Sayfa Yükleniyor...
İzmir Hasta Çocuk Evleri Derneği, çocukları kentte tedavi gören ve kalacak yerleri olmayan dar gelirli ailelere kucak açıyor, onlara sıcak bir yuva sağlıyor
EMİRCAN IŞILDAK ÖZEL HABER
İzmirde 2004 yılında kurulup 2006 yılında ilk faaliyetine başlayan, şehir dışından çocukların tedavisi için gelip kalacak yerleri olmayan dar gelirli ailelere kapılarını açan İzmir Hasta Çocuk Evleri Derneği (İHÇED) ile bir araya geldik.
Kentin üç ayrı noktasında bağışçılar tarafından tahsis edilen evlerde 700ün üzerinde aileyi misafir eden, ailelerin her türlü ihtiyacını karşılamak için gönüllü çalışıp takdir edilesi bir sosyal sorumluluk projesine imza atan derneğin Başkan Yardımcısı Sevil Ozan ile dernek çalışmaları, çocukların bakımı ve evler hakkında konuştuk.
İZMİRDE 6 HASTA EVİ VAR
Konuşmasının başında dernek ile ilgili bilgi veren Ozan, İzmirde toplamda 6 evleri bulunduğunu söyledi.
Ailelerin rahatça kalabilecekleri şekilde evlerin düzenlendiğini ifade eden Ozan, Derneğimiz 2006 yılında ilk faaliyetine başladı ve hasta almaya başladı. Bu sene de 10. yılımızı tamamlıyoruz. Bornovada, Balçovada ve Hatayda olmak üzere toplam 6 evimiz var. Evlerimizin her birinde iki ya da üç aile barınabiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağışçılarımızın bizlere tahsis ettiği evlerde hastalarımızı ve yakınlarını ücretsiz olarak ağırlıyoruz. Evlerimiz bağışlandıktan sonra tadilata giriyor. Evlerimizin banyosu, mutfağı ayrı ayrı olmak üzere iki ailenin yaşayabileceği şekliyle düzenleniyor. Hastalarımızın hastanelerde refakati özellikle yakınları için çok zor. Hastanın yakınları tedavi süresince hastane bahçelerinde yatıp kalkıyor. Özel hastaneler bu konuda biraz daha esnek davranabiliyor fakat kamu hastanelerinde yalnızca ziyaret saati içerisinde yakınları hastayı ziyaret edebiliyor. Bizim çocuklarımız ağırlıklı olarak onkoloji ve hematoloji servislerinde yatıyor. Zaten o bölümlerde normalde de ziyaret yasak. Çok kısa süreli ihtiyaç karşılanıyor. Kök hücre tedavisinde steril ortam büyük önem taşıdığı için kısa ziyaretler bile önlük, bone ve galoş ile yapılabiliyor. Bu doğrultuda biz de evlerimizde hijyene büyük önem verdik. Temizliği ve hijyeni riske atabileceği düşüncesiyle evlerimizde halı da kullanmıyoruz dedi.
AİLE BÜTÜNLÜĞÜNE KATKI SAĞLIYORUZ
Evlerde kalan ailelere gerektiğinde eğitim desteği de verdiklerini vurgulayan Ozan, Evlerimize Türkiyenin her bir noktasından hasta ve yakınları geliyor. Bazen Doğu illerimizden gelen ve hiç Türkçe bilmeyen, okuma-yazması olmayan ebeveynler de gelebiliyor. Onlarla iletişim kurmak için eğitim de verebiliyoruz. Dernek üyesi olan emekli öğretmenlerimiz var. Onlar da gelip eğitim veriyorlar. Bunun dışında gönüllü gençlerimiz var. Onlar gelip çocuklarla vakit geçiriyorlar. Aktiviteler düzenliyorlar. Çünkü bu hastalık zor ve meşakkatli bir süreci beraberinde getiriyor. Destek isteyen bir tedavisi var. Bize gelen aileler de ekonomik açıdan dar gelirli aileler. Onlar hem çocuklarının hastalıklarıyla uğraşıyorlar hem de parasızlıkla mücadele ediyorlar. Biz de bu süreçte elimizden geldiğince hem aile bütünlüğünü sağlamayı hem de destek olmayı amaçlıyoruz yorumunu yaptı.
TÜM İHTİYAÇLARI DERNEK KARŞILIYOR
Derneğin çocuklar ve aileleri için elinden gelen desteği sonuna kadar verdiğini belirten Ozan, Ailelerimizin erzak ve temizlik ürünlerini bizler karşılıyoruz. Kurban Bayramında kesilen etlere, tavuklara, kuru bakliyatlara kadar elimizden geldiğince veriyoruz. Tabi bizler gönüllü olarak emek veriyoruz, gücümüz bir yere kadar yetebiliyor. O yüzden her zaman bağışçılarımızdan destek bekliyoruz. Onlara, Bir market arabası da bizim için doldurun diyoruz. 80 kadar üyemiz var ve bu üyelerimizle hasta çocuklarımızın ve evlerin tüm ihtiyaçlarını gidermek için emek veriyoruz. Giyim konusunda da hem çocuklarımıza hem de ailelerine gerektiğinde el ele verip yardım ediyoruz. Tüm bu süreç içerisinde hiçbir şekilde ailelerden de ücret talep etmiyoruz. Yalnızca evin temizliği konusu üzerlerine düşüyor. Çocukların sağlığı için bir tek evin temiz tutulmasını istiyoruz değerlendirmesini yaptı.
ONKOLOJİ VE HEMATOLOJİ HASTALARI KALIYOR
Hasta evlerinde ağırlıklı olarak kanser ve kök hücre tedavisi gören çocukların ve ailelerin kaldığını hatırlatan Ozan, Evlerimizde tedavileri uzun süren hastalarımızın aileleri kalıyor. Kök hücre, ilik nakli, hücre nakli, böbrek nakli gibi tedavileri uzun olan çocuklarımız ve aileleri misafirimiz oluyor. Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi, Ege Üniversitesi Hastanesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinden hastalarımızı alıyoruz. Hematoloji, Onkoloji ve Kök Hücre bölümlerinde yatan hastalarımız var. 0-18 yaş arasında çocuklarımız var. Özellikle de durumu iyi olmayan aileleri kabul ediyoruz. İzmirde bir yakını olmayan, kalacak yerleri olmayan hastaları tercih etmeye çalışıyoruz dedi.
İLK ADIM CASTELLODAN
Derneğin kuruluş öyküsüyle de ilgili konuşan Ozan, Derneğimizin kurucusu Prof.Dr. Buket Erer Del Castellodur. Kendisi Ege Üniversitesine gelip ilk Kök Hücre Servisini kuran hekimimizdir. Dünyada ilk kök hücre tedavisini gerçekleştiren hocasından bunun ihtisasını almıştır. Buket hocamız ülkesine, devletine hizmet etmek isteyip İtalyadan Ege Üniversitesine dönüyor ve hastane bahçesinde yatan insanları görüyor. Ailelerin gidecek, kalacak yerleri olmadığını görünce böyle bir projeyi hazırlayıp dönemin rektörüne sunuyor. Daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğluna gidiliyor. Kendisi de yer tahsis ediyor. Tabi proje tutunca ailelerin de sayısı çoğaldıkça tekrar Aziz Beye gidiyorlar. Kendisi de yine iki daire veriyor. Bağışçılar sayesinde evin tadilatları yapılıyor. Hayırseverler de evler verince dernek çalışmaları bugünkü halini alıyor dedi.
HERKESE KAPIMIZ AÇIK
Ozan, en büyük amaçlarının bir hasta çocuk köyü kurmak olduğunu da belirtti. Bu süreçte gönüllü çalışan herkese de kapılarının açık olduğunu vurgulayan Ozan, Benim en çok istediğim şey bir hasta çocuk köyü kurabilmek. Ailelerimizi farklı farklı yerlerde değil bir alanda toplamayı amaçlıyoruz. Ailelerin mahremiyetini de gözeterek uygun şekilde kalabilecekleri üçer katlı evler yapmak, çocukların acil durumlarda doktora veya hemşireye ulaşabilecekleri bir klinik ve öğretmenlerin olduğu bir yerleşke hazırlamayı istiyoruz. Tabi bunlar bağışlarla yapılabilecek şeyler. Çünkü dernek olarak gönüllü çalışıyoruz herhangi bir bütçemiz yok. Hatta giderimiz gelirimizden çok. Bizim ne kadar üyemiz olursa o kadar iyi. Çünkü bir kişi bir kişiyi getirir. 10 kişi duysa 100 kişi olabiliriz. Bizim için önemli olan farkındalık yaratmak, daha çok kişiye ulaşmak. Dernek üyelik ücretimiz de çok cüzi bir rakam. O bakımdan herkese de kapımız açık şeklinde konuştu.
ALLAH DERNEKTEN RAZI OLSUN
Röportaj için ziyaret ettiğimiz Bornovadaki evde kalan ve kanser tedavisi gören minik Buketin ailesi ise derneğin her anlamda kendilerinin yanında olduğunun altını çizdi. Tüm emeklerden ötürü derneğe müteşekkir olduklarını belirten aile, Kendilerinden Allah razı olsun. En büyük geri dönüşümüz dualarımız oluyor. Böyle bir evde böyle bir yardım projesinin içinde bulununca bizler de rahatladık. Derneği kuran ve bizler için, çocuklarımız için koşturanlara minnettarız. Günlerimiz Buket ile geçiyor. Sabah onun tedavi ve ilaçlarını yaptıktan sonra yine onunla ilgileniyoruz, hastaneye gidip geliyoruz. Buket bir yere çıkamadığı için onun mutluluğu için elimizden geleni yapıyoruz. Çocuklarımızın iyileşmesinde katkıları çok büyük. Sevil Hanım olsun Aslı Hanım olsun Ecem ablaları olsun herkes çok büyük emek veriyor. Hepimiz çocuğumuz için mücadele ediyoruz. Umarız ileride biz de tamamen iyileşip hasta evlerimiz için destek verir noktaya geliriz dedi.
ÇOCUKLARIN ECEM ABLASI
Derneğin en genç üyesi olan ve neredeyse tüm vaktini gönüllü olarak hasta çocuklarla geçiren Ecem Görgülü ise dernekle tanışma öyküsünü anlattı. Çocukların Ecem Ablası olan Görgülü, hasta çocuklara faydalı olabilmek için elinden geleni yaptığını ifade ederek, Dernekte aktif çalışmadan önce de fikir sahibiydim. Annem, derneğimizin başkan yardımcısı Sevil Ozanın arkadaşı olduğu için bilgim vardı. Yılbaşı etkinliğinde de organizasyona yardım ederek aktif bir gönüllü oldum. Derneğin de şu an en genç üyesiyim. Çocuklarla vakit geçirmek çok güzel bir his. Bir kere çocukları mutlu edince devamı da kendiliğinden geliyor, çocuklardan ayrılmak pek mümkün olmuyor. Evlerimizde kalan çocuklarımız hevesle beni bekliyorlar. Hepsinin Ecem Ablası oldum. Onlarla birlikte oyun oynuyorum. İhtiyaçlarına da elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Çocuklarımızın tedavileri uzun zaman isteyen zorlu bir yol. Bu yolda en çok ihtiyaçları olan şey de ilgi, sevgi ve aileleriyle birlikte kalacakları sıcak bir yuva. Bunları sağlamak için de biz gönüllülere çok iş düşüyor, elimizden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyoruz diye konuştu.
Haber Merkezi