Sayfa Yükleniyor...
İstanbulda batırdı, İzmirde başardı
Hiçbir girişimcilik tecrübesi bulunmayan, birazını kendi biriktirdiği ve birazı da babasından kalan parayı yatırıma dönüştürerek İstanbulda bir hostel açıp kendi deyimiyle 100 bin lirayı batıran 31 yaşındaki Perçin İmrek, ikinci denemesinde In House İzmir Hosteli açarak başarılı oldu
E. ÇAĞLA GENİŞ
31 yaşındaki genç girişimci Perçin İmrek, bir kısmını kendi biriktirdiği bir kısmının ise vefat eden babasından kalan para ile İstanbulda bir hostele ortak oldu. Hiçbir tecrübesi bulunmayan İmrek, ortaklık için koyduğu paranın iki katını bu işte kaybetti. Denemekten ve başarısız olmaktan asla korkmayan İmrek, daha sonra İzmirde In House Hosteli açtı ve başarılı oldu. Girişimcilik yolunda edindiği tecrübeleri insanlarla paylaştığı bir eğitim programı geliştiren İmrek, şimdilerde bu eğitime gelen insanlara kendi deyimiyle nasıl batırdığını anlatarak onlara yol gösteriyor. Aynı zamanda Girişimcilik Hikayeleri adını verdiği bir kitap çıkaran İmrek, fırsat buldukça ise dünyayı geziyor. Başarısızlıklarını bir başarı öyküsüne dönüştüren hikayenin kahramanı olan İmrek, genç girişimci adaylara şu tavsiyelerde bulundu: Sizi ne mutlu ediyorsa onu mutlaka yapın. Başkasının hayatını yaşamayın. İstediğin zaman yapamayacağın şey yoktur. Başarısızlıktan korkmayın. Mutlaka başarısızlık oluyor. Bu hayatın ritmi.
20 ÜLKEDE EĞİTİMLERE KATILDI
Çanakkalede İngiliz Dili ve Edebiyatı okuduktan sonra Belçikada yüksek lisans yapan Perçin İmrek, Avrupa Öğrenci Topluluğundan (AEGEE), düzenlenen bir etkinlik sayesinde haberdar oldu ve topluluğu biraz tanıdıktan sonra organizasyonlarda aktif bir şekilde bulunmaya başladı. 2005 yılında girdiği Avrupa Öğrenci Topluluğunda on sene aktif bir şekilde çalışan İmrek, üniversiteden mezun olduktan sonra katıldığı bir organizasyonun ardından 2008-2009 döneminde Belçikada ana merkezde proje direktörü olarak görev aldı. İmrek, üniversite yıllarında yaklaşık 20 ülkede farklı eğitimlere katılımcı, sonrasında da asistan eğitmen olarak katıldı.
İZMİRDE BAŞARIYI YAKALADI
Yüksek lisansı sona erdikten sonra askerlik görevini Adana İncirlik üssünde yapan İmrek, askerliği sürecinde Fransanın Strasbourg kentinde Model European Union adlı simülasyona oturum başkanı olarak seçilerek hem askerliği süresince yurtdışına çıkan nadir askerlerden biri, hem de böyle önemli bir pozisyona atanan ilk Türk oldu. Askerlik sürecinden sonra 3 aylık bir dünya turuna çıkan İmrek, dönüşünde özel bir şirkette operasyon koordinatörlüğü yaptı. Kurumsal hayatı kendine uygun bulmayan İmrek, profesyonel olarak girişimcilik ve eğitmenlik alanında çalışmalar yapmaya başladı. İstanbulda bir hostel açıp kendi deyimiyle batıran İmrek, ikinci hostel denemesinde In House İzmir Hosteli açarak başarılı oldu.
PES EDERSEN BİR ŞEY OLMUYOR
Bir yandan İzmirin Alsancak semtinde bulunan hostelin işlerini yürüten diğer yandan ise eğitmenlik mesleğini sürdüren İmrek, fırsat buldukça da dünyayı geziyor. İmrek, kurumsal işinden ayrıldıktan sonra girişimcilik üzerine yaptıklarını ise şöyle anlatıyor: Kurumsal işimden ayrıldıktan sonra ne yapmak istiyorum diye düşündüğümde aklıma gelen iki şey oldu. Girişimcilik ve eğitmenlik... Eğitmenliği zaten uzun zamandır yapıyordum. Bu alanda nasıl profesyonel olurum diye düşünürken bir yandan da kendime maddi geliri nasıl sağlarım diyerek girişimci oldum. İki üç sene önce girişimcilik bilgili olduğum bir konu değildi. Seyahat ve girişimciliği birleştirerek hostel açmaya karar verdim. Hostel, konsept olarak ucuz kaçan fazla bütçesi olmayan sırt çantalı gezginlerin vakit geçirdiği yerler. Gelen insanlar benzer kafa yapılarında olduğu için keyifli vakit geçirirsin. İstanbulda bir hostele ortak oldum.
İLK İŞİNDE 100 BİN KAYBETTİ
Girişimciliğe ilk olarak İstanbulda bir hostele ortak olarak adım atan İmrek, bu işte yaklaşık 100 bin lira kaybetti. Yaşadığı bu olaydan büyük tecrübe edindiğini belirten İmrek, Bir sene içerisinde İstanbuldaki hosteli kapattık. İlk işimden 100 bin lira para kaybettim. Çünkü sıfır ticari tecrübe ile girdim. Aslında kazanılan tecrübeye nazaran iyi bir para. Çünkü ondan sonra eğitim ve girişimcilik alanında güzel şeyler olmaya başladı. Şuan iyi ki kaybetmişim diyebiliyorum. Yeterince araştırma yapsam kaybetmeyecektim ama demek ki kaybedip bunu öğrenmem gerekiyormuş. Başarısız olduğunda o başarısızlıktan öğrendiklerinle yoluna devam etmen çok önemli. Bir kere başarısız olup pes edersen hiçbir şey olmuyor. Onlarca kez başarısız olmayı göze alıp devam ettiğinde aslında başarılı oluyorsun. Şimdiki ortağım İzmirli. Uzun zamandır yakın arkadaşım olan Tayfun, İstanbuldaki hostelimizin bir partisine gelmişti. Konsepti çok beğendi ve Biz bunu İzmirde mutlaka yapalım dedi. Tayfun hemen İzmirde bir bina buldu. Hemen kiraladık ve hosteli açtık. Hem Tayfunun İzmirde yaşıyor olması hem de benim bu alanda biraz daha tecrübelenmiş olmam güzel bir ortaklık oluşturdu. Başlar başlamaz hemen İzmirdeki en iyi hostel oldu. Başarısız olmadan bir şey öğrenemiyorsun. İlk tecrübede ben çok mide ağrısı geçirdim stresten ötürü. Artık bu psikolojik unsurlarıyla nasıl başa çıkılacağını da daha iyi biliyorum. Değiştirebileceğin şeyleri yapacak bir şey yok diye devam etmek değiştiremeyeceğin şeyleri elinden geleni yapıp tevekkül yapmak önemli diye düşünüyorum diye konuştu.
HAYALİ DÜNYAYA AÇILMAK
Bu süreçte girişimcilikten öğrendiklerini Girişimcilik Hikayeleri isimli bir eğitimde toplayan İmrek, halka açık, sınıf ve kurumsal eğitimler düzenliyor. Yani kendi edindiği deneyim ve tecrübeleri başka girişimci adaylara aktarıyor. Bunun dışında Hitabet, Seyahat, Jenerasyonel Sistem, Expat, Topluluk Önünde Konuşma ve Stres Yönetimi gibi konularda da eğitimler organize eden ediyor. 2016 yılında Girişimcilik Hikayeleri adını verdiği bir de kitap çıkaran İmrek, hem ulusal hem de uluslararası alanda eğitim çalışmalarına devam ediyor. İmrekin hayali eğitim firması ve projeleri ile ülkesini ve dünyasını biraz daha güzel bir yer haline getirebilmek. İmrek, Girişimcilik Hikayelerinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: İstanbulda işimiz battığında Fuck Up Nights diye bir gece var orada başarısız girişimciler başarısızlıklarından bahsediyorlar. Ben de oraya katılımcı olarak gitmiştim. Sonra bu organizasyonu kendimiz düzenleyemeye başladık. İlk etkinliğimize 50 kişi geldi ve sayı giderek arttı. Şimdiye kadar 30 kadar etkinlik yaptık. Başka şehirlerde ve yurtdışında da yaptık. Kısa zamanda insanların çok fazla ilgi gösterdiği bir etkinlik serisine dönüştü.
YAPAMAYACAĞIM DÜŞÜNCESİ VAR
Başarısız olmaktan asla korkmayan ve kendisini mutlu eden şeyleri denemekten asla çekinmeyen İmrek, Ben her zaman okul dışında bir şey yapmak istiyordum bu farkındalığa sahip olmak en önemli şeylerden biri. Bahsettiğimiz farkındalık tanıştığın biriyle ya da izlediğin bir filmle de oluşabilir. Bizim milletimizde en büyük sıkıntı özgüven eksikliği. Herkesin bilinçaltında yapamayacağım düşüncesi var. Olumsuz varsayımları, risk almaktan korkmaları, konforlu alanlarından uzaklaşmak istememeleri en büyük sorunlardan. Altyapı eksikliği de var tabii ama bu bir bahane değil. Sonuçta Pakistanda sıfır altyapı ile Nobel ödülünü alan Malala varsa herkes bunu başarabilir aslında. Bizim şartlarımız bir New York olmasa da kötü değil kesinlikle. Yani en büyük sıkıntımız bilinçaltımızda. İnsanlar farkında olmasa bile içte içe yapamayacağını düşünerek risk almak istemiyor. Risk derken, o da ölçülü olmalı. Belli şeylerin planını, programını yapmak gerekiyor. Başarısız olsan bile o başarısızlıklar seni başarıya götürecek şeyler. Yaşadığın başarısızlıklar sonrasında insanlara örnek olabiliyorsun, hikayeni anlatabiliyorsun dedi.
İLK DENEYİMİNİ ANLATTI
Girişimcilik maceralarını, Girişimcilik Hikayeleri adını verdiği bir kitapta toplayan İmrek, Bu kitapta kurumsal hayatın beni nasıl hayal kırıklığına uğrattığından, ilk girişimci olmayı hayal ettiğim güne, girişimciliğe adım attığım zamana, benim için büyük paralar kaybettiğim birkaç ay öncesinden, edindiğim tecrübelerle nasıl toparlanmaya başladığıma, girişimciliğin kişisel olarak bana olan etkilerinden gelecek planlarıma kadar her şeyi anlattım. Her girişimci ilk başta başaramadı. Başaranlar, onlarca başarısızlıktan sonra hala inatla devam edenler oldu. Girişimciliğin kesin formülü olmasa da temel kuralları uygulamak, yeterince araştırma yapmak ve yapacağınız girişimin esaslarını bilmek sizi kilometrelerce öne taşır ve unutmayın, girişimcilik lunaparklardaki hız trenleri (roller coaster) gibidir. Bu trene bir yere varmak için değil, trende olduğunuz sürece yaşayacağınız heyecan için binersiniz. Kitapla ilgili güzel geri bildirimler alıyorum. Nisanda bir seyahat kitabım çıkacak ifadelerini kullandı.
VAKİT BULDUKÇA DÜNYAYI GEZİYOR
Girişimciliğinin yanı sıra tam bir gezgin olan İmrek, vakit buldukça dünyayı gezmeye devam ediyor. Şimdiye kadar çok sayıda ülke gezen İmrek, gittiği yerlerde edindiği tecrübeleri şöyle anlattı: Tüm bu seyahatler bana tecrübeye değer vermeyi ve önyargılı olmamayı öğretti. Kişinin kendi edindiği tecrübelerin her şeyden değerli olduğunu öğretti. Bankada 1 milyon doların olabilir ama o para bir günde gidebilir. Tecrübeye değer vermek bu yüzden çok önemli. Aileni kaybedebilirsin veya paran gidebiliyor ama tecrübeli olduğun ve kendini geliştirdiğin sürece her zaman sıfırdan başlayabilirsin. Dünyanın iki farklı ucundaki insanların ne kadar benzer olduğuna şaşırıyorsun. Bunların dışında tevekkülü öğretti. Bir şeyi değiştirmek için elimden geleni yapmam gerektiğini ama değiştiremediğim yerleri kabullenmem gerektiğini öğretti. Anda olmayı öğretti. Yaşadığımız anlar bir daha olmayabilir bu yüzden tadını çıkarmak gerekiyor. Bir seyahate gidip hayatın değişmiyor ama o süreçte bunları öğreniyorsun.
BAŞARISIZLIKTAN KORKMAYIN
Başarısızlıklarını bir başarı öyküsüne dönüştürmeyi başaran İmrek, girişimci adaylarına şu tavsiyelerde bulundu: Sizi ne mutlu ediyorsa onu mutlaka yapın. Kimsenin size ne yapacağınızı öğretmesine izin vermeyin. Başkasının hayatını yaşamayın. Çünkü başkasının hayatını yaşayan mutlaka mutsuz oluyor. Biri sana doktor ol dedi ve başarılı bir doktor oldun ama o senin istediğin şey değilse yine mutsuz oluyorsun. 1 sene boyunca dünyayı gezerek kitap okumak seni mutlu ediyorsa onu yap. Bahanelerin arkasına sığınma. İstediğin her şeyi başarabilirsin. Oxford Üniversitesinde ders verdim. Baktığında çok sürreal bir şey gibi geliyor. Ama altını doldurunca çok kolay oluyor. İstediğin zaman yapamayacağın şey yoktur. Pes etmeden çalışmak gerekiyor. Başarısızlıktan korkmayın. Mutlaka başarısızlık oluyor. Bu hayatın ritmi. Ritim düze döndüğünde nasıl ölmüş oluyorsan kalp ritmi gibi hayat iniş çıkışlarla dolu. Bir şeyler üretiyorsun insanlar görüyor ve reaksiyon veriyor. Ama bu bir şeyleri para kazanma endişesi ile yaparsan olmaz. Dünyada değişik dengeler var yazılacak anlatacak şeyler değil ama belli başlı şeyleri kavradıktan sonra başarılı olmak zor olmuyor.
Haber Merkezi