Kadın cinayetlerini duyuran, şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması için mücadele eden ve adalet arayışını kamuoyuna taşıyan kadın örgütlerinin sosyal medya hesapları erişim engelleriyle karşılaşıyor. Mor Dayanışma ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu da X platformunda hesapları engellenen örgütler arasında yer aldı.
Kadınların yaşam hakkını savunmak, cezasızlığa karşı çıkmak ve dosyaların karanlıkta bırakılmasını önlemek için mücadele ettiklerini belirten Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, engellemelerin kadın mücadelesinin sesini duyurma kanallarını daralttığına dikkat çekti. Osmanoğulları, “Öldürülen kadın için adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdürüyoruz” sözleriyle kararlılık mesajı verdi.
DOSYALARIN KARANLIKTA BIRAKILMAMASI İÇİN…
“Toplumsal muhalefetin yükseldiği dönemlerde birçok muhalif kişi ve kurumun sosyal medya hesaplarına yönelik engellemelerle karşılaşılıyor” ifadelerine yer veren Osmanoğulları, “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun sosyal medya hesabı da bu tür dönemlerde engelleniyor. Son olarak hesabımıza eylül ayının son haftasında erişim engeli getirildi. Bunun üzerine çok sayıda kişi, kendi sosyal medya hesaplarından şu soruyu yöneltti: ‘Kadın cinayetlerini durdurmak, kadına yönelik şiddeti önlemek isteyen bir kurumun sosyal medya hesabı neden engellenir?’ Peki, neden? Çünkü biz, bir kadın öldürüldüğünde onun davasını takip ediyor, mahkemelerde verilen ataerkil ve cinsiyetçi kararları kamuoyuna duyuruyoruz. Öldürülen kadın için adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdürüyoruz. Şüpheli kadın ölümlerinde ise ailelerle birlikte hareket ediyor; olayların ‘intihar’, ‘yüksekten düşme’ ya da ‘kaza’ denilerek üzerinin kapatılmaması, gerçeklerin açığa çıkarılması ve dosyaların karanlıkta bırakılmaması için mücadele ediyoruz” mesajını verdi.
SESİMİZİ YÜKSELTİYORUZ
Osmanoğulları, konuşmasının devamında ise, “Bununla birlikte, bu ülkede işçiler hak gasplarına uğradığında, sokak hayvanları toplanarak ölüm barınaklarına gönderildiğinde, doğa çok uluslu sermayeye teslim edilerek tahrip edildiğinde ya da seçilmiş belediye başkanları görevden alınarak yerlerine kayyum atandığında da sesimizi yükseltiyoruz. ‘Ailem Güvende’ operasyonlarıyla LGBTİ+’ların yaşam haklarının ellerinden alınmasına karşı çıkıyor, tüm bu gelişmelere ilişkin tepkimizi ve mücadelemizi sosyal medya hesaplarımız üzerinden kamuoyuyla paylaşıyoruz. Ayrıca kadın cinayetlerine ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin düzenli veriler yayımlıyor; bu verileri analiz ederek cinayetlerin nedenlerini ortaya koymaya ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşmaya çalışıyoruz. Kısacası biz, kadınların yaşam hakkını savunuyor, adaletin sağlanması ve şiddetin önlenmesi için mücadele ediyoruz. Sosyal medya hesaplarımızın engellenmesinin nedeni de tam olarak bu mücadeleyi sürdürmemizdir” sözlerine dikkat çekti.
HANGİ PLATFORMLARA ERİŞİM ENGELİ GETİRİLDİ?
Kadın örgütlerine yönelik erişim engelleri, 2026 yılı boyunca farklı dönemlerde gündeme geldi. İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) verilerine göre, Mor Dayanışma ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun yanı sıra Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Ekmek ve Gül, Kadın Savunma Ağı, Kadınlar Birlikte Güçlü, Kampüs Cadıları ve Kadının İnsan Hakları Derneği gibi çok sayıda örgütün X hesapları da erişime engellendi. Erişim engelleri, LGBTİ+ hakları alanında çalışan örgütleri ve aktivistleri de kapsadı.
Türkiye’de kadın hakları ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanında faaliyet gösteren örgütlerin önemli bir bölümü 1980’lerin sonu ile 2010’lu yıllar arasında kuruldu. Özellikle 1987’deki Dayağa Karşı Yürüyüş’ün ardından kadınların örgütlü mücadelesi güçlenirken, 2000’li yılların sonu ve 2010’larda kadın cinayetlerine karşı mücadele yürüten platformlar öne çıktı. Dikkat çeken kuruluşlardan bazıları şöyle: 1987: Dayağa Karşı Kampanya, Türkiye’de feminist hareketin sokak eylemleri ve dayanışma çalışmaları açısından önemli dönüm noktalarından biri oldu. 1990: Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı kuruldu. Kadına yönelik erkek şiddetiyle mücadele, şiddete maruz kalan kadınlarla dayanışma ve sığınak desteği temel çalışma alanları arasında yer aldı. 2002: Kadının İnsan Hakları Derneği (KİH), kadınların insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan kuruluşlardan biri oldu. 2010: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu kuruldu. Münevver Karabulut cinayetinin ardından oluşturulan platform, kadın cinayetlerinin önlenmesi, davaların takibi ve kadınların yaşam hakkının savunulması amacıyla çalışmalarına başladı. 2012’de dernekleşti.
KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURACAĞIZ PLATFORMU HAKKINDA
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, kadın cinayetlerinin önlenmesi, kadına yönelik şiddetle mücadele edilmesi ve kadınların yaşam haklarının korunması amacıyla çalışmalar yürüten bir kadın örgütü. Platform, öldürülen kadınların davalarını takip ederek adaletin sağlanması için hukuki süreçlere katılıyor; mahkemelerde verilen kararları kamuoyuna duyurarak cezasızlıkla mücadele ediyor. Şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması için ailelerle dayanışma kuran platform, kadın cinayetlerine ve şüpheli ölümlere ilişkin veriler de yayımlıyor. Kadınların yaşadıkları şiddeti ve hak ihlallerini görünür kılmayı, toplumsal farkındalığı artırmayı ve yetkilileri gerekli önlemleri almaya çağırmayı hedefleyen platform, sosyal medya hesapları aracılığıyla da çalışmalarını kamuoyuyla paylaşıyor. Platformun İzmir temsilciliği de kentte kadın hakları mücadelesini sürdürerek dava takipleri ve farkındalık çalışmaları yürütüyor.