Sayfa Yükleniyor...
Psikolog Ferhat Aydının insanları bilinçlendirmek amacıyla, İnsanlar psikoloğa gitmiyorsa-gidemiyorsa, psikolog insanlara gitsin fikrinden hareketle sahneye taşıdığı psiko-gösteri büyük ilgi topluyor
E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER
ODTÜ Psikoloji Bölümü mezunu Ferhat Aydın, okurken kurduğu hayaller gerçekleşmeyince derin bir boşluğa düşüyor. Barlarda psikologluk yapma fikri aklına geliyor, bunun sonucunda da psiko-gösteri diyebileceğimiz bir konsept ortaya çıkıyor.
İki kısımdan oluşan bu konseptte ilk olarak bar psikoloğu yaklaşık 50 dakika psikoloji başlıklarını anlatıyor; ikinci kısımda ise insanlar psikolojiye dair merak ettikleri soruların sorulduğu keyifli bir ortam oluşuyor. Çoğu kişinin psikoloğa gitmekten kaçınma sebebi olan ciddi meblağların söz konusu olmadığı bu terapide aklınızı kurcalayan basit sorunlarınıza çözüm bulabilirsiniz. Aydın, bar psikologluğunun yanında tam zamanlı bir okul psikoloğu. Çocuklarla yapılan çalışmaların çok önemli olduğunu düşünüyor. İleriye dönük hedefleri ise daha büyük kitlelere ulaşabilmek ve insanları olabildiğince psikoloji ile ilgili olarak bilgilendirmek. Ferhat Aydınla bu işe nasıl giriştiğini ve kendisine sık sık gelen soruları konuştuk.
BENCE TUTMAZ AMA İSTERSEN YAP
Hep terapist olmak isteyen Aydın, mezun olduktan sonra bu işin hiçte hayalindeki gibi olmadığını gördü. İşsizlik ve beraberinde pek çok sıkıntıyla yüzleşmek zorunda kaldı. Asgari ücret işlerle karşı karşıya kalınca büyükşehirler dışında daha yaşanılabilir bir yer aramaya başladı. Bir arkadaşının, Gaziantepe gelsene demesiyle bir valiziyle yola düştü. Özel bir okulda iki sene çalıştıktan sonra askere gitti. Revirde psikolog olarak görev yaptı ve hafta sonları boş olduğu için o arada iki tane terapi eğitimi aldı. Askerlik bittikten sonra Kadıköye taşındı fakat uzun süre iş bulamadı. O ara hafif çaplı bir depresyona girdi ve barlara fazlaca gitmeye başladı. Orada tanıştığım insanların mesleğini öğrendiğinde verdiği klasik tepkiler vardı. Aydına hep aynı sorular sorulmaya başlandı ve ortak şeyler merak ediliyordu. Sürekli gittiği barın sahibine aklındaki Bar Psikoloğu fikrinden bahsetti. Her hafta burada toplansak ve muhabbet etsek nasıl olur dedi. Bence tutmaz ama istersen yap yanıtını aldı.
BİR YANDAN ÖĞRENCİLER BİR YANDAN SAHNE
İlk gösteri beklenenden fazla ilgi gördükten sonra her hafta tekrarlanmaya başlandı. Tabi Bar Psikoloğu öyle bir anda patlamadı. Aydın, yine birtakım sıkıntılar içerisine düştü, kirasını ödeyememeye başladı. İnternetten iş ilanlarına bakarken Marmariste bir anaokulunda psikolog aranıyor ilanını gördü. Yetişkinlerin saçma dünyasından kaçıp çocuklarla ilgilenmeye karar verdi. Bir sene boyunca Marmariste ormanın içinde bir kulübede yaşadı. Eve internet bağlatmadı, bol bol kitap okudu ve kendine vakit ayırdı. O sıralarda Bar Psikoloğu patladı. Aydın, o dönem yaşananları şöyle anlattı: Sahne konusunda kendimi geliştirdim çünkü bu bir şova dönmeye başlamıştı. En son bu işin yeri İstanbul, bu işin yeri BKM Mutfak dedim. Tekrar İstanbula yerleştim. BKM Mutfaktaki 5inci gösteri haftaya olacak. BKM Mutfak bu işin hakikaten mutfağı ve birçok insan oradan yetişiyor. Onları izlemek onların içinde olmak bana başka bir fayda sağlıyor. Şu anda anaokulunda ve birinci sınıflarla tam zamanlı okulda çalışırken anne babalarla çocuklarla hafta sonu da bu sahne işi devam ediyor. Bir yandan okul öğrenciler, bir yandan sahne ve bar.
ORTAK KAYGILARI EĞLENCELİ HALE GETİRİYORUM
Aydına göre çoğu insan, psikoloğun nasıl bir şey olduğunu bilmiyor, yargılanacakları bir mecra ve ahlak bekçisi gibi bir şey zannediyor. Aydın, Bar Psikoloğu fikrinin bu kadar tutulmasının formülünü, Birazcık samimiyet biraz da ilk olmasının verdiği bir şey olarak açıklıyor. Psiko-gösterinin dünyada ilk olmasının hem avantajlı hem de dezavantajlı olduğunu anlatan Aydın, Çünkü önümde ders alabileceğim ve hatalarımı görebileceğim bir örnek yok. İnsanlara keyifli vakit geçirttiğimi düşünüyorum. Altan alta merak edilen psikoloji bilgilerini onlara veriyorum çünkü herkes psikolojiye çok meraklı. Herkes kendisini deşiyor ve sorguluyor. Çocukluğunu, ailesini sorguluyor, geleceği ile ilgili kaygıları var. Şu an modern hayatın getirdiği ortak kaygılar var ve ben bu kaygıları eğlenceli bir hale getiriyorum. Bu yüzden tuttu diye düşünüyorum diye konuştu.
SAHNEYE GELMEK İSTEYENLER OLUYOR
Etkinliğin adının psiko-gösteri olduğunun, kesinlikle seminer veya stand-up olmadığının altını çizen Aydın, sahnedeyken yaşadığı ilginç anları ise şöyle dile getirdi: Ben psikoloji ile ilgili bir şeyler anlatıyorum. Meslektaşlarımın yaşadığı sıkıntıları ve insanların neden terapiye gitmeye çekindiğini anlatıyorum. Etkinlik iki kısımdan oluşuyor. İlk 50 dakika ben konuşuyorum. İnsanların bana yıllardır sordukları soruları, barlarda anlattıklarını, aslında temel derdimizin ne olduğunu, mutlu olmaya çalışırken o bataklığın içinde debelendiğimizi, nasıl delik kovalarımızın olduğunu, aslında dolduğunu zannederken sabah uyandığımızda Aaa dolmamış dediğimizi anlatıyorum. Bunları metaforlar ve anlaşılır bir şekilde anlattıktan sonra ikinci kısımda ise insanların sorularını alıyorum. Bazı sorular çok trajikomik oluyor. Başına gelen çok acayip olayları paylaşmak veya sahneye gelmek isteyenler olabiliyor. Sen böyle anlatıyorsun ama sen de mutsuzsun diyen oldu. Benim zaten mutluluğun formülünü anlatmak gibi bir amacım yok ya da sürekli mutlu olmamız gerektiğini söylemiyorum, tam tersine buna karşı çıkıyorum. Çok özel travmatik anılarını paylaşanlar oluyor. Ortam gayet keyifli akarken birden buz kesiyor. İniş çıkışlı modlar çok oluyor bizim etkinlikte.
KADINLAR TERAPİYE GİTMEK KONUSUNDA DAHA İSTEKLİ
Psikologlara yönelik önyargının son 10 yıldır oldukça azaldığını belirten Aydın, kadınların terapiye gidip yardım alma konusunda erkeklerden daha istekli olduğunu vurguluyor. Kadınların bir problem varsa bunu daha kolay fark edip çözmek için adım attığını söyleyen Aydın, Erkeklerin yetersizlik duygusu, narsizmleri, kırılganlıkları daha fazla olduğu için biraz bundan çekiniyorlar. Benim yaptığım biraz daha önleyici ve koruyucu psikologluk. Bu çok daha önemli bence... Çünkü o bozukluğu yaşadıktan sonra ondan kurtulmak, kurtulsan bile hayatın geri kalanında onu bir daha yaşama ihtimalin var. Bu yüzden şu an çocuklarla, anne ve babalarla çalışıyorum. Dün sordum kimler terapiye gitti diye Yüzde 30u el kaldırdı. Bu çok ciddi bir oran. Büyük bir artış gözlemliyorum. Ama hala bir önyargı var. Bu önyargıyı da ben kendimce Bar Psikoloğu ile yok etmeye çalışıyorum dedi.
HEPSİ ŞUNU SÖYLÜYOR: KEYİFLİ BİR AKŞAMDI
Aydın, çok tutulan ve ilgiyle karşılanan bu psiko-gösteriyi farklı alanlara taşımak istiyor. Şirketlere, ebeveynlere, öğretmenlere koruyucu psikolojiyi anlatabileceği daha büyük mecralar aradığını kaydeden Aydın, Bar psikologu bir basamak aslında. Mesela iki hafta önce bin 200 kişilik bir salonda stresi anlattım. 5 tane kendi alanında uzmanın bir araya geldiği bir zirve vardı ve o zirveye beni davet eden kişi beni barda izlemişti. İnsanları sıkmadan, sıkıcı seminer havasından uzak, anlaşılabilir, biraz mizah karıştırılmış, kulağa kar suyu kaçırtabilecek her mecraya ben açığım. Ben bir yol haritası belirledim ve bunun için de BKM Mutfak güzel bir adım. Bu işin sahne yönünün çok değerli olduğu profesyonel çalışılan bir mecra. İşin içinde mizah, eğlence, muhabbet ve psikoloji varsa her mecraya talibim. İnsanlar etkinlikten çok farklı psikolojilerle ayrılıyorlar. Sahnedeyken hızlı konuşuyorum ve çok farklı konulara giriyorum. Dolayısıyla herkes kendi hayatına dair bir şey alıp çıkıyor ve farklı şeyler hatırlıyor. Ama ortak olarak hepsi şunu söylüyor: Keyifli bir akşamdı. Hem öğrendik hem eğlendik şeklinde konuştu.
İZMİR SEYİRCİ POTANSİYELİ AÇISINDAN BİR NUMARA
Seyirci potansiyeli açısından İzmirlilerin çok farklı bir yeri olduğunu ifade eden Aydın, İzmir, seyirci potansiyeli açısından bir numara. Çünkü İzmirlilerden kolay tepki alabiliyorsun. Kolay gülüyorlar, geyik potansiyeli daha fazla Bir o kadar da saygılılar. Bir önceki gelişimde cinselliği konuşurken kadınlar erkekleri şaşırtacak kadar rahat sorular sordular. Bu yüzden İzmir çok farklı. Ayda bir geliyorum İzmire dedi.Bar Psikologu, insanlar tarafından bu kadar çok sevilince haliyle esinlenerek benzer etkinlikler düzenleyenler de oluyor. Aydın, bununla ilgili bir anısını şöyle anlatıyor: Ankarada bunun bir benzerini gördüm. Bir kadın bir erkek afişte poz vermişler, altta psiko-sohbet yazıyor. Bir bar adresi var altta. İmkanı olan delirsin diye klişe bir slogan var. Ben bunları aşalı 1,5 sene oluyor. İçimden bir ses şunu söylüyor hemen: Bak ya çalmışlar Sonra diyorum ki benim derdim mesleğimin bilinmesi ve tanınması. Ama bu birileri bana ulaşsa ve Etkinlik çok hoşumuza gitti. Biz de şöyle bir şey yapmayı planlıyoruz deseler ben de mutlu olacağım. Ankarada yaşasam, bakalım nasıl olacak diye etkinliğe mutlaka giderdim. Onlar sohbet vaadini veriyor ben ise şov. Bu daha ağır bir şey çünkü sahne eğitimim yok benim. Hedefim iki sene sonra bu isimle bar psikologları yetiştirmek. Ankarada, İstanbulda Çünkü çok işlevsel olduğunu düşünüyorum. Herkesin psikoloğa gitmeye ihtiyacı yok çünkü bazen öyle adamlar ya da kadınlar tanırsın ki, bir cümleyle konuyu kapatır.
TERAPİST OLACAĞIM DİYE TUTTURMASINLAR
Son olarak genç psikolog adaylarına tavsiyelerde bulunan Aydın, Terapist olacağım diye tutturmasınlar. Psikolojinin 56 tane alanı var ve Türkiyede çalışılması gereken yüzlerce konu başlığı var. Bunlardan bir tanesi politik psikoloji. Sosyal psikoloji veya din psikolojisi yine çok ciddi çalışılması gereken alanlar. Terapist olayım, günde 3 hasta gelsin gibi hesaplara girmesinler. Olabildiğince farklı alanlarda staj yapsınlar. Bir reklam ajansı, kreş, psikiyatri servisi gibi farklı alanlarda staj yapsınlar. Her ortamı gördükten sonra Türkiyenin durumunu da göz önünde bulundurup sevdikleri şeyi yapsınlar. Şu anda sosyal medyada yoksan yoksun. Sosyal medya bilmeyen bir insan terapistlik yapamaz. Çağımız çok başka bir yerlere gidiyor ve gitmeye devam edecek. 5 sene önce sosyal medya veya ilişkiler anlamında bugünleri yaşayacağımızı hiç öngörmüyorduk. Ya da boşanmaların bu kadar artacağını 20 sene önce çok tahmin edemiyorduk. Yüzeysel muhabbetlerden kaçıp biraz daha samimi muhabbet kurmaya çalışsınlar. İnsanların temel dertlerini günümüz kafasıyla anlamaya çalışsınlar. İşsizlikle ilgili ciddi sıkıntı var. Her sene 8-9 bin psikolog mezun oluyor. Bunların 6 bini büyükşehirlerde yaşıyor ve buralarda ciddi bir işsizlik sorunu var. Ne kadar iyi bir master yaptığın ya da ne kadar iyi bir terapist olduğun önemi yok. Her türlü iş bulma sıkıntısı ile karşı karşıya kalacaklardır. O yüzden her şeyi denesinler şeklinde konuştu.
Haber Merkezi