Birbirinden güzel röportajlar “Ankara’da Edebiyat-Emsal/siz”de

“Ankara’da Edebiyat-Emsal/siz” kitabını bugüne kadar yaptığı röportajlardan oluşturan gazeteci-yazar Esme Aras ile hoş bir söyleşi gerçekleştirdik


  • Oluşturulma Tarihi : 09.11.2016 07:52
  • Güncelleme Tarihi : 09.11.2016 07:52
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Birbirinden güzel röportajlar “Ankara’da Edebiyat-Emsal/siz”de

NİLGÜN TAZE - ÖZEL HABER

İstanbul doğumlu ve üçüncü kuşak bir mübadil olan Esme Aras ilk, orta ve lise eğitimimi Ayvalık’ta tamamlamasının adından Marmara Üniversitesinde başladığı eğitimine Ankara Üniversitesinde devam eder. Genelde Ankara’dan İstanbul’a gidildiğini ancak tam tersi olarak İstanbul’dan Ankara’ya gitmenin kendisini çok mutlu ettiğini söyleyen Aras, başkenti çok sever. Tıpkı Attila İlhan’dan mülhem “Çocuklar gibi sevmeli Ankara’yı, devler gibi ıstırabını çekmeli” diyecek kadar.

İletişim fakültesinden mezun olduktan sonra gazeteci-yazar Bekir Coşkun’un asistanlığını yürüten Aras, Bekir Coşkun’un yazma konusunda kendisini cesaretlendiren ilk isim olduğunu belirterek, “Sonrasında yaratıcı yazarlık atölyelerine ve bireysel yazar koçluğu programlarına katıldım. Edebiyat dergilerinde, ortak kitaplar ve seçkilerde, Egeli Kadın Yazarlar Platformu’nun (EKYAZ) projelerinde yer aldım. İlk öykülerim ‘Neptün Mavisi Düşler’, Aralık 2015’de Dost Kitabevi Yayınları tarafından kitaplaştırıldı. Ardından Mayıs 2016’da ‘Ankara’da Edebiyat-Emsal/siz’ söyleşiler, MedaKitap Yayınları’nca okurla buluşturuldu. Halen Ankara’da yaşıyorum, MedaKitap Yayınları’nın bir üyesiyim ve Hürriyet’in Ankara eki için edebiyat röportajları hazırlamaya devam ediyorum” dedi.

SÖYLEŞİLERİN DOĞUŞU

Dördüncü yılını bitirmek üzere olduğu söyleşilerin ilkinin Aralık 2012’de yayımlandığını ifade eden Aras, ilk yazma deneyimlerini şu şekilde paylaştı: “O dönemlerde sevgili arkadaşım Tarhan Gürhan’ın İletişim Yayınları tarafından basılan kitabı ‘Alkoliçe’ okurla yeni buluşmuştu. İlk anda amacım gazete ve yazar arasında aracılık etmek iken ‘Bu söyleşiyi neden biz yapmıyoruz?’ düşüncesi doğdu. Gazete yönetiminin bu fikre sıcak bakmasıyla ilk söyleşim yayımlandı. Sonrasında gördüm ki Ankara bu konuda bir derya deniz. Belki kıydığımız, belki kıymetini geç de olsa anladığımız değerlerle dolu. Yaşamında ve eserlerinde Ankara’yı mekân olarak kullanan yazarlarımızın sayıca çokluğu, elimde güzel bir malzeme oluşturuyordu ve ben de bunu değerlendirmeye karar verdim.”

“EDEBİYATIN ÖNEMİ TARTIŞILAMAZ”

Hem edebiyat yazarlarını hem de inceleme-araştırma türündeki kitaplarıyla kentin kültür ve sanat hayatına katkısı olduğunu düşündüğü isimleri her ay düzenli olarak konuk etmeye başlayan Aras, “Ankara’da yaşamış, yazmış, hayatının bir dönemini burada geçirmiş yazarlarımızla eserleri ve Ankara’nın kültürel değerleri üzerine söyleştik ve halen söyleşmekteyiz. Bu söyleşiler benim açımdan zenginleştirici olduğu kadar, kentin dünü ve bugünü üzerine, edebiyatçıların gözünden bir belge bıraktığı için de çok kıymetli. Ankara Hürriyet’in, bu kentin edebiyatçılarını konuk etmesinin önemi tartışılmaz. Belki de edebiyat söyleşilerine uzun soluklu kucak açan tek gazete eki olma özelliğini taşıyor. Ulusal gazetelerin yerel haber eklerinde, edebiyat söyleşilerinin kendine yer açma çabası elbette çok anlamlı. Çünkü haber akışının çok yoğun olduğu günlük gazeteler, önceliği doğal olarak son dakika haber ve gelişmelerine verdikleri için sayfada ilk tasarruf edileceklerden biri oluyor edebiyat” ifadelerini kullandı.

“RÖPORTAJLARIN TAMAMI YER ALIYOR”

 “Ankara’da Edebiyat-Emsal/siz” söyleşiler kitabının gazete baskısında ancak bir bölümü yayımlanmış söyleşilerinden daha fazlasını içerdiğini söyleyen Aras, böylece röportajların bütününün okurla yeniden buluşturulmasını amaçladığını belirtti. Aras, “Bir zaman sonra Ankara’nın bugününe tanıklık ettiği ve hızla yok olan hafıza mekânlarını edebiyatçıların gözünden kayıt altına aldığı için de bu kitap emsalsizdir. Çünkü Ankara, yazarlarının dilinde, kaleminde ve yaşamında mekân olarak yer aldığı için Cumhuriyet’ten günümüze yaşayan bir kent olma, bir kültür başkenti olma özelliğini sürdürecek. Bu söyleşileri kitaplaştırmaya karar verdiğimde üç şeyi çok istemiştim. Ankara söyleşilerinin yer alacağı bir kitap elbette Ankaralı bir yayınevinden çıkmalıydı. Bu noktada kitap bütünlüğüne ulaşmış dosyama özen gösterip yayıncılığını üstlenen MedaKitap Yayınları’na, kitabı yayına hazırlayan sevgili arkadaşım Murat Darılmaz’a, görüş ve önerileriyle katkıda bulunan Ali Hikmet Eren ve Serdar Aydın’a, önsözü yazan Tarhan Gürhan’a ve sonsözle noktayı koyan Hürriyet Gazetesi Bölgeler Yayın Müdürü ve Ankara Hürriyet’in kıymetli kent yazarı Yaşar Sökmensüer’e çok teşekkür ederim” açıklamasını yaptı.

BİRBİRİNDEN KIYMETLİ İSİMLER

2017 itibarıyla beşinci yılına başlayacağı röportajlarını her ay düzenli olarak okurlarla buluşturmaya devam edeceğini ifade eden Aras, şunları söyledi: “Kitabı, bir dizi halinde yayımlamayı düşünerek, ilk anda öykücüleri, özellikle de Orhan Kemal ödüllü dosyaları önceledik. Kimler var bu kitapta; Necati Tosuner, Erendiz Atasü, Nazlı Eray, Özcan Karabulut, Attila Şenkon, Aysun Kara, Tarhan Gürhan, İbrahim Karaoğlu, Gamze Güller, Onur Çalı, İnci Güzrbüzatik, Suzan Bilgen Özgün, Ayten Kaya Görgün, Halil Genç ve Tekgül Arı. Röportajların sayısı elbette kitaba girenden fazlası… Az önce sözünü ettiğim gibi çok değerli edebiyat yazarlarının yanı sıra kentin kültür ve sanat hayatına katkısı olduğunu düşündüğümüz isimlerde yer alıyor. Örneğin yayınevlerini, çevirmenleri, Ankara üzerine inceleme-araştırma türündeki kitapları, program yapımcılarını, fanzin yazarlarını, çocuk ve gençlik yazarlarını ayrıca Hava Kuvvetleri Müzesi’ni, 2005’ten bu yana Ankara Caz Festivali’nin açış konserini veren Cazın Kartalları orkestrasını konuk ettik. Yaşar Sökmensüer’in sonsözüyle ‘Geçmişi ve ânı ortaya koyan, geleceğe armağan, geleceğe emanet satırlar’ okurlarını bekliyor. Tarhan Gürhan’ın önsözde bahsettiği gibi ‘Sormadıklarının hatırı kalmışsa, onlar da diğer kitaplara…’”

SAVAŞ DEĞİL, BARIŞTIR ASLOLAN!

“Neptün Mavisi Düşler" isimli kitabının ise ilk öykü kitabı olduğunu belirten Aras, bir kıyı çocuğu olmasına rağmen kıyısız bir kentte yaşadığını ifade ederek, Ankara’da en çok özlediği şeylerden birinin ardında bıraktığı mavilik olduğunu söyledi. Aras, birçok yazarın ve okurun içsel dünyalarının farklılığından hareketle hem farklı bir dünya tahayyülünü hem de denizin mavisini imlediğini belirterek, “İlk kitaplar önemlidir, yazarın öz yaşamından esintiler taşır. Çünkü yazar en iyi bildiği şeyden başlar yazmaya; kendinden..! Ben de öykülerimde çocukluğumun geçtiği, büyüdüğüm o kıyı kasabalarının havasını, kokusunu, dokusunu, mimarisini, o iklimi, coğrafyayı ve maviliğin bendeki kalıtlarını anlatmaya çalıştım. Çocukluğumda kazandığım değerlerim var. Ankara’daki yaşantıma gelirken hâlâ ceplerimde deniz kabukları ve çakıl taşları getiriyorum. İdealize edilmiş bir aşk ve sevgi arayışı da var öykülerimde. Bunu çok önemsiyorum çünkü dünyanın en çok ihtiyacı olan duygunun sevgi olduğuna inanıyorum. Bu noktada şunu eklemeliyim; kıyıdan baktığımda seyrine doyamadığım, ahenkli söz dizimleri kurduğum o mavilikte hayatlar yitiyor bugün. Savaş nedeniyle bir çeşit kavimler göçü, kitlesel bir kıyım yaşanıyor. Ege sahillerine vuruyor cansız bedenler. Dünya seyrediyor! Bence savaş değil, barıştır aslolan!

“Güzelliğini tüm cömertliğiyle sergileyen; sisin buğusu dağılmış olduğu halde tüller arkasında dans eden, yarı çıplak bir kadın bedeni gibi kıpırdanıyordu deniz karşımda. Kıyıyla oynaşması ve rengi, Ege’den farklıydı. Cüretkâr bir mavilik değildi bu. Bazen yeşile ya da griye evrilen, iklime göre değişkendi. Ufukta ada, adacık, kara parçası uzantısı, girintili çıkıntılı bir kıyı şeridi arıyordu gözler. Ama yoktu. Alabildiğine deniz… Gökyüzü karardığında deniz de füme bir bulut gibi abanıyordu kentin, insanın üzerine."

“Usul usul mavi bir hüzün fısıldıyor bu öyküler bize. Yalnızlığın masmavi bir umuda açıldığı yerdeyiz, onun peşindeyiz. Ayaklarımız suda, başımız bulutlarda. Her şeye rağmen yaşamak güzel diyor Esme Aras. Dokunuyor, hissediyor ve yaşama dair incecik bir sızı bırakıyor içimizde.”

Gamze Güller

“Esme Aras’ın anlatılarında mekân ve yalnızlık önemli unsur. Bir akşamüstüne, dalgalı denize, güz bahçelerine, yağmurlu sokaklara, hele ‘içinden müzik geçen sokağa” düşüyor yolunuz; onun sözcüklerinin peşi sıra gidiyorsunuz. Bir de yalnızlık, sepya rengi fotoğraflara dönüşüyor onun anlatılarında.”

 Ali Turan Görgü

“Her şey ellerimizdedir. Sonunda, işte, o hep özlediğin saat geldi, duruyor kaleminin ucunda. Artık başka bir şey yapamazsın. Düşündeki, kalemine damlıyor. “Hay”dan gelip, “huy”a giden öyküler değil bunlar. Okuyun, size de dokunacaklar. Esme Aras’ın “okuma koltuğu”ndan “yazı masası”na geçmesine çok sevindim.”

Tarhan Gürhan

“Şiirselliğin zirvesine yükselen öykülerin yazarı Esme Aras okurlarını duygusal yoğunluğun doruklarına ulaştırıyor. Yazar, söz sanatlarını ustalıkla kullanarak derin yapılarında çok katmanlı dizgeler barındıran öykülerinde okurun düş gücünü, duygularını ve estetik duyarlılığını tetikleyerek geleneksel kalıpların ötesine başarıyla geçiyor. Okura her öyküsünde çözmesi gereken ustalıkla örülmüş gizemler sunan Aras’ın yazınsal gücü, okurunu öykülerinin sarmal yapılarında bulunan çoğul anlamlı ve sanatsal dil kullanımlarında gizlenen sırlar arasında yolculuğa çıkarmasında yatıyor. Okunması gerekli bir kitap "Neptün Mavisi Düşler"

Aysu Erden

ESME ARAS KİMDİR?

Esme Aras, Çatalca İstanbul doğumlu, Ayvalıklı. Dünya Gazetesi, Ankara Hürriyet Gazetesi, BatıSöz, Lacivert, Ankara’nın Dergisi, Kurşunkalem ve 14 Şubat Dünyanın Öyküsü’nde yazıları, öyküleri yayımlandı. Birharf.net’in Ankara konulu nesir yarışmasında (2012) “Emprime Elbiseli Kadın: Ankara” yazısı mansiyona; Sarıyer 5. Edebiyat Günleri öykü yarışmasında (2016) “Gölgesi Kaldı” öyküsü seçici kurul özel ödülüne değer görüldü. Aşk Öyküleri”, “Günyüzü Mektupları”, “Ankara Öyküleri”, “Anneler ve Kızları”, “Ege’den Köyler”, “Kadında Söz İzleri” seçkilerinde öykü, mektup ve inceleme-araştırma türündeki metinleriyle yer aldı. “Neptün Mavisi Düşler” adlı öykülerin (Aralık 2015) ve “Ankara’da Edebiyat-Emsal/siz” (Mayıs 2016) söyleşilerin yazarı, Egeli Kadın Yazarlar Platformu (EKYAZ) üyesi olan Esme Aras, halen Ankara’da yaşamakta ve Ankara Hürriyet Gazetesi’ne edebiyat röportajları hazırlamaktadır. Kelimeler tüm zenginliğidir…

Haber Merkezi