Denizlili genç müzisyenden büyük başarı

Denizli’den ABD’ye müzik köprüsü kuran Mahir Can Küçük, ABD’nin en önemli müzik okulu olan Berklee’nin resmi sayfasında şubat ayında yayınlanacak olan ‘Pamukkale Yolları’ şarkısı ile adından söz ettirmeyi bekliyor


  • Oluşturulma Tarihi : 19.01.2017 08:25
  • Güncelleme Tarihi : 19.01.2017 08:25
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Denizlili genç müzisyenden büyük başarı

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN (özel)

Denizlili genç müzisyen Mahir Can Küçük, şubat ayında ABD’yi sallamaya hazırlanıyor.

Denizli’de doğup büyüyen Mahir Can Küçük, ailesinin isteğiyle okuduğu üniversiteden sonra hayallerini gerçekleştirmek üzere ABD’nin yolunu tuttu. ABD’de Berklee College Of Music(Berklee Müzik Okulu)'da dünyanın en iyi eğitmenlerinden müzik eğitimi alan Küçük, bestelediği ‘Pamukkale Yolları’ şarkısı Berklee’nin klibini çektiği ve kaydettiği sayılı projelerden oldu ve ABD’nin bu güzide okulunun Youtube sayfasında şubatta yayınlanacak.

ABD’ye gidiş hikayesini, hayallerini ve ulaşmak istediği hayallerini gazetemize aktaran Küçük, Denizli ve Türk müziğini en iyi şekilde temsil etmek için elinden geleni yapacağını söyledi. İlk lisans eğitimini Endüstriyel Tasarım üzerine tamamlasa da (Bu eğitimi esnasında Timur Selçuk’un öğrencisi olmuştur) müzik tutkusunun her zaman öncelikli olduğunu belirten Küçük, “Eğitimimi tamamladıktan sonra çok sevdiğim müziğin üzerine gitme, vizyonumu dünyanın her yerinden müzisyenlerin bulunduğu Berklee’de geliştirmeye karar verdim” dedi.

“İSTANBUL’DA OKUDUM AMA İSTANBUL’U YAŞAYAMADIM”

Berklee Müzik Okulu’na lisans eğitimini bitirdikten sonra vakit kaybetmeden gittiğinin altını çizen Küçük, “Berklee müzik okuluna gitmemin amacı Türkiye’deki müzik okullarını kötü olmasından değildir. Ancak İstanbul’daki Hocam Timur Selçuk, benim Berklee gibi bir okulda okumamın bana daha çok katkısı olacağını söyledi. Bende o şekilde yolumu çizdim. Okulumu uzatmadan bitirdim. Ancak tutkum olmayan bir bölümde yeterince başarılı olma şartıyla okulu uzatmadan bitirmek benim için zordu. Bütün boş zamanlarımda kendimi müzik üzerine geliştirerek harcadım. İstanbul’da bulunduğum yıllarda İstanbul’u yaşayamadım. Bu içimde hep bir uktedir” şeklinde konuştu.

“TÜRK MÜZİĞİ’NE BERKLEE’DE YÖNELDİM”

Berklee’deki eğitimine başlamadan önce Batı müziği ile ilgilendiğini ancak Berklee’ye gelince Türk Müziği’ne yöneldiğini kaydeden Küçük, Berklee’deki günlerini şöyle özetledi:  “Batı müziğini Batılılar zaten yapıyor. Berklee’ye gelince Türk müziğini yapmamın daha anlamlı olabileceğini düşündüm. Türkiye’deki bir müzisyen Batı müziği yapabilir. Bizim bir aşinalığımız oluyor. Ancak batılı bir müzisyen belli bir derecede yapmaya çalışsa da Türk müziğini doğru yapamıyor. Bu sebepten dolayı işlemelerdeki farklı müzikal dili kullanmamız gerektiğini düşündüğüm için Türk Müziği’ne yöneldim. Berklee’de Türk Müziği’ne yöneldikten sonra bir grubumuz oldu. İlk başta grubumuzun tek resitallik bir grup olma zorunda olduğunu zannettik. Ancak güzel tepkiler alınca gönül tellerimiz ahenkle titredi. Bu grubu devam ettirme kararı aldık. Türkçe pop, halk ve sanat müziğinin yoğunlukla icra edildiği bir grup olduk. Batı müziği eserlerini de icra ediyoruz ama onlar daha geri planda kalıyor. Grubumuz 8 kişiden oluşuyor. Benim haricimde grupta bir Türk daha var. Diğerleri Amerikalı, Kanadalı, Filistinli ve Yunanlı.”

“ORADAKİ TÜRK ÇEVRELERİ BİZİ SAHİPLENDİ”

Çeşitli ülkelerden insanların bir araya gelip Türk müziği yapmasının Boston’daki Türk çevrelerinin kendilerine ilgi duymalarına sebep olduğunu belirten Küçük, ‘Pamukkale Yolları’nın çıkış hikayesini şöyle anlattı: Boston’daki Türk çevreleri farklı bize farklı bir bağ ile ilgi göstermeye başladı.  Boston’daki festivallerde çalmaya başladık. Berklee’nin görkemli konser salonunda gerçekleşen etkinlikler olan 2016’daki Uluslararası Folklör Festivalinde Türkiye’yi temsil edecek grubun lideri olarak atanmıştım. Gelecek Berklee Orta Doğu festivalinin korosuna seçilen birkaç erkek vokalistten birisiyim. Grubumuz The Çay Party’de ABD, Kanada, Türkiye ve Filistinli müzisyen arkadaşlarımızla Berklee’nin ve Boston’ın prestijli etkinliklerinde Türk müziği icra etmenin benim için anlamı büyük. Festivallere gitmeye devam edeceğiz.”

 

“İLK ÖZGÜN TÜRKÇE ESER”

Berklee’nin Youtube kanalının olduğunu ve bu kanalın 500 milyondan fazla takipçisinin olduğunu söyleyen Küçük, şubat ayında yayınlanacak ‘Pamukkale Yolları’ adlı eseri ile ilgili şu bilgileri verdi: “Berklee’nin internet ortamındaki en önemli tanıtım malzemesi bu kanal. Bu youtube kanalında sadece sayılı öğrencilerin projeleri post prodüksiyon aşamasından geçer ve yayınlanır. Her dönem 15 ila 20 proje yayınlanır. Güz dönemince kaydı yapılan ve çekilen eserlerden biri benim eserimdir. Bu kanaldaki ilk özgün Türkçe benim eserim olacak. Video klibinin dekorunda ve sözlerinde Pamukkale var. Denizlili olduğum için böyle bir şey yaptım. Eser aslında doğrudan Pamukkale ile ilgili değil. Bir müzisyen ve sanatçı olarak görev bellediğim bir mesaj vermek istiyorum. Sadece aşk şarkıları yazmak istemiyorum. Bir mesaj vermek için yazdığım kalbimden kopan bu parçada, önce Denizli halkı sonra Ege Halkı ve tüm Türkiye bizleri ve projeyi sahiplensin istiyorum. Milyonlarca izlenmesi olunan bir kanalda umarım bu Türkçe eserde milyonlarca izlenir.”

“ALBÜM ÇIKARMAK İÇİN ACELEM YOK”

Üniversite’de okurken yarışmalara katılmayı düşündüğünü ancak şu anda iyi ki o ses yarışmalarına katılmamışım diye düşündüğünü söyleyen Küçük, “O yarışmalara katılıp güzel sonuçlar alan ve hayatı iyi yönde değişen insanlar elbette var. Dünyanın en önemli müzik okulunda hala vizyonumu geliştirmeye devam ediyorum. Baktığım zaman Berklee mezunlarının Grammy ödüllerinde açık ara önde olduğunu görüyorum. Uluslararası öğrenci bakımından sadece müzik okulu olarak değil en fazla öğrenciye sahip olan okul yine Berklee. Dünyanın her yerinden müzisyenler ile Berklee’de çalışma fırsatı bulabiliyorsunuz. Bu anlamda ben birçok şey öğrendim. Öğrenmeye de devam ediyorum. Türkiye’deki lansmanımı yapmak için beklediğimden dolayı memnunum. Albüm çıkarmak için bir acelem de yok. Berklee’deki eğitimimi 4yıl olmasına rağmen 3 yılda bitireceğim. Eğitim bittikten sonra 4 sene daha orada yaşayacağım. Türk festivallerinin dışına çıkıp farklı yerlerde de çalışmalarımız da olacak” ifadelerini kullandı.

“HİÇBİR ZAMAN ÖNYARGI İLE KARŞILAŞMADIM”

Müzikteki amacının bir mesaj vermek olduğunu belirten Küçük,  “Sahnelediği eserlerle insanların düşüncesini ve açık fikirliliğini arttırmayı düşünüyorum. Bizim öncelikli görevlerimizden bir tanesinin bu olduğunu düşünüyorum. Şöyle bir örnek vermek gerekirse bir gün hocam benim bir kilise konserine gitmemi önerdi. İlk gittiğimde ud, ney ve vokal performansı sahnede görünce şaşırdım. Orada bulunan hiç kimse buna itiraz etmedi. Aksine herkes oradan çok memnun ayrıldı. Daha sonra bir kez daha aynı yere gittim ve aynı yerde bu kez bir koro vardı. Koronun geri tekrarında bu sefer ‘La İlahe İllallah’ sözlerini duydum. Bunlarla karşılaşınca ABD’nin kuzeyinde İslamofobinin olmadığını gördüm. İslamda şu anda yaşananların olmadığını düşünme durumu kabullenmeme durumu en az Türkiye kadar ABD’de de var. Hiçbir zaman önyargı ile karşılaşmadım. İyinin kötüyü bastırdıktan sonra hiçbir yerde problemin olacağını düşünmüyorum. Bu yüzden Budist, Hıristiyan ve diğer dinlere mensup arkadaşlarla benim yakın dost olmam çok zor olmadı. ‘Pamukkale Yolları’ şarkısı ile dostluk mesajımızı daha iyi yayacağız. Türkçe sözlü şarkılarımız çoğunlukla bu yönde olacak. Müziği insanları sadece dinlendirmek ya da eğlendirmek olarak görmüyoruz. En başında başladığımızda müzikal anlamda böyle kaygılarımız vardı ancak bundan sonra zamanla insanları düşündürmek amacımız daha da öncelikli olacak” dedi.

“ABD, ORTADOĞU’DAN İLHAMINI YETERİNCE ALMADI”

Bağlama ve vokalden oluşan türkü kayıtlarının hala sevilerek dinleniyor olmasına rağmen yabancılara bu müziği sunmak için biraz onların dilinin kullanılması gerektiğini ifade eden Küçük,  “Neşet Ertaş’ın Suda Balık oynuyor şarkısında bunu başardık. Çok güzel iyi yönde tepkiler aldık. Türk ezgilerinde insanların anlayabileceği bir harmonik düzen ve enstrümantal tercih varsa bu oradaki insanlara farklı geliyor. Aşina oldukları enstrümanlar ise onlar için bir köprü görevi görüyor. ABD, Afrika ve Latin müziğinden ilhamını aldı. Ama daha yeterince Ortadoğu’dan ilhamını almadı. Hala öğrenme aşamasında olduğu için bu yüzden bu bizim için bir fırsattır. Müziğimizi ve ezgisel dilimizi tanıtmak ve sunmak anlamında bu bizim için fırsattır” diye konuştu.

“DENİZLİ’DEN GELİP BERKLEE’DEN MEZUN OLAN YOK”

Son olarak Berklee’den mezun olan en önemli kişinin kendi nazarında Arif Mardin olduğunun altını çizen Küçük, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Arif Mardin, Amerika’daki sayılı müzik aranjörlerinden bir tanesidir. Berklee’de şu anda okuyan öğrencilerin arasında büyükşehirden olmayan öğrenci bir tek ben varım. Şu anda okuyan öğrenciler arasında İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerden gelen öğrenciler var. Benim dışımda başka bir Denizlili olan veya Denizli’den gelip Berklee’den mezun olan yok. Daha önceki mezunlar arasında Ozan Çolakoğlu ve Volkan Öktem gibi önemli isimler var. Kendime örnek aldığım ve severek dinlediğim insanların başında ise Neşet Ertaş, Aşık Veysel, Musa Eroğlu, Zara, Deniz Toprak, Kubat, Orhan Hakalmaz gibi isimler geliyor. Diğer müzik tarzlarından ise Gökhan Türkmen’i beğeniyorum. Popüler müzikte sadece piyasada tutunmak için değil kendi inandığı sanatı yapmayı düşünen bir insan olduğunu düşünüyorum. Barış Manço, Zeki Müren ve Timur Selçuk gibi çok değerli isimleri de söylemeden geçemeyeceğim”

Haber Merkezi