“Engellilerde en temel sorun işsizlik”

Buca Engelliler Derneği Başkanı Harun Kara, engellilerin sorunlarına değinerek, “Engellilerin üretime katılamaması dolayısıyla işsizlik sorunu yaşaması en temel problemdir” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 02.07.2016 07:05
  • Güncelleme Tarihi : 02.07.2016 07:05
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
“Engellilerde en temel sorun işsizlik”

TANER UYANIKER-ÖZEL HABER

Buca Engelliler Derneği Başkanı Harun Kara ile dernek çalışmaları, engellilerin sorunları ve yerel yönetimlerin engellilere bakış açılarını masaya yatırdık.

Kara, “Engelli bireyler yaşadıkları toplum içinde psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu sorunlar, engelli ve ailesinin bu durumla yüz yüze gelmesiyle başlamakta zaman geçtikçe içinden çıkılmaz bir hal almaktadır” dedi.

Dernek hakkında bilgi veren Kara, “Dernek 2008 yılında Kamuran Parıltı ve arkadaşlarının girişimleri ile Buca Engelliler Derneği olarak faaliyete başlamıştır. 2015 yılına kadarda Kamuran Hanım Başkanlık görevini aktif olarak sürdürmüştür. Derneğimizin amacı Devletin imzaladığı engelliler için imzalanan Uluslararası anlaşmalar ve anayasamızdan doğan haklarımızın uygulanmasının sağlanması ve savunulmasıdır” ifadelerini kullandı.

Derneğin kurulduğu günden bu yana Engelliler konusunda her türlü farkındalık çalışması yaptığını belirten Kara, eğitici, öğretici ve İstihdam konularında girişimlerde bulunduklarını ifade etti. Kara, “ Engellilik ve haklarımız ile ilgili eğitimlerde ve sunumlarda bulunarak bilinçlendirme çalışmalarımız belirli periyotlarda sürmektedir. Engelli üyelerimizin en çok katılım gösterdiği aktiviteler Halk eğitim kursları, kültürel ve sosyal faaliyetler, belirli branşlarda spor faaliyetleridir. Bu faaliyetlerin engellilerimizin psikolojik ve sosyal anlamda sağlıklı bireyler olarak hayata adapte olmaları için önemi çok fazladır” diye konuştu.

“İZMİR DAHA ŞANSLI”

İzmir de ki engellilerin sorunlarının diğer illere göre bakıldığında daha az olduğunu ifade eden Kara, bu durumu erişim açısından İzmir’in daha iyi olmasına ve vatandaşların engellilere karşı duyarlılığına bağladı. Buna rağmen engelli bireylerin sorunlarının çokluğundan yakınan Kara şunları söyledi: “Engelli bireyler yaşadıkları toplum içinde psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu sorunlar, engelli ve ailesinin bu durumla yüz yüze gelmesiyle başlamakta zaman geçtikçe içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. Engelli bireyin yaşadığı sıkıntılar ve zorluklar hem aile hem de sosyal çevresinde kendini gösterir. Engellilerin yaşadığı en büyük sıkıntı ayrımcılığa uğramadır. Örneğin, engellilerin üretime katılamaması dolayısıyla işsizlik sorunu yaşaması en temel sorunları olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra temel insani hizmetler (eğitim, sağlık, barınma, sosyal güvenlik, istihdam)den fırsat eşitliği temelinde yeterince yararlanamamaları da onların engelli olarak damgalanması, ayrımcılığa uğraması ve dışlanması boyutunda değerlendirilmelidir. Engelli bireylerin ve ailelerinin sorunlarla yüzleşmesi, verdikleri tepkiler, kabul etme süreçleri, sorunun çözümüne katılmasının yanı sıra, toplumun engellilere bakış açısı, tutum ve davranışları, onların yaşadıkları toplumdan dışlanmalarına yol açan faktörler, fiziksel çevrede karşılaştıkları sorunlar, eğitim ve istihdam alanındaki yaşadıkları güçlükler… Tüm bunlar bir bütün olarak ele alınmalı ve öyle değerlendirilmelidir. Ayrıca, engellinin sorun yaşadığı ilk andan çözüm evresine kadar geçen aşamalarda, sosyal hizmetin, diğer disiplinlerle ekip çalışması halinde sorunlara daha kalıcı çözümler üretmesi süreci de irdelenmektedir.”

BELEDİYELERE GÖREV HATIRLATMASI

Ülkemizde yerel yönetimlerin engelliler konusunda üzerlerine düşen görevleri tam anlamıyla yerine getirmediklerini iddia ederek, “Belediye Kanunu 5393 sayılı kanun Madde 77- ‘Belediye; sağlık, eğitim, spor, çevre, sosyal hizmet ve yardım, kütüphane, park, trafik ve kültür hizmetleriyle yaşlılara, kadın ve çocuklara, engellilere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında beldede dayanışma ve katılımı sağlamak, hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliği artırmak amacıyla gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar uygular’ deniliyor. Belediyenin bu konuda daha hassas olması gerekir. Tabi bu değil ki belediyelerden destek alamıyoruz. Büyükşehir Belediyesi ve diğer ilçe belediyelerinden destek aldığımız için hafta sonu etkinliklerinde denize gidebiliyor ve engelli asansörü olan yüzme havuzundan yararlanabiliyoruz. Bu tür hizmetlerin sosyal belediyecilik anlayışıyla bağdaşan hizmetlerdir. Şu anda çok eksiğimiz var ancak İzmir’i diğer illerimizle kıyasladığımızda ulaşım sorunu olmadığı için İzmir’e Sakarya gibi illerimizden ailesi ile birlikte gelen engelli arkadaşlarımız oluyor. Tek neden burada ulaşım rahatlığı sağlanmış olması. Belediyelerin bizlere verdiği hizmetler arasında Buca Belediyesi’nin engelli aracı şarj cihazlarının sayısını arttırması geliyor. Büyük Şehir Belediyesi, Metro ve İZBAN’ın genelde merkezi yerler olmakla beraber tekerlekli sandalye şarj istasyon üniteleri yerleştirildi. Özellikle Buca’da hastanelerde, Kültür Sanat Merkezleri’nde olmak üzere çok sayıda şarj istasyonlarımız var. Bizlerin en büyük sıkıntıları arasında bazı engellilerimizin aldığı tekerlekli sandalyelerin fiyatının devlet tarafından tam olarak karşılanmaması var. Örneğin cihaz ve protezlerin neredeyse yarısından fazlası engelli tarafından karşılanıyor. Daha önceki uygulamalarda sosyal yardımlaşma vakfı tarafından karşılanan bedeller, yeni uygulamada SGK ile ilişikli olanları ödenmemektedir. Sosyal Devletin gereği olarak tüm hastane masraflarımızın, protez, cihaz, ortez , tekerlekli ve akülü sandalye bedellerinin tamamının devlet tarafından karşılanmasını bekliyoruz” dedi.

HER DALDA AKTİVİTE

 Harun Kara üyelerini rehabilite etmek amaçlı projelerinin yanı sıra hafta sonları konser, tiyatro, yüzme gibi sosyal hayatı canlandırmak adına dinlendirici aktiviteler gerçekleştirdiklerini belirterek, amaçlarının engellilere engelsiz bir yaşam oluşturmaya çalışmak olduğunu söyledi. Hafta içi mesai saatleri içerisinde ahşap boyama, bilgisayar, saz, sabun yapımı gibi kurslar açtıklarını ifade eden Kara, “Tüm bu çalışmaları engelli arkadaşlarımızı iş hayatına ve sosyal hayata hazırlamak ve üstesinden rahatlıkla gelebilmelerini sağlamak amacı ile gerçekleştiriyoruz. Verilen eğitimler ve sertifikalar, Halk Eğitim Merkezince veriliyor. Bu kursları çalışma hayatına motive olabilmek için düzenlenmiş ön bir hazırlık gibi düşünebiliriz. Kursların diğer bir güzel tarafı da arkadaşlarımızın ürettikleri ürünleri satarak kendilerine gelir sağlayabiliyor olmaları. Ahşap boyama, dikiş nakış, el sanatları, sabun yapımı, ritim, tenis şuan faal olan aktivitelerimiz arasında yer alıyor. Yaklaşık 7 dalda eğitim veren kurslarımız mevcut ve 300’e yakın üyemiz bulunuyor. Her gün ortalama hava şartlarına bağlı olarak 50-60 kişilik sirkülasyonlar oluyor. Şu anki mevcut yerimiz bize yeter halde olmadığı için Buca Belediyesi bize yeni bir yer tahsis etti. İkinci kursiyerlerimizi bu yeni binaya kaydırıyoruz” dedi.

“EMPATİYİ AMAÇLIYORUZ”

Açılan kurslara sadece engellilerin değil sağlıklı insanlarında katılabileceğini ifade eden Kara, bu yaklaşımlarıyla empati yapılabileceğini amaçladıklarını belirtti. Her insanın yüzleşmek zorunda kaldığı hayatın gerçekleri karşısında zaman zaman zorlanabildiğini söyleyen Kara, “Bizim için önemli olan engelli olarak soyutlanmadan aramızdaki engelli-sağlıklı ayırımını kaldırabilmek. Bizler ayrıştırma yapmadan üretime katkıda bulunabilecek ve birlikte işbirliği ile çalışabilecek durumdayız. Zaman zaman bunalıma girmenin engellisi ya da sağlıklısı olmuyor. Ben kendi adıma derneğe katılalı 4 yıl olmasına rağmen Ayrancılardan gidip geliyorum. Derneğimizin atmosferinden insanlar mutlu olduğu için her gün Karşıyaka’dan bile gidip gelen arkadaşlarımız oluyor. Bu güne kadar psikolojisi bozulan arkadaşlarımızla çok nadir karşılaştık. Acı ve tatlının paylaşıldığı anda yerini tatlı bir huzura ve sıcaklığa bıraktığını artık herkes biliyor. Bizlerde dernek çatımız altında bu sıcaklığı yakaladık” açıklamasını yaptı.

Harun Kara Kimdir?

22/12/1985 tarihinde İzmir de doğdum. Çalışma hayatımı sürdürürken açık öğretimden lise mezunu oldum. 2001 yılında Otomotiv sektöründe çalışırken, güçsüzlüğümü hissetmeye başladım. Uzun yıllar yapılan kas biyopsileri, kan tahlilleri ve genetik testlerden sonra çeşitli doktor raporlarıyla genetik kalıtımsal bir kas hastalığım olduğum anlaşıldı. 2000 -2005 tarihleri arasında Oto 0koç’da formenlik görevinde bulundum. 2005 Kasım ayında engelli kadrosunda çalışabileceğimi öğrendim ve ilk defa engelli olarak, tekrar koç holding bünyesinde Opet Fuchs A.Ş’de üretimde çalışmaya başladım. Üretim sorumlusu olarak, 2007 sonra çok zorlu bir süreç başlamıştı. Düşmeler ve yerdeyken birilerinin seni gelip kaldırmasını beklemeler... Her ne kadar çalışmayı bırakmak istemesem de 2010 yılında sağlık sebeplerimden dolayı çalışma hayatıma son verme kararı aldım ve malulen emekli oldum. 2012 yılında Buca Engelliler Derneği ile tanıştım. Derneğin faaliyetleri içinde çalışmaya devam ederken 2014 yılındaki seçimimizde yönetim kuruluna seçildim. 2015 yılından bu güne kadarda Buca engelliler derneği Başkanlık görevini sürdürmekteyim.

Haber Merkezi