MERVE AĞRIÇ - İzmir siyasetinde son dönemde yaşanan parti değişiklikleri, belediye başkanlarının seçmen iradesine karşı sorumluluğu ve muhalefetin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın CHP’den istifa ederek bir süre bağımsız kaldıktan sonra AK Parti’ye geçmesiyle hareketlenen süreçte, Çiğli, Foça ve Menderes belediyelerinde yaşanan parti değişiklikleri de siyasi dengeler açısından dikkat çekti. Başka belediye başkanlarının da parti değiştirebileceğine yönelik iddialar konuşulurken, yaşanan gelişmelerin yerel yönetimlere ve seçmen tercihlerine nasıl yansıyacağı merak konusu oldu.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Siyasi Tarih Uzmanı Prof. Dr. Engin Berber, belediye başkanlarının seçildikleri partiden ayrılarak başka bir partiye geçmesini etik açıdan doğru bulmadığını belirterek, seçmen iradesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. CHP’deki mutlak butlan tartışmaları, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkan seçilmesi ihtimali ve CHP ile YENİ Parti arasındaki ayrışmayı da değerlendiren Berber, muhalefetin ortak bir yol bulamaması halinde seçimlerde ciddi kayıplar yaşayabileceği uyarısında bulundu. İzmir’de seçmen tercihlerinin belirli bir siyasi çizgiyle sınırlı olmadığını ifade eden Berber, “İzmir kimsenin kalesi değil, kaybedilebilir” dedi.

“MUHALEFET BELEDİYE BAŞKANLARININ İŞİ ZOR”
Belediye başkanlarının seçildikleri partiden ayrılarak başka bir partiye geçmesini etik bulmadığını belirten Berber, “Muhalif belediyelere karşı iktidarın sürekli müdahale ettiğini görüyoruz. Bu nedenle muhalefet belediye başkanlarının işi gerçekten zor. Ama seçilen başkanların da kendisini seçenlere karşı sorumluluğu var. Başka partiye geçmek çok da etik değil; çünkü seçmen tercihini ondan yana kullanmış. Parti değiştirerek seçmenin iradesi boşa çıkarılmış oluyor” diye konuştu.Hizmet üretmekte zorlanan belediye başkanlarının seçmene karşı dürüst olması gerektiğini savunan Berber, “Eğer hizmet yapamıyorsanız istifa edersiniz. Seçilmiş bir belediye başkanı, seçmen iradesine sırtını dönerek iktidar partisine mi gitmeli? Yoksa seçmenlerine dürüstçe açıklama yapıp görevi bırakmalı? Bu kadar basit” ifadelerini kullandı.

“İZMİR KİMSENİN KALESİ DEĞİL”
CHP’deki mutlak butlan tartışmaları ve CHP ile YENİ Parti arasındaki ayrışmaya değinen Berber, İzmir seçmeninin yalnızca sosyal demokrat kimlikle değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. İzmirlinin özgürlüğüne önem veren ve düşüncelerinin dikkate alınmasını isteyen bir seçmen kitlesine sahip olduğunu belirten Berber, “İzmir'in hep sosyal demokrat bir seçmen kitlesine sahip olduğu söyleniyor. İzmir'in aslında sosyal demokrat değil, demokrat bir seçmen kitlesine sahip olduğunu düşünüyorum. İzmir kimsenin kalesi değildir, kaybedilebilir. Rahmetli Burhan Özfatura iki dönem başkanlık yaptı. İzmirli, sağ siyasette olmasını hiç önemsemedi. O dönem seçmen İzmir'de hizmet edeceğini düşündüğü için Burhan Bey'i seçti” dedi.

“ORTAK YOL BULUNMAZSA MUHALEFET İÇİN FELAKET OLACAK”
Önümüzdeki genel ve yerel seçimlerde muhalefetin ortak bir yol bulmasının önemine dikkat çeken Berber, “Butlan CHP'si ile YENİ Parti arasında bir iş birliği yolu veya formülü bulunamazsa, önümüzdeki genel ve yerel seçimlerin İzmir özelini bilemem ama Türkiye genelinde muhalefet için bir felaket olacağını düşünüyorum. Hiçbir başarı şansı görmüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in İzmir'de belirlediği adayları da eleştiren Berber, bazı aday tercihlerinin isabetli olmadığını savunarak, “Gözünü kapatarak, seçmeni dinlemeyerek, hatta partide vaktiyle önemli görevler almış insanları yok sayarak bu işler olmaz” ifadelerini kullandı.



0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın