Sayfa Yükleniyor...
Ege İhracatçı Birliklerinin düzenlediği Moda Yarışmasında birinciliği elde eden genç tasarımcı Orkun Sevim ile moda ve tasarıma dair bir söyleşi gerçekleştirdik
EMİRCAN IŞILDAK
Tekstil sektörüne yeni genç tasarımcılar kazandırmak amacıyla bu yıl 11incisi düzenlenen Ege İhracatçı Birlikleri Moda Yarışmasında, genç tasarımcı Orkun Sevim birinciliği elde etti. Organizasyonunu ve koreografisini Öner Evezin yaptığı, jüri koltuğunda Burak Sertbaş, Cengiz Abazoğlu, Gül Ağış, Deniz Berdan, Özlem Kaya, Simay Bülbül, Hande Çokrak, Sibel Arna, Ceyda Balaban ve Lara Sayılgan gibi moda dünyasının başarılı isimlerinin oturduğu yarışmada, Simurg isimli koleksiyonuyla birinciliğe uzanan Sevim ile moda ve tasarım üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Sevim, hem Simurg koleksiyonuyla ilgili bilgi verdi hem de kendi çizgisini anlattı.
KENDİ KOLEKSİYONLARIMI ÜRETİYORUM
Sevim, söyleşinin başında kendisiyle ilgili bilgiler verdi. Eğitim hayatı boyunca piyasanın içinde kalmaya çabaladığını ifade eden Sevim, 1992 yılında Karadeniz Ereğlide doğdum. Ortaöğrenimimi TED Kolejinde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesine girdim. Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümünde eğitim almaya hak kazandım. Eğitim hayatım boyunca aynı zamanda piyasayı öğrenmek ve tecrübe edinebilmek için moda ve styling alanında çalışmalarım oldu. Bu süre zarfında işin mutfağını görme ve deneyimleme fırsatına eriştim. Daha sonra moda alanında tecrübeli ve deneyimli Özlem Kayanın asistanlığını yaptım. Kayadan da son derece önemli şeyler kaptım. Sektörel anlamda benim için başarılı geçen bir dönem oldu. Son iki sezondur da kendi koleksiyonlarımı üretiyorum. Müşteri odaklı çalışmalar yapıyorum. Bu tarz çalışmalar da benim çıtamı her geçen gün yukarı çekiyor. Her zaman daha iyisini daha güzelini yapmaya uğraş veriyorum dedi.
GÜÇLÜ KADINLARA VURGU
Sevim, yarışmada birinciliği kazanan tasarımından da bahsetti. Simurg Koleksiyonunun güçlü kadınları temsil ettiğini ifade eden Sevim, Yarışma süreci benim açımdan çok heyecanlı geçti. Başından sonuna kadar uzun bir yolculuk oldu. Bu süreçte tabi ki aksamalar ve ufak hatalar da oldu. Ben bu süreçte çok daha hassas davrandım diyebilirim. Detaylara takılan ve titiz şekilde çalışmayı da seven bir tasarımcı olduğum için koleksiyonumu tamamlamak 3 aya yakın bir süremi aldı. Simurg koleksiyonu güçlü ve kendine güvenen kadınları ifade ediyor. Her zaman ne yaşarsa yaşasın ihtişamından ve gösterişinden hiçbir şekilde ödün vermeyen kadınlardan bahsediyor. Kadınlar için oldukça özel bir koleksiyon olduğunu düşünüyorum değerlendirmesini yaptı.
KÜLLERİNDEN DOĞAN KADIN İMAJI
Simurg koleksiyonunda ilham aldığı ve etkilendiği noktalara da değinen Sevim, Simurg aslen Farsça kökenli bir kelimedir. Kelime olarak Anka Kuşu anlamına geliyor. Koleksiyona ilham olan bu efsanevi kuş, varoluşun belki de en önemli simgelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu fikirden hareketle yeniden var olan, küllerinden doğan bir kadın imajı yaratmak istedim. Aynı zamanda retrospektif öğeler içeren koleksiyonumda günümüzün yorulmuş haute couture* algısını biraz daha dinamik ve genç bir hale getirmeyi amaçladım. Koleksiyon birbirinden özel ve güzel parçalar da içeriyor. Umarım koleksiyonum beğenilir ve emeklerimin karşılığını mutluluğumla alırım ifadelerini kullandı.
HENÜZ YOLUN BAŞINDAYIM
Sevim, tasarım anlamında henüz yolun başında olduğunu dile getirdi. Giderek daha iyi noktalara gelmek istediğini vurgulayan Sevim, Ben kendimi henüz tam olarak tasarımcı olarak adlandıramıyorum. Aslında genç bir tasarımcı adayıyım desem çok daha yerinde olur. Bu anlamda işinde çok önemli yerlere gelmiş tasarımcı büyüklerime hadsizlik etmek istemem. Bu iş için çok yol kat etmek gerektiğini düşünüyorum. Tasarımcı olmaya giden yol, benim için bir hayaldi. Şimdi de bu doğrultuda basamakları çıkabiliyor olduğumu görmek gerçekten gurur verici bir his dedi.
EN BÜYÜK MOTİVEM; AİLEM
Çocukluk döneminde çok yaratıcı insanlarla birlikte olduğunu ifade eden Sevim, en büyük desteğini ailesinden aldığını söyledi. Aile desteğinin çok etkili olduğunu belirten Sevim, Geriye dönüp baktığım zaman, çok şık ve güzel kadınlar arasında yetiştim. Hayal gücü çok geniş bir çocukluk yaşadım. Hayatım boyunca çevremdeki insanların nasıl göründüklerini ve neler giydiklerini gözlemledim. Buradan hareketle de daha sonra ben de yaratıcı olmaya karar verdim. Ailem de zevkli olduğum konusunda bana destek oldukları için bu mesleğe yönelmem konusunda hep istekli bir şekilde davrandılar. Hayalini kurduğum mesleği onların da desteği sayesinde yapabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. En büyük motivasyon kaynaklarım arasında ailem var. Onların desteği ve teşvikleri beni her zaman daha da motive ediyor. Bu anlamda ailenin yerinin tartışılmaz olduğunu düşünüyorum yorumunu yaptı.
SOFİSTİKE VE LÜKS ANAHTAR KELİMELERİM
Kendi stili ve sahip olduğu çizgisi hakkında da bilgi veren Sevim, Sofistike ve lüks anahtar kelimelerimdir. Yaratmaya çalıştığım her tasarımda bu öğeler mutlaka bulunuyor. Renkler ve desenlerle oynamayı seviyorum. Dikkat çekici ama günün her saatinde giyilebilecek tasarımlar yapıyorum. Aynı zamanda da rahatlık ve konforu yakalamaya çalışıyorum. Her kadın aynı vücut hatlarına sahip değil. Bu yüzden her kadının kendine özgü bir havası vardır. Hepsinin de kendine yakıştırdığı ve yakıştırmadığı şeyler. Önemli olanın bütün bunları aynı payda altında toplamayı başarabilmek olduğunu düşünüyorum dedi.
BAŞARILI İSİMLERDEN ÖRNEK ALIYORUM
Çalışmalarını beğendiği ve ilham aldığı tasarımcıları da söyleyen Sevim, Lanvin, Givenchy gibi moda evlerini çok seviyorum. Aynı zamanda Peter Pilotto, Christopher Kane favori tasarımcılarım arasındalar. Onların çalışmalarını elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. Bu isimler belki de sektörün zirvesinde bulunan kişiler. O yüzden her yaptıkları, her çizdikleri konuşuluyor. Ben de kendime örnek almaya gayret ediyorum. Başarılı işlerinden kendime pay çıkarıyorum şeklinde konuştu.
EN BÜYÜK HEDEFİ MARKALAŞMAK
Moda ile ilgili gelecek planlarından da bahseden Sevim, Moda ve tasarıma olan ilgim hiçbir zaman bitmeyecek. Bu konuda hala ilk gün nasıl heyecan duyuyorsam, o heyecanımı koruyorum. Bir sonraki süreç yine eğitimle geçecek gibi duruyor. Moda eğitimimi bir üst seviyeye taşımak istiyorum. Bundan sonra yarışma sayesinde kazandığım yurtdışı master eğitimimi tamamladıktan sonra dünyaya açılan ve kendi adımı taşıyan markamı kurmak en büyük hedefim. Umarım bu yolda başarılı olurum dedi.
*Haute couture: Kişinin özel beğenisine göre tasarlanmış, özel tasarım elbise anlamına gelen ve Fransızca'dan gelen bir moda terimidir. Tam karşılığı ise "Ismarlama"dır.
Haber Merkezi