Sayfa Yükleniyor...
Müziğin iyileştirici gücüyle savaşın yaralarını sarmaya çalışan İzmir Müzisyenler Derneği ev sahipliğinde mülteci çocuklarla kurulan koro, ilk konserini 20 Haziran Dünya Mülteci Gününde verecek
E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER
Yaşamın her alanında müziğin birleştirici gücünü yaşama katmayı sürdüren İzmir Müzisyenler Derneği, ülkelerinde iç savaştan kaçarak İzmire yerleşen mülteci çocukları unutmadı. Mülteci miniklerin yaşadığı savaş travmasını müzikle yenmelerine yardımcı olmak isteyen gönüllü müzisyenler, yaklaşık 9 ay önce mülteci çocuklar için ritim atölyesi kurdu. Atölyeye şimdiye kadar yüzün üzerinde çocuk katıldı. Yaşları 8 ila 13 arasında değişen ve atölyeye sürekli devam eden 12 çocukla ise bir müzik korosu oluşturuldu. Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği, haftanın iki günü sürdürülen müzik ve ritim atölyesi çalışmaları için kapılarını miniklere açtı. Mülteci çocuklar, Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneğinin düzenleyeceği 20 Haziran Dünya Mülteci Günü etkinliği kapsamında Fuar Gençlik Tiyatrosunda verecekleri ilk konserlerinde barış şarkılarıyla dünyaya mesaj verecek.
HAYATI MÜZİKLE GÜZELLEŞTİRİYORLAR
Yaklaşık 9 aydır mülteci çocuklara yönelik atölye çalışmalarının devam ettiğini belirten Dernek Başkanı Oktay Çaparoğlu, İlk başta aileleri istemiyordu. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde mülteci kadınlarla birçok etkinlik yapmıştık. O etkinlikte aramızda güzel bir bağ oluştu ve ikna oldular. Çocuklarını maddi imkansızlıklar nedeniyle gönderemeyen aileler de oluyor. Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği yetkililerine rica ettik servis ayarladılar. Şimdiye dek yüzü aşkın mülteci çocuklarla ritim atölyesi düzenledik. Sürekli gelen 12 çocuğumuzla kurduğumuz koro ile hem 20 Haziran Dünya Mülteci Gününde hem de ekim ayında Ankarada merkezi bir etkinlikte sahneye çıkacağız. Çocuklar, birlikte ortak belirlenen şarkılara hem ritim çalarak hem söyleyerek eşlik edecekler. Yaklaşık 2,5 saat süren çalışmalar boyunca hiç sıkılmadan bizimle beraber güzel bir paylaşım içindeler. Aramızda dostluk bağları pekişti. Koromuza henüz isim koymadık. Alfarah, çalışmaların yapıldığı sosyal merkezin adı. Çocuklar o ismi vermişler kendilerine. Mutluluğum demek diye konuştu.
MÜZİĞİN DİLİYLE ANLAŞIYORUZ
Çocukların ritim dersini çok sevdiğini hatta bazen onların da kendilerine bir şeyler öğrettiklerini ifade eden Çaparoğlu, şunları söyledi: Son çalışmamızda Yahya, bize Arapça harfler ve sayılarla ilgili bir şarkı öğretti. Aslında insanın konuşulan dili bilmediğinde gerçekten ne kadar zorlandığını öğretti. Basit bir çocuk şarkısını söylemeye çalışırken her gün bu çocukların kendilerini ifade etmekte ne kadar zorlandıklarını daha çok anladık. Çalışmalarımıza katılan şiddete eğilimli, içe kapanık ve zihinsel engelli çocuklar çok güzel gelişmeler gösterdiler. İlk çalışmalarda enstrümanlara zarar veren ya da aşırı gürültü çıkaran çocuklar keyif alarak şarkılara eşlik eder hale geldiler. Çevirmenler var ancak çoğu zaman çevirmenlere ihtiyacımız olmuyor. Sevginin ve müziğin diliyle anlaşıyoruz. Bazıları yakın zamanda Suriyeye geri dönecek. Bazıları Almanya ve diğer Avrupa ülkelerine gidecek. Buna rağmen derslere devam ediyorlar.
MÜLTECİ DÜŞLERİ YİTMESİN DİYE
Bir gün savaşsız bir dünyaya uyanmak ümidiyle, hayatı müzikle güzelleştirmeye devam ettiklerini dile getiren Çaparoğlu, Çocuklarımızın mülteci düşleri savaşın gölgesinde yitmesin diye şimdi bir başka diyarda buruk sevinçleri yaşatır notaları ezgilerimizin. Savaştan, ölümden kaçıp gelen çocuklar, ait oldukları topraklardan sökülüp bir başka toprağa dikilmiş çiçekler gibiler. Kendilerine bu kadar acımasız davranan bu hayata her şeye rağmen müzikle tutunmaya çalışıyor ifadelerini kullandı.
Haber Merkezi