Fotoğraf tutkusu peşinde dünyayı geziyor

İzmir'de 30 yılı aşkın bir süredir Aktif Danışmanlık Firması ile iş dünyasında adından başarıyla söz ettiren iş adamı Halil Nadas, hobi olarak ilgilenmeye başladığı fotoğrafçılık artık tutkusu haline geldi


  • Oluşturulma Tarihi : 23.03.2017 10:10
  • Güncelleme Tarihi : 23.03.2017 10:10
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Fotoğraf tutkusu peşinde dünyayı geziyor

E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

İzmir'de uzun süredir Aktif Danışmanlık Firması ile iş dünyasında adından başarıyla söz ettiren iş adamı Halil Nadas, farklı bir kulvarda yeni bir başarıya daha imza attı.

Lise yıllarından bu yana fotoğrafçılıkla hobi olarak ilgilenen, yoğun çalışma temposu sebebiyle yaşamında hep ikinci sırada kalan fotoğrafçılık, Nadas için artık tutkunun da ötesine geçti.

HOBİSİ TUTKUSU OLDU

1966 yılında Şanlı Urfa’da dünyaya gelen, çocuklarına daha iyi bir gelecek vermek için ebeveynlerinin İzmir’e yerleşme kararı aldığı 5 çocuklu bir ailenin en büyük kardeşi Halil Nadas. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü’nü başarıyla bitirdikten sonra iş yaşamını 1986 yılında kurduğu Aktif Mali Danışmanlık ve Denetim Firması ile sürdüren Nadas, daha gençlik yıllarından itibaren sivil toplum kuruluşlarında görev almaya başladı. Daha önce EGİAD’ın Yönetim Kurulu Başkan Vekilli olarak görev alan, halen BASİFED Yönetim Kurulu Üyeliğini de sürdüren işadamı, titrine artık fotoğrafçılığı da ekledi.

RUHANİ BİR GÜÇ

İş yaşamından arta kalan zamanlarda uzak ya da yakın fotoğraf yolculuklarına çıkan Halil Nadas, 10 yıl boyunca çektiği enstantaneler ile 24 Ocak’ta ilk kişisel sergisi olan “Uzaktan-Yakından” ile fotoğraf severlerle buluşturdu. 50 yaşında açtığı ilk sergisi ile büyük heyecan duyduğunu dile getiren iş adamı Halil Nadas, "En güzel görüntüleri aramak için fırsat buldukça seyahat ediyorum. İlk zamanlar işimden arta kalan zamanlarda bunu yapıyordum. Ancak son zamanlarda hobim işe dönüştü. Benim için fotoğrafçılık da birinci sırada geliyor. Farklı kentleri ya da ülkeleri geziyorum. Farklı kültürlere vizörden bakmayı deniyorum. Bence fotoğraf, hem bir sanat dalı, hem de dünyaya farklı bir bakış açısı. Fotoğraf, ruhun derinlerindeki hisleri yüzeye çıkartan, vizörden baktıkça derinliklere doğru dalmayı, hayal dünyasının sınırlarını aşmayı başaran ruhani bir güç" dedi.

BİR TARAFTAN YAZIYOR

Küçük yaşlardan itibaren fotoğrafa ilgili olduğunu söyleyen Nadas, "Lise yıllarımda fotoğraf çekmeye çalıştım ama o zamanlar çok pahalı bir uğraştı. Ama fotoğraf hep aklımın bir yerinde vardı. Tabi ufak tefek makinalarımız oldu çocukların doğumlarını falan çektik. 10 yıl önce İzmir Fotoğraf Akademisi diye bir fotoğraf eğitimi veren arkadaşım Zeynel Aydın’dan dersler aldım. Birlikte fotoğraf çekmeye başladık. Uzun soluklu fotoğraf gezilerine çıktık. Lisede edebiyat bölümü mezunuyum. Bir taraftan da yazı yazmaya devam ediyorum. İnsanlar okumuyor artık. Edebiyatı çok seviyorum. Fırsat buldukça okumaya ve yazmaya çalışıyorum. Bir aile öykümüzü ufak ufak yazmaya başladım. Onu tamamladıktan sonra ilerde bir gezi kitabı yazabilirim. Çünkü insan geçmişini bilmeden geleceğini tasarlayamaz. Odamda duran şu fotoğraf bizim İzmir’e ilk geldiğimizde çektiğimiz bir fotoğraf. Şanlı Urfa’dan geldiğimiz günün fotoğrafı... Annem, babam ve kardeşlerim hep birlikteyiz... Çok zorlandığımda veya içinden çıkılmaz bir konu olduğunda hemen o fotoğrafa bakarım" ifadelerini kullandı.

İŞ HAYATIMA DA KATKILARI OLDU

Fotoğrafı çekip saklamaktansa sergileyip insanlarda farkındalık yaratmayı önemseyen Nadas, şunları söyledi: "Ben 50. yaşıma Küba’da gireceğim demiştim. Bu hayalimi gerçekleştirmek nasip oldu. Son sergimi de 50 fotoğrafla açtım. Serginin gelirini Koruncuk Vakfı’na bağışladım. Denize bir damla katkı koymuş olduk. İnsanları kendilerine vakit ayırmaya, çevresini görmeye davet ediyorum. Fotoğrafın bana inanılmaz etkisi oldu. Bir sanat olmasının dışında ben de bütün her şeye artık fotoğraf çerçevesinde bakmayı geliştirdi. Biriyle konuşurken sağda solda ne kadar detay varsa kafamı karıştırabiliyordu. Şimdi tek bir konuya odaklanıp onu hemen çözüp kenara bırakıyorum daha sonra sağa sola bakmaya başlıyorum. Fotoğrafın bana bu anlamda bir faydası oldu. İş hayatımda da olumlu katkıları oldu. İşe, 16:9 bakmak farklı bir şey. Fotoğraf ile ilgili seyahatler esnasında farklı insanlarla tanışıyorsunuz. Bir kısmıyla burada birlik iş yapma imkanımız oldu."

ÇOK SAYIDA ÜLKE GEZDİ

Son 2 yıl içerisinde Çin, Küba, Tayland, İrlanda ve Azerbaycan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülke gezdiğini ifade eden Nadas, "Fotoğraf çekmek için gittiğim ülke sayısı herhalde 13-14 vardır. Tekrar gitmeyi planladığım ülkeler de var. Mesela Küba… Çünkü Küba’yı çok iyi bilmediğim için turla gitmiştim. Bir dahaki gidişimde kesinlikle ferdi olarak giderim. Oradaki insanlar beni hiç rahatsız etmedi. Diğer ülkelerde de sıcak karşılandık ama Küba farklıydı. Örneğin İran’a giderken fotoğraf makinanı alma orada çekemezsin elinden makinayı alırlar demişlerdi ama öyle bir şey olmadı. İranlı gençler bana poz verdi. Önümüzdeki seyahatlerde Vietnam, Kamboçya gibi yerleri görmek istiyorum. Sonra Hindistan, Nepal… Eskiden uzun seyahatlere çıkmak biraz zor oluyordu. İşten o kadar uzun süre kopmak sıkıntı yaratabiliyordu. Ama artık işler de oturdu. Oğlumun gelmesi ben de inanılmaz bir rahatlama sağladı. Böylelikle fotoğrafa daha fazla zaman ayırabiliyorum. Yanıma makinamı alayım gitmişken çekerim değil de özellikle fotoğraf çekmeye gidiyorum" dedi.

İLGİNÇ HİKAYELER

Fotoğraf çekmek için çıktığı gezilerde insana dair çok fazla şey gözlemlediğini ve birçok anı biriktirdiğini kaydeden Nadas, "Fotoğraf çekerken çok fazla şeyden anılar biriktiriyorsunuz. Milas’ın Çomaklar Köyü’nde fotoğraflar çekmiştim. Orada o fotoğrafları çekerken kadınlar sokağa çıkarken her kadının başında çiçek var. Yöresel kıyafetler içerisinde geziyorlar ama hep çiçek olduğunu fark ettim. Hatta bazı erkekler bile takıyor. Birkaç tane çiçeksiz gezen kadın gördüm. 'Sizde neden yok' diye sordum. 'Kocası ölmüş kadının güzel kokmak neyine' dediler. Meğerse dul kadınlar takmıyormuş. Böyle hikayelere de dahil oluyorsunuz. Karacasu'ya gidiyorsunuz çamura can verenlerin yaptıkları işleri görüyorsunuz. Ayvalık-Çanakkale tarafına gittiğinizde Kaz Dağları bambaşka bir yer... Karaburun'a gittiğinizde Şeyh Bedrettin geliyor akla... Böyle enteresan hikayeler de biriktiriyorum" diye konuştu.

SOKAK ARALARINDA GEZİYORUM

İnsanları hayatın içindeyken fotoğraflamayı sevdiğini söyleyen Nadas, şu ifadeleri kullandı: "Hemen oturup senin bir portreni çekeyim değil de pazarda adam meyve satarken o ortamda, berber tıraş yaparken dükkanın içerisinde çekmeyi seviyorum. Küba’da insanlar çok ufak evlerde basit bir yaşam sürüyorlar. Ellerinde mutlaka bir kitap var. Fotoğraf çektiğinizi görünce sizi hemen içeriye çağırıyorlar. Ben genelde sokak aralarında geziyorum. Gittiğimde turistik yerleri gezmek değil de sokak aralarında gezerken bir mahalle arasında apartman değil de bizim burada aile evleri vardır. Onlar gibi yerler var. 6-7 kişi orada müzik dinleyip şarkı söylüyorlar. Onları çektim gel gel dediler gittim. Arkadaşlar diyor ki girme ne olduğunu bilmiyorsun. Fotoğraf çekmeye nefesim el verdiği sürece devam edeceğim.

İZMİR'İN GEZMEDİĞİM İLÇESİ YOK

İnsanları yakınlarındaki yerleri keşfetmeye ve kendi tabiriyle 'biraz yoldan çıkıp gezmeye' çağıran Nadas, "Millet diyor ki şuraya gidelim gitmişken fotoğraf çekeriz. Hayır, öyle değil. Kula… Burnumuzun dibinde bir yer ama insanlar farkında değil. Kula'da bir peri bacaları var görmeniz lazım.  Mesela İzmir'in gezmediğim hiçbir ilçesi yok. İnsanlara say desen 30 ilçeyi sayamayanlar olur. Ben hepsini tek tek gezdim. İnsanlar Ödemiş’e Tire’ye gidiyorlar ama o yoldan birazcık sapıp Bayındır’a girip çıkmıyorlar bile. Bayıra gidiyorsun orada öyle evler yaşamlar var ki inanılmaz. O yüzden biraz yoldan çıkıp gezmek lazım. Çocuklarım bana bu konuda çok destek veriyor. Bir makinemi oğluma verdim, kızım telefonla bile çok güzel kareler çekiyor. Birlikte bir sergi açmayı planlıyoruz. Bu amaçla birlikte fotoğraf gezilerine de çıkıyoruz" şeklinde konuştu.

AYNI ZAMANDA KOLEKSİYONER

Yılda 8-10 kez 2 ile 10 gün arası tatile çıktığını belirten Nadas,  herkesin gitmediği ya da 'Ah şuraya da gitseydim' dediği yerlere gitmeyi sevdiğini söyleyerek, "Halkla iç içe olacağım şehirleri tercih ederim. Avrupa’dan çok Küba, Güney Afrika ve Çin gibi yerler ilgimi çekiyor. Tatil benim için tenefüse çıkmak demek. En büyük hobilerim fotoğraf çekmek, seyahat etmek, okumak ve biraz da yazmak. Yakın tarihle ilgili kitap, roman ve şiir okuyorum. ‘Her Urfalı türkücü doğar’ diye bir laf var. Ülkemin tüm türkülerini çok seviyor ve söylüyorum. Bendir çalmaya başladım. Sevdiğim sanatçıların fotoğraflarını biriktiriyorum. Ressam Hasan Rastgeldi’nin resimlerini topluyorum. Ayrıca, eski hesap makinesi ve fotoğraf makinesi koleksiyonum var" dedi. 

Haber Merkezi