşımı cerrahi süreci zorlaştırabiliyor. Ayrıca burun dolguları bazı komplikasyonlara neden olabiliyor. Görme kaybı, burunda nekroz gelişmesi gibi... Öte yandan dolgu yapılmış olan burunları ameliyat etmek de zorlaşabiliyor. Çünkü doku kalitesini düşürebiliyor. Rinoplasti düşünüyorsanız burnunuza dolgu yaptırmayın.”

Kaynak: BÜLTEN

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.