Güneşlenirken dikkat!

Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Prof.Dr. Oktay Avcı, uzun süreli UV ışınlarına maruz kalan kişilerde, erken yaşlanma, ciltte deformasyon, leke ve cilt kanseri riskinin artırdığını belirtti


  • Oluşturulma Tarihi : 04.08.2016 08:00
  • Güncelleme Tarihi : 04.08.2016 08:00
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Güneşlenirken dikkat!

E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

Güneşlenme şekli ve zamanı konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirten Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Prof.Dr. Oktay Avcı, güneşlenirken yapılması ve yapılmaması gereken konulara dikkat çekti.

Avcı, güneş korucu ürünler seçerken UVA ve UVB koruyucu olmalarına dikkat edilmesi gerektiğini hatırlattı. Uzun süreli UV ışınlarına maruz kalan kişilerde, erken yaşlanma, ciltte deformasyon, leke ve cilt kanseri riskinin arttığını belirten Avcı, deri yüzeyine ulaşan UVA ışınlarının temel olarak deriyi yaşlandırdığını dile getirdi.

GÜNEŞİN FAYDALARI VE ZARARLARI

Güneş ışınlarının ekosistem için enerji kaynağı olma, D vitamini sentezi ve fototerapötik etkinlik gibi birçok faydalı etkisinin yanı sıra, kanser oluşumu, alerjik reaksiyonlar ve fotoyaşlanma gibi zararlı etkileri de bulunuyor. Güneş ışınlarının deri üzerindeki olumsuz etkilerinin önlenebilmesi için, etkili koruma ve güneş koruyucular konusunda toplumun bilinçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını belirten Avcı, istenmeyen etkilerin kaynağı olan UV ışınlarından alınan zarar, maruz kalınma süresi ve sıklığı, ışınların yeryüzüne gelme açısı ve genetik olarak belirlenen deri fototipine bağlı olarak değiştiğine dikkat çekti. Avcı, “Yeryüzüne ulaşan UV ışınları yüzde 10'u UVB; yüzde 90'ı ise UVA olarak ikiye ayrılıyor. Güneş yanığından sorumlu olan UVB ışınlarının, fotoyaşlanma ile deri kanserlerinin gelişimi üzerine etkinliği de biliniyor. UVB ve UVA ışınlarına beraber maruz kalmak kanser riskini daha çok artırıyor. Fototoksik ve fotoalerjik reaksiyonlardan ise genellikle UVA sorumlu oluyor. UVC ışınlarının ise ozon tabakasında filtre edilmesiyle yeryüzüne ulaşmadığı kabul ediliyor” dedi.

GÜNEŞ IŞINLARI VE KORUNMA

Güneş ışınlarının zararlı etkilerini en aza indirmek için koruyucu ürünler kullanılmasını tavsiye eden Avcı, koruyucu kremlerin güneşli ortama çıkmadan yarım saat önce sürülmesi gerektiğini belirtti.  Dışarıya çıkmadan hemen önce sürülen kremlerin etkisinin olmayacağını vurgulayan Avcı, “Ultraviyole A ışınları deride bronzlaşmaya ve yaşlanmasına neden olan ışınlar. Ama UVB ışınları yani daha kısa dalga boyu olan ışınlar güneş yanığına ve kanserleşmeye neden oluyor. Kişi güneşte koruyucu ürün kullansa bile eğer UVA koruyucu içermiyorsa bu zararlı ışınlara maruz kalıyor. Onun için koruyucu seçerken hem UVB hem de UVA korunması içeren ürünleri tercih etmemiz gerekiyor. Bunlar kişinin tercihine göre losyon veya kremler olabilir. Dikkat edilmesi gereken birkaç önemli nokta var. Korucuları sürdükten yarım saat sonra güneşe çıkmak gerekiyor. Çünkü bu ürünlerin koruyuculukları 15 ila 30 dakika sonra başlıyor. Bu koruyucu ürünlerde bir de suya dayanıklılık kavramı var. Modern olanlar ıslanmaya maruz kalsa bile 3-4 saat koruyuculuğunu sürdürüyor. Bunlar içerisinde terlemeye karşı dirençli ürünler de var” diye konuştu.

KORUYUCU KREMLER YARIM SAAT ÖNCE SÜRÜLMELİ

Özellikle açık tenli ve renkli gözlü kişilerin az süre güneşe maruz kalsa bile yüzünde kızarıklık, kaşıntı gibi belirtiler oluşabileceğini aktaran Avcı, “Açık tenli ve renkli gözlü kişilerin güneşten daha fazla korunması gerekiyor. Güneşe daha hassas olan bu kişilerde, güneşin zararlı etkileri daha fazla oluyor. Özellikle tatile gidenlere ve deniz kenarında güneşleneceklere mutlaka saat 10.00'dan önce veya 15.00'ten sonra güneşlenme ve koruyucu krem kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Bu ürünlerin üzerinde SPF dediğimiz güneşten koruma faktörü 30 ise yüzde 97 oranında koruyor. Koruyucu seçerken deri tipi de büyük önem taşıyor. Buğday tenlilerde melamin üretimi fazla olduğu için 30 koruma faktörü yeterli iken beyaz tenlilerin ise 50 faktörlü koruyucular kullanması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Avcı, ayrıca bazı kişilerin D vitamini almak için uzun süre güneş ışınlarına maruz kaldığını ancak günde yarım saat güneşlenmenin vücudun D vitamini karşılaması için yeterli olduğunu da sözlerine ekledi.

DERİ ÜZERİNDE ZARARLI ETKİLERİ

UV ışınlarının cildimize verdiği zararları hakkında bilgi veren Avcı, şunları söyledi: “Güneş ışınları erken ve geç dönemde deri üzerinde farklı zararlı etkiler göstermektedir. Erken dönemde yanık, alerjik reaksiyon, pigmente cilt lekeleri, deri bağışıklığında zayıflama (viral ve bakteriyel enfeksiyonlar) görülebilir. Geç dönemde, deri kanserleri ve foto yaşlanma ortaya çıkabilir. UV (ultraviyole) ışınları, ek başka bir faktör olmaksızın tek başına kanserojen etki gösterebilmektedir. Foto yaşlanma ile ciltte kabalaşma, elastikiyet kaybı, derin kırışıklıklar, kahverengi ve beyaz lekeler, damarlarda belirginleşme, pullanmalar görülür. Bu normal yaşlanma sürecinden çok daha hızlı işler.”

 

SAĞLIKLI BRONZLAŞMANIN PÜF NOKTALARI

Hiçbir kremin vücudu güneş ışınlarından yüzde yüz korumadığını, en etkili korunmanın fiziksel korunma olduğunu dile getiren Avcı, etkili korunmak için şapka takılmasını, gerekirse uzun kollu giyilmesini ve gölgelik alanların tercih edilmesini tavsiye etti.Gölgede de güneşten korunmak gerektiğini, özellikle deniz kenarında ve kumsalda yansıyan ışık nedeniyle güneş yanıkları oluşabildiğini ifade edenAvcı,açık renkli kıyafetler giyilmesini önerdi.Avcı, “Güneş kremleri iyi bir kullanımla bile yüzde 80 oranında güneşten korur. Bu nedenle fiziki koruma daima çok önemlidir. Fiziki koruma dediğimiz zaman şapkalar veya güneş gözlükleri ve sıkı dokulu beyaz renkli kıyafetlerden yararlanabiliriz. Bu kadar güneşli bir ülkede yaşarken mutlaka güneşten faydalanmayı ve korunmayı öğrenmeliyiz. Güneş koruyucuları kullanıp kurallarına uymalı, öğlen 11.00 - 15.00 saatleri arasında gölgede olmaya özen göstermeliyiz. Ayrıca güneşin zararlı etkilerinden bizi koruyabilecek antioksidanları içeren gıdaları mutlaka diyetimizde bulundurmalıyız. Özellikle vitamin A (betakaroten), E, C, bitkisel kaynaklı gıdalarda bol su tüketmeliyiz” şeklinde önerilerde bulundu.

SOLARYUM ZARARLI MI?

Solaryum cilde çok önemli hasarlar verdiğine ve en önemlisi de cilt kanserine sebep olabildiğine dikkat çeken Avcı, “Bronzlaşmanın geçici mutluluğu cilt hastalıkları ile son bulabilir. Solaryum bir UV ışık kaynağıdır. Uluslararası Kanser Derneği tarafından sigara gibi solaryum da en yüksek dereceden riskli kanserojen olarak kabul edilmiştir. Solaryum cildin kalınlaşmasına, kırışıklıklara, lekelenmelere, pullanmalara, cildi destekleyen kollajende azalma hatta uzun vadede cilt kanseri gibi pek çok olumsuz sonuçlara neden olabilir. Solaryuma girilmeye başlanan ilk zamanlarda ciltte görünürde herhangi bir olumsuz etki olmayabilir. Ancak yıllar boyunca maruz kalınan UV ışınlarının etkileri hücrelerde birikir. Toplam maruz kalınan miktar tüm bu olumsuz etkilerin oluşumunda önemlidir. Solaryum ile direkt maruziyet ve filtre olmayışı ile hızla değişim gözlenebilir” ifadelerini kullandı.

Güneşlenirken Dikkat Edilmesi Gereken 6 Kural

1. Ten renginiz ne olursa olsun mutlaka güneş kremi sürün.

2. Güneşlenme saatinizi iyi belirleyin, yaz aylarında saat 11.00 ile 16.00 arası güneş ışınlarının cilde zarar verdiği en tehlikeli saatlerdir. Mümkünse 11.00 den önce ve 16.00’dan sonra güneşlenmeyi tercih edin.

3. Bronzlaşmak için zeytinyağı, kola, havuç yağı gibi şeyler kullanmayın çünkü bunlar cildiniz daha çok tahrip eder ve yaşlanmasını şiddetlendirir.

4. Eğer zorunlu değilseniz 4-5 saatten fazla güneşlenmeyin. Eğer beyaz tenli iseniz 50 faktör güneş kremlerini tercih edin.

5. Esmer tenliyseniz en az 30 faktör güneş kremi kullanın.

6. Güneş koruyucu kremlerinizi her yıl yenileyin.

 

Haber Merkezi