Cildinizdeki çatlaklardan kurtulun

Cilt çatlaklarında kullanılan tedaviler teknolojinin gelişmesiyle doğru orantılı olarak gün geçtikçe ilerliyor


  • Oluşturulma Tarihi : 21.06.2016 07:13
  • Güncelleme Tarihi : 21.06.2016 07:13
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Cildinizdeki çatlaklardan kurtulun

E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

Neredeyse her 3 kadından birinde görülen deri çatlakları, sık sık kilo alıp verme dönemleri ve hamilelik sırasında ortaya çıkıyor. Deri çatlakları, en çok hamilelikte, ergenlikte ve aşırı kilolu kişilerde görülüyor.

Kadınlarda erkeklerden daha fazla gözlenen cilt çatlakları, çok kilolu erkekler de oluşabiliyor. Çatlakların oluşmasını engellemek için aşırı ve ani kilo alıp vermekten kaçınmak gerekiyor. Nutra System Polikliniği Kurucusu Ülker Akıska, deri çatlaklarının hayati risk oluşturmayan ve vücut fonksiyonlarını etkilemeyen deri lezyonları olduğunu belirterek, çatlakların tedavisinde uygulanan yöntemleri anlattı.

CİLDİN YAPISI

Cilt çatlaklarının ne olduğunu anlamak için cildin yapısını ve nasıl çalıştığını açıklamak gerektiğini söyleyen Akıska, “Cildimiz hücrelerden ve bu hücreleri bir arada tutan dokulardan oluşmuştur. Cilt dokusunun arasında bulunan bu dolgu dokular aynı zamanda cildin esnemesine yani gerilip tekrar eski haline gelmesine olanak sağlar. Bu dolgu dokular kollojen ve elastin denilen protein yapıda liflerden oluşmuştur. Kollojen ve elastin cildin içinde karmaşık bir ağsı yapıyla birbirlerine bağlanırlar. Bu sayede cilt hücreleri ve diğer cilt dokuları bir arada durur. Bu lifler cilde belli ölçüde esneklik ve tonus dediğimiz sıkılık sağlar. Normal bir ciltte yüzde 80 kollajen, yüzde 4 elastinden oluşan gözenekli bir ağ yapısı mevcuttur. Elastin cildin esnekliğini ve gerginliğini sağlayan bir proteindir. Ciltte balık ağına benzer bir yapı oluşturur. İşte bu elastin lifleri hasar gördüğünde skar (yara izi) görünümlü cilt çatlakları oluşur” dedi.

ÇATLAKLAR NEDEN OLUŞUR?

Cilt çatlaklarının daha çok hormonsal dengelerin değiştiği önemli dönemlerde gözlendiğini belirten Akıska, şunları söyledi: “Gebelik döneminde östrojen ve progesteron hormonlarının kandaki seviyeleri, gebelik öncesine göre çok önemli derecede artar. Yine fazla kilo alımlarında yağ dokusunda fazlaca östrojen hormonu oluşmaktadır. Ergenlik öncesi döneme göre ergenlikte önemli derecede hormon seviyesi artar. Bu ani ve yüksek değişimler ciltteki kollojen ve elastin denen ve cildin sıkılık ve elastikiyetini sağlayan dokuların yapımında ve onarımında aksamalara neden olur. Kollojen ve elastin yapımındaki bu aksamalar bazı cilt alanlarında önemli kayıplara neden olur. Bu bölgeler özellikle karın, kalça, basen bölgeleridir. Kadınlarda çatlak erkeklerden daha fazla gözlenir. Çok kilolu erkeklerde de aynı sorunlarla karşılaşılabilir. Tüm bunlar hormonsal değişimlerle açıklanmaktadır.”

TÜRÜ DEĞİL SAFHALARI VAR

Cilt çatlakları yeni oluşmaya başlamışken yani kırmızı renkteyken yapılan müdahalelerin iyileşme sürecine katkı sağladığını anlatan Akıska, “Cilt çatlaklarının türü değil safhaları vardır. Cilt çatlakları taze yani henüz renkleri mor veya soluk kırmızıyken bu, dokunun kan dolaşımının mevcut olduğunu göstermektedir. Bu safhada doku kollajen ve elastin üretebilecek kabiliyettedir. Bu safhada yapılacak olan her türlü sağlıklı müdahale, iyileşme süreci için katkıda bulunur. Daha sonra beyazlayınca yapılan tedaviler daha uzun sürede yanıt verecektir. Ama yine de tedaviye her safhada başlamakta yarar vardır” ifadelerini kullandı.

ÇATLAK TEDAVİSİ NEDİR?

Günümüzde vücut çatlaklarını tedavi etmek için karboksiterapi, mezoterapi, kök hücre tedavisi, dermaroller gibi yöntemler kullanılıyor. Cilt çatlaklarında kullanılan tedavilerin teknolojinin gelişmesiyle doğru orantılı olarak gün geçtikçe ilerlemekte olduğunu söyleyen Akıska, tedavilerin cildin tipine, çatlağın safhasına, genişliğine, rengine, bölgesine ve mevsime göre çeşitli faktörler göz önüne alınarak uygulandığını ifade etti. Akıska, “Tedavilerde cildin tipine, çatlağın safhasına, genişliğine, rengine, bölgesine ve mevsime göre çeşitli faktörler göz önüne alınarak kombine programlar uygulanır. Bu yöntemler arasında ilaçla tedavi, lazerle tedavi, mezoterapi ve dermarollerle tedavi yöntemleri vardır. Bu yöntemlerden birisi de dermaroller ile tedavi yöntemidir. Bir silindir üzerinde birçok iğne bulunan bir aparat bulunmaktadır. Bu silindir ile çatlakların olduğu deri üzerinde kanallar açılır ve yuvarlak hareketlerle kanalların açılımı sağlanır. Böylece çatlakların bulunduğu doku tamir edilmektedir. Açılan bu kanallar yaklaşık olarak iki saatte geri kapanmaktadırlar. En az 5-10 seans yapılmaktadır ve çatlağın durumuna göre seans sayıları çoğaltılmaktadır. İki haftada bir uygulanan bu tedavi yöntemi, bazı durumlarda üç haftada bir de uygulanmaktadır. Bu durum iğnelerin ne kadar derinlikte uygulandıklarına bağlıdır. Bu uygulamada iğne etkisi olduğu için lokal anestezi uygulanmaktadır. Böylece yapılan tedavide acı minimize hissedilmektedir” diye konuştu.

Çatlakların oluşumunu engellemek için:

– Cildinizi her gün bakım yağıyla nemlendirin. Duştan sonra yapacağınız kremleme hem çatlamaya karşı cildinize gerekli suyu verir hem de cildin esnemesini daha kolay hale getirir.

– Spor yapanlar çatlamalara engel olmak için spordan 10 dk. önce vücudun belirli bölgelerine bakım yağıyla masaj yapıp öyle antrenman yapmalı.

– Bol bol su için. Kaybettiğiniz suyu tekrar yerine koymalısınız.

– Kesinlikle hızlı kilo alıp vermeyin ayda ortalama kardiyo diyet ve antrenmanla beraber 3-4 kilo hedefleyin.

– Oluşan çatlakları hemen anında fark edebilirseniz bakım yağlarını düzenli olarak hayatınıza dahil edin.

– Aç kalınarak yapılan rejimler vücuttan ağırlıklı olarak su kaybettirir. Cildiniz susuz kaldıkça, ihtiyacı olan kolajen ve elastin lifleri güçlendiremedikçe çatlaklar, lekeler oluşur.

 

Haber Merkezi