Sayfa Yükleniyor...
Taliban baskısından kaçarak Türkiye’ye sığınan Afgan Ali Nazari, günlerdir Van Geri Gönderme Merkezi’nde tutuluyor. Hakkında sınır dışı kararı bulunan Nazari’nin ölüm riski bulunduğunu söyleyen kız arkadaşı Yağmur Kuzu, “Onu bir daha göremeyebilirim” sözleriyle isyan etti
Afganistanlı Ali Nazari, yaklaşık 5 yıl önce ülkesindeki Taliban baskısından kaçarak Türkiye’ye sığındı. Kendine yeni bir yaşam kurduğu Sakarya’da, komilik yaparak geçimini sağlıyordu. Geçtiğimiz perşembe günü ise polis kontrolü sırasında kimliksiz olduğu gerekçesiyle önce emniyet merkezine ardından da İzmit Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldü. Günlerce kendisinden haber alınamayan Nazari’nin, Van Geri Gönderme Merkezi’ne gönderildiği ortaya çıktı. Nazari’nin Türkiye’de tanıştığı ve bir süredir birliktelik yaşadığı yüksek lisans öğrencisi Yağmur Kuzu, yaşananlara isyan etti. Hakkında sınır dışı kararı bulunan Nazari’nin ölüm riski bulunduğunu söyleyen Kuzu, serbest kalması için dava sürecinin başladığını belirtti. Kuzu yetkililere, “Talebim deport kararının durdurulmasıdır. Koruma kimliği çıkarılarak serbest bırakılmasını istiyorum. Lütfen sesimi duysunlar. Ali’nin sınır dışı edildiğini düşünemiyorum bile. Eğer sınır dışı edilirse Afganistan’a geri döndüğünde onu bir daha göremeyebilirim” sözleriyle seslendi.
23 yaşındaki Ali Nazari’nin ülkesindeki Taliban baskısına dayanamayarak Türkiye’ye geldiğini anlatan Kuzu, “Ali 23 yaşında çeşitli işlerde çalışarak ailesine bakan yüreği çok güzel olan bir insan. Ali çocukken Afganistan’da babasının marketinde çalışmak zorunda kaldığı için çok istediği halde okula gidememiş. Bir yandan savaşın ve kaosun olduğu bir coğrafyada yaşaması kendisini derinden etkilemiş. Bir dönem her gün bombaların patladığı ve kulaklarını hissetmediği günler olmuş. 17 yaşına geldiğinde ailesi ‘Buradan git, oğlum. Daha küçüksün ve Taliban’ın işkencesine dayanamazsın’ demiş. Ali ailesine kendilerini bırakmak istemediğini söylese de orda konu kapanmış. 17 yaşındayken yola çıkarak iki ay boyunca yürüyerek sınıra gelip Türkiye’ye sığınmış. Sonrasında İstanbul’da çalışırken İl ve Göç İdaresi’ne giderek başvuru yapmak istemiş. Lakin parmak izini kayıt etmedikleri için başvurusu da yapılmamış. Ardından Sakarya’ya gelip bir kebapçı restoranında komi olarak çalışmış. Ali komilik yaparken 12 saat çalışıp ailesine para göndermeye çalışıyordu. Kötü şartlar altında çalışıyordu. Başında sürekli mobbing uygulayan ve burada kimsesi olmadığı için onu güçsüz gören patronları vardı. Kendini hiç düşünmeden hep çalışıyordu” dedi.
ÖCÜ GİBİ BAKIYORLAR
Ali ile Türkiye’de tanıştıklarını ve birliktelik yaşamaya başladıklarını söyleyen Kuzu, toplumdaki mülteci ve göçmen düşmanlığını ise şu sözlerle eleştirdi: “Ben Ali ile geçen yıl bu zamanlar tanıştım. Yukarıda da bahsettiğim kebapçı salonunda tanıştık. Biz bir gün arkadaşlarla yemek yemeğe gitmiştik. Ali’yi ilk gördüğümde midemdeki açlık hissini unuttum. Karnımda kelebekler uçtu. O gün, durmadan onu izlemiştim. Çok sevdiğiniz bir filmi izler gibi. Bir süre sonra kebapçıya gelip gitmeler arttı. Ve o da bir şeyleri saklayamadı. Türkiye’de göçmenlere amiyane tabirle öcü gibi bakıyorlar. Bir göçmen ya da mülteci suç işledi diye bütün Afganistan ve Suriyeliler kötü ilan ediliyor. Irkçılık bu noktada başlıyor. Şöyle ki ülkemizde biri suç işlediğinde bütün Türkler kötüdür demek gibi bir şey bu. Bu da ırkçılık ve ötekileştirme değil midir? Halbuki bunu tüm ülkeye mal etmek insanlık suçudur. Hiçbir hukukta da yeri yoktur. Ali ile birlikte olduğum için ailemden tepki almadım. Çünkü benim ailem hiçbir zaman insani yaklaşımlarında uzağında durmaz. Lakin elbette yakın arkadaşlarımdan çok tepki aldım. ‘Koskoca Türkiye’de gidip Afganistanlı mı buldun’ dediler. Hepsinin karşısında durdum. Bazı yakın arkadaşlarımda bu sevgiyi çok destekledi. Onlara çok teşekkür etmek istiyorum. İnsanın acısını içine bastırmak zorunda kaldığı bir yerde yaşamak göçmen ve mülteciler için çok zorlu bir süreç. Umarım, insanların önyargısı kırılır.”
SERBEST BIRAKILMASINI İSTİYORUM
Ali Nazari’nin serbest bırakılması için yetkililere çağrıda bulunan Kuzu, “Perşembe günü Sakarya Göç Şube Müdürlüğünden, İzmit Geri Gönderme Merkezi’ne getirilen erkek arkadaşıma pazartesi günü avukat aracılığıyla ulaşmaya çalıştım. Lakin hafta sonu Van’a sevk edildiğini söylemişler. Çok kötü ve çaresiz hissediyorum. Bir yol arıyorum. Tüm yolları denemeye çalışıyorum lakin giderek Ali’ye ulaşmam zorlaşıyor. Yetkililerden talebim deport kararının durdurulmasıdır. Koruma kimliği çıkarılarak serbest bırakılmasını istiyorum. Lütfen sesimi duysunlar. Ali’nin sınır dışı edildiğini düşünemiyorum bile. Eğer sınır dışı edilirse Afganistan’a geri döndüğünde onu bir daha göremeyebilirim. Çünkü Afganistan’da Taliban’ın olması bu nedenle can güvenliğinin olmaması da önemli bir risk taşıyor. Oraya döndüğünde her şey bitmiş olabilir ve bir şeylere çok geç kalmış olabiliriz. Çok üzgünüm. Dil, din, ırk, renk ve cinsiyet gözetmeksizin mültecileri ve düzensiz göçmenleri koruma altına alarak onların talepleri dinlenmelidir. Bir iletişimci olarak burada devreye empati duygusu giriyor. Empati kurarak her şeyin üstesinden gelebileceğimize inanıyorum. Son olarak sevgisiz dünya bir hiçtir. Sevgimiz olmazsa bir tenekeden farkımız olmaz” ifadelerini kullandı.
Öte yandan süreç İzmir Müzisyenler Derneği ve Mülteci Hakları Merkezi tarafından yakından takip ediliyor.
Haber Merkezi