Bitmeyen acılar, kaybolmayan umutlar

Suriye’deki iç savaşın neden olduğu yıkım ve insanlık dramı giderek kötüleşiyor. Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Manisa Turgutlu'ya bağlı İstasyonaltı mevkiine yerleşen mülteci aileler hiçbir kamu hizmetinden faydalanamıyor


  • Oluşturulma Tarihi : 28.05.2016 08:01
  • Güncelleme Tarihi : 28.05.2016 08:01
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Bitmeyen acılar, kaybolmayan umutlar

E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

Manisa Turgutlu'ya bağlı İstasyonaltı mevkiinde çoğu çocuk olmak üzere yaklaşık 400 Suriyeli mülteci zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. Bölge şimdiye kadar hiçbir kamu görevlisi tarafından ziyaret edilmemiş. Mülteci aileler yalnızca kendilerinin ve komşularının gayretiyle yaşama tutunuyor. Ailelerin en büyük sorunu işsizlik ve barınma. Bazı ailelerde hiç çalışan yok. Bazı ailelerde ise sadece bir ya da iki kişi iş bulabilmiş. Çalışanların tamamı kayıt dışı ve sigortasız. Aileler, erik toplayarak, domates kasası hazırlayarak, demircilik, sıvacılık, inşaat gibi işlerde çalışarak para kazanıyor. Günde 17-50 TL arası ücret alıyorlar, bazen ise paraları ödenmiyor. Bölgede çok sayıda okul çağında çocuk olmasına rağmen hiçbiri eğitim alamıyor. Domates kasası hazırlayan 100 kişilik bir grupta çocuk işçiler de bulunuyor. Bazı ailelerin hiç kayıtları yok. Bazı ailelerin ise 98 ile başlayan yani şu anda kullanamadıkları kimlik kartları var. Bu kişiler 99 ile başlayan yeni kimliklere başvurduklarını ama kimlik verme işlemleri durdurulduğu için yeni kimlik alamadıklarını belirttiler.

SURİYELİLERE EV KİRALAMAK İSTEMİYORLAR

İstasyonaltı bölgesindeki mülteci aileler genel olarak mahalledeki yıkık dökük gecekondularda kiracı olarak yaşıyorlar. Baraka tarzı bazı evlerde banyo ve tuvalet bulunmadığı gibi bazı evlerin kapı ve penceresi de yok. Yaklaşık 11 kişinin birlikte yaşadığı bir evde fatura ödenmediği için elektrikler kesilmiş. Bir aile ise sokak arasında çadır baraka tarzı kapı ve penceresi olmayan bir yerde adeta sokakta yaşıyor. Evlerinde su olmayanlar ihtiyaçlarını komşularından karşılıyor. Öte yandan son derece kötü durumdaki bu evlerin ortalama kiraları 200-300 TL. Mülteciler, kiralık ev bulmakta çok zorlandıklarını, ev sahiplerinin Suriyelilere ev kiralamak istemediklerini söylediler.

DOĞUM İÇİN GİTTİ, BEBEĞİNİN ÖLDÜĞÜNÜ ÖĞRENDİ

Kayıtsız veya geçersiz kimlikleri olan mülteciler sağlık hizmetlerine ulaşamıyor. Hasta bir Suriyeli 4 defa Turgutlu Devlet Hastanesi acil servisine başvurmuş fakat her defasında kaydı olduğu için geri çevrilmiş. Oysa yasal olarak acil servis hizmetlerinde kayıtlı olma şartı aranmıyor. Yine Suriyeli genç bir kadın iki hafta önce dokuz aylık gebelik kontrolü için Turgutlu Devlet Hastanesi'ne başvurmuş ancak kaydı olmadığı için hastaneye kabul edilmemiş. Bir hafta sonra doğum için tekrar aynı hastaneye başvuran kadın burada karnındaki bebeğin öldüğünü öğrenerek acil sezaryene alınmış. Bir yaşın altında çok sayıda bebeğe hiç aşı yapılmamış. Karşılaşılan hamile kadınların çoğu ise hiç sağlık kontrolünden geçmemiş.

"4 KERE DENEDİK YİNE DENEYECEĞİZ”

Rojavalı Temo, 55 yaşında. Diğer işçiler gibi domates kasası hazırlayarak kasa başına 1,5 lira ücret alıyor. 1 kasayı doldurmak yaklaşık 1 saat sürüyor. İşçiler arasında eğitim çağında olmasına rağmen küçük yaşta çocuklar da bulunuyor. Ailelerin anlattığına göre Suriyeli oldukları için kimse onlara ev kiralamak istemiyor. Daha önce ailesiyle birlikte 4 kez botla denizi geçmeye çalışan Temo'nun sözleri içinde bulundukları zor şartları özetliyor: "Kimse bize destek olmuyor. Dışlanıyoruz. Günde 17 lira para kazanıyoruz. Ev kirası, elektrik, su yeme içme masrafını karşılayamıyoruz. Rojava'dan geldik. 4 defa denizi geçmeye çalıştık. Her denememizde denizin ortasında bizi yakaladılar ve geri getirdiler. Biz boğulsak da tekrar gitmeyi göze alacağız çünkü burada yaşam çok kötü. Burada böyle yaşamaktansa denizde boğulmayı göze alıyoruz. Şuan paramız kalmadı; olsa yine geçeriz."

“GİDECEK YERİMİZ YOK”

Sokak arasında yıkık bir binanın üstü çadırla kapatılmış. Tek katlı binanın kapı ve pencereleri yok; her yere battaniye gerilmiş. İçinde tuvalet, elektrik ve suyun olmadığı bu yıkık evde daha önce 6 aile bir arada yaşıyormuş. Şimdi ise 3 çocuğuyla birlikte Halep’ten 6 ay önce gelen Hamo Muhammed ailesi kalıyor. Anne 35 yaşında; 5 aylık hamile. Bir kez Turgutlu Devlet Hastanesi'nde gebe takibi yapılmış. Kocası Suriye’deki iç savaşta sırtından sakatlanmış. İş olduğunda erik toplamaya gidiyorlar fakat şu an ailede çalışan biri yok. Mahallenin yerlileri ile zor durumdaki mülteci aileler arasında büyük bir dayanışma var. Herhangi bir geliri olmayan aileye komşuları kucak açmış. Çaresiz ailenin gidecek başka bir yeri yok. Turgutlu’da kalmaya devam edecekler.

ÇOCUKLARI İÇİN MÜCADELE EDİYOR

Dünya üzerindeki mülteci hareketliliğinin büyük çoğunluğu kadınlar ve çocuklardan oluşuyor. Araştırmalar, kadın ve çocukların ayrımcılıkla ve sığınmayla gelen yoksunluklarla karşılaşma ihtimalinin daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Pek çok mülteci kadın psikolojik travma yaşıyor, toplumsal dışlanmaya maruz kalıyor, korunma ve bilgilenme imkanına erişemiyor. Suriyeli annelerin en büyük telaşı, çocuklarını korumak. Yaşadığı tüm travmalara rağmen hala ayakta durabilen ağaç kadar güçlü bir kadın Şamsa. 1 yıl önce Haseki’den kaçarak 8 çocuğuyla Turgutlu’ya gelmiş. Eşi yıllar önce hayatını kaybetmiş. 8 yaşındaki oğluna bir süre önce araba çarpmış; sürücü durmamış ve devam etmiş. Kazada küçük çocuğun ayağı kırılmış, hala yürüdükçe şişiyor. Fizik tedaviye ihtiyacı var. 17 yaşında bir oğlu, 18 ve 16 yaşlarında iki kızı ailenin ekonomik yükünü sırtlanıyor.  Oğlu kalp hastası olduğu için ağır iş yapamıyor. Kiraları 250 lira. Okul çağındaki çocukların hiçbiri okula gitmiyor. Anne, “Zaten durumumuz yok. Tek başımayım, yardım edenim yok” diyor.

KENDİSİ DE HASTA AMA ÖNCELİĞİ KIZI

Rümeya İsa 30 yaşında. Annesiyle birlikte Suriye'den 2 yıl önce gelmiş. Turgutlu’da 3 ailenin birlikte yaşadığı evde abisinin ve gelinlerinin yanında kalıyor. Abisi inşaat işinde çalışarak ailenin geçimini sağlıyor. Rümeya, eklem ağrıları çekiyor; ayağa kalkmakta zorlanıyor. Ayrıca kanında sulanma var sürekli kanı değişiyor. Turgutlu’ya geleli 6-7 ay olmuş, hiç doktora gitmemiş. Anne Fatma Kasım, 70 yaşında. Onun da bir takım sağlık sorunları var ama önceliği kızı. Gönüllü doktorlar tarafından yapılan sağlık taraması esnasında önce ona bakılsın istiyor. Kızını çok sevdiğini söyleyen anne, doktorlar Rümeya’yı muayene ederken gözyaşlarını tutamıyor. Ailenin, gidecek başka yeri yok. Diğer aileler gibi burada kalmaya devam edecekler.

SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİM YOK

Halkların Köprüsü Derneği, Turgutlu İstasyonaltı Mahallesi'nde yaşayan mülteci ailelere sağlık ve saha taraması yaptı. Bölgede yaşayan Suriyeli mülteci ailelere gıda ve hijyen malzemesi yardımı yapıldı. Çocuklar için ise boya kalemi, defter ve çikolata dağıtıldı. Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof.Dr. Cem Terzi, sağlık taramasının sonuçlarına dair şunları söyledi: “Yapılan sağlık taramasında 7 aylık bir bebekte pnömoni, 3 çocukta üst solunum yolu enfeksiyonu, 1 çocukta idrar yolu enfeksiyonu, 3 çocukta paraziter enfeksiyon, 1 çocukta impedigo saptandı. Bu çocuklara ilaçları temin edilerek tedavilerine başlandı. Erişkinler arasında astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, hipertansiyon, diskopati, egzama gibi kronik hastalıklar tespit edildi. Hiçbirinin sağlık hizmetlerine ve ilaca erişimi yoktu. Tarama sonuçları formel bir rapor haline getirildikten sonra daha önce yaptığımız gibi Manisa İl Sağlık Müdürlüğü’ne gönderilecek."

Haber Merkezi