İzmir’de Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören onkoloji hastası çocuklar, hazırladıkları resimlerden oluşan sergide eserlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu.
Kahramanlar Mustafa Öğütveren İlkokulu’na bağlı Dr. Behçet Uz Hastane Sınıfı öğrencileri, zorlu tedavi süreçlerinde sanatla moral buldu. Kemoterapi seansları arasında hastane odalarında ve sınıflarda yapılan çalışmalar zamanla bir sergiye dönüştü. Çocukların hayal dünyasını yansıtan eserlerin yer aldığı serginin açılışı yapılırken, öğrencilere katılım sertifikaları ve çeşitli hediyeler verildi.
SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Dilek Orbatu, serginin her yıl kendilerini duygulandırdığını belirterek, "Her sene hastane sınıfımızın yaptığı eserleri izlemek, hocalarımızın ve kardeşlerimizin sevgi dolu yüreklerinden çıkan resimleri görmek hepimizi çok duygulandırıyor. Bu anları iple çekiyoruz. Sanata değer vermek ve sevdirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Tedavi sırasında bu etkinliklere zaman ayırmak çok yararlı oluyor; çocukların hayal dünyası genişliyor. Onların geleceğe dair düşüncelerini görünce bizler de umutlanıyoruz. Bu süreçte birlikte yürümüş oluyoruz. Belki de ileride bu çocuklarımız sanat dallarından birini seçecek. Onların talepleri doğrultusunda sanatın farklı alanlarında da destek vermeye, yeni şeyler eklemeye hazırız" dedi.

ÖNCE İSTEMİYORLAR, SONRA TAMAM DİYORLAR
Üç yıldır gönüllü olarak hastanede görev yapan emekli resim öğretmeni Serpil Subaşı da çocuklarla yürüttükleri çalışmaları anlattı. Subaşı, "27 yıllık meslek hayatımdan sonra emekli oldum ve 3 yıldır burada gönüllü çalışıyorum. Bu yıl kağıt karton işleri, tuval üzerine resimler, seramik çalışmaları ve atıklardan rekreasyonlar yaptık. Burada malzeme bulmakta biraz sıkıntı yaşıyoruz. Gelen yardımlarla, akrilik boyalarla ve tuvalet kağıdı ruloları gibi atık malzemelerle işler ürettik. Çocukların hepsi zorlu bir tedavi sürecinde. Çocuklar aynı zamanda kemoterapi alıyorlar. Odalarına gittiğimde ilk başta yapmak istemeyenler oluyor ancak renkleri görünce 'Tamam, yapacağım' diyerek motive oluyorlar. Çalışmaları çok uzun tutamıyoruz. 15-20 dakika çalışabiliyoruz, yorulup dinlenmek istiyorlar. Arada ben de yardımcı olup resimleri onlarla tamamlıyorum. Bu yüzden bazen bir eserin bitmesi 4 ayı bulabiliyor" diye konuştu.
Sanat çalışmalarının yalnızca çocuklara değil, ailelerine de destek olduğunu vurgulayan Subaşı, "Bu çalışmalar annelere de gerçekten büyük moral oluyor. Annelere yönelik de yaptığımız resimler var. Özellikle yeni teşhis konulan çocukların anneleri için süreç çok zor geçiyor. Resim yaparken onlarla hem konuşuyorum hem de odaya müzik açıyorum. Müzikle beraber resim yaparak onlara moral ve motivasyon sağlamaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Denizli’den sevk edilerek hastanede tedavi gören 7 yaşındaki Yahya Kemal Can’ın annesi Elif Can ise yaşadıkları süreci anlatarak, "Geçtiğimiz mart ayında, Ramazan Bayramı'na sadece bir gün kala oğluma lösemi teşhisi konuldu. Karın ağrısı ve ateş şikayetiyle gelmiştik. Tanı konulduğunda her anne gibi dünyam yıkılmış gibi hissettim. Lösemi ilerlemiş; lenf bezlerine, akciğere, karaciğere ve dalağa bulaşmıştı. Karnında aşırı şişkinlik vardı. 5 gün yoğun bakımda kaldık. Çok zorlu süreçlerden geçtik ama çok şükür, 3 ayda bayağı bir toparlandı. Burada bir bebekle ilgilenir gibi ilgilendiler. Doktorların ve personelin hakkını ödeyemem. Yahya normalde de resim yapmayı severdi. Burada Türkçe ve Matematik dersleri de görüyor. Hastanede o süre, zaman hiç geçmiyor. Öğretmenlerimiz ve ben bu süreci hızlandırmaya çalışıyoruz. Yahya bu hasta haliyle bile bu resmi yaptı" dedi.
Yahya Kemal Can da "Resim yapmak çok güzel. Aslında en sevdiğim ders Matematik. Burada bir kuş çizdim. Öğretmenim bana gösterdi, ikimiz birlikte yaptık" diye konuştu.
Tedavisi devam eden öğrencilerden İbrahim Ege Teke ise "Resim yapmayı seviyorum. Sergim için Örümcek Adam ve kuş resmi yaptım" ifadelerini kullandı.
İbrahim Ege Teke’nin annesi Gülşah Teke de öğretmenlerin çocuklara önemli destek verdiğini belirterek, "İki sene süren tedaviden sonra tam bitti derken bu eylülde tekrar lösemi teşhisi aldı. Tam okulların açılmasına bir hafta kalmıştı ve bütün hazırlıklarımızı bitirmiştik. İbrahim çok üzüldü. Ama neyse ki hastanedeki öğretmenlerimiz, resim öğretmenimiz o üzüntüsünü biraz olsun bastırdı. Tedavi sürecinde çocukların ağrıları, acıları çok fazla oluyor. O arada ders yapılmasa bile öğretmenlerimiz onlara bir güç, bir destek veriyorlar. Bizim bazen çocuklarımızı o halde görünce gücümüz kalmıyor; işte o anlarda öğretmenlerimiz ve hemşirelerimiz hem çocuklarımıza hem de bize destek oluyor. İbrahim'in aslında resme hiç yeteneği yoktu, sevmiyordu da. Tamir işlerini severdi ama resim öğretmenimiz ona resmi sevdirdi." dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın