Sayfa Yükleniyor...
Olten Filarmoni Orkestrası Kurucusu Fatma Olten, insanlığın en çok ihtiyacı olan şeyin zarafet olduğunu belirterek, zarafetin aklın ve duyguların birlikteliğinden doğduğunu en önemli kaynağının ise sanatçı olduğunu söyledi
NİLGÜN TAZE - ÖZEL HABER
Sanatın öncelik olmadığı günümüz dünyasında özel bir orkestra kurarak bunu maddi ve manevi destekleyen Ceyhan ve Fatma Olten çifti, bugünlerde bir hayalden başlayan amaçlarını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor. Kurulduğu günden bugüne İzmire ulusal ve uluslararası düzeyde kendini ispatlamış değerli sanatçıları getiren çift, şimdiden büyük bir hayran kitlesine ulaşmış durumda. Sanatın evrensel dili ve aydınlık yüzü ile tanışabilmenin tek yolunun yine sanatın içinden geçmek olduğunu söyleyen Olten Filarmoni Orkestrası Kurucusu Fatma Olten, Sanat ile ilgilenmek ve onun evrensel dilini anlamaya çalışmak, nesne olmak ile kendimiz olmak arasında bir seçimi zorunlu kılar. Ancak, kendisi olmayı seçenler düşünebilirler, düşünebilenler sorgulayabilirler. Sorgulayabilenler, farkına varabilirler. Farkına varabilenler, kavrayabilirler ve kavrayabilenler ise kendi bireyselliklerini evrendeki doğru yerine koyabilirler. İzmirli sanatseverlerin desteğiyle ikinci sezonuna hızlı ve başarılı olarak başlayan sanat evimizin hedefi müziğin evrensel dili ve aydınlık yüzü ile tanıştırabilecek sanatçı gençlere istihdam sağlayıp onlara kendilerini ifade edebilecek bir platform oluşturmaktır dedi.
EMİN ADIMLAR
İlk düzenli sezonu olan 2014-2015 döneminde her ay bir konser olmak üzere toplam 8 konser gerçekleştirdiklerini ve aynı kapsamda her ay birer konser düzenlediklerini söyleyen Olten, Filarmoni Orkestramız, Aralık 2013te Akgün Çavuş koordinatörlüğünde ve İbrahim Yazıcı şefliğinde, ünlü keman sanatçısı Sasha Rozhdestvensky solistliğinde lansman konseri gerçekleştirdi. Sezonumuz konuk şefimiz Cem Mansur ile viyolonsel sanatçımız Nil Kocamangil ile devam etti. Soprano Anne Rodier, Devlet Sanatçısı Gülsin Onay, dünyaca ünlü Ferhan-Ferzan Önder dört el piyano, efsanevi viyolonsel sanatçısı Nathalia Gutman, keman sanatçısı Alexander Kagan, piyano sanatçısı Gökhan Aybulus, Paganiniden Rocka şovu ile Alexander Markov ve finalde Igudesman&Joo A Big Nightmare Music şovu ile sezon son buldu açıklamasını yaptı.
MUHTEŞEM AÇILIŞ
Olten Filarmoni Orkestrasının 2015-2016 sezon açılışını uluslararası üne sahip piyano virtüözü olan İdil Biret ile gerçekleştirdiğini açıklayan Olten, Usta Sanatçı Ali Poyrazoğlunun Şef olarak sahnede yer aldığı, opera dünyasının kuşkusuz en ünlü yapıtlarından biri olan Carmenden seçtiği bölümleri yönettiği konser dakikalarca ayakta alkışlandı. Ravelden ve kendi bestelerinden oluşan programı ile ünlü Türk besteci ve sanatçısı Fazıl Say, Barok Akşamı ile Anton Martynov, Viyana Gecesi ile Şef Ola Rudner, ödüllü keman sanatçısı Nicolas Koeckert, genç neslin en popüler isimlerinden flütçü Jasmine Choi ile sezona devam edip, MerQury Queen Classicalın muhteşem konseriyle sezonu tamamladı ifadelerini kullandı.
MÜZİKLE TANIŞMAK
Dolup taşan konser salonları ile yeni seyirciler oluşturan Olten Sanat organizasyonunun izleyici profilinin çoğunlukla çocuklu ailelerden oluştuğunu söyleyen Olten, şu açıklamalarda bulundu: Çocukların klasik müzikle erken yaşta tanışması ve sevmesi sonucu gelecek nesiller için güzel bir yatırım yapılmış olacak. Sanat okulu niteliğindeki sanat evimiz, kısa zamanda sanatçıların buluşma noktası olmuş ve her yaştan öğrenciye çok sesli müzik sevgisi aşılamıştır. Çocuklarımızı enstrüman çalmayı öğreterek, geliştirmekteyiz. Hayatta insanı mutlu edecek şey kendisi için değil kendisinden sonra gelecek nesiller için çalışmaktır sözünü kullanan büyük önder Mustafa Kemal Atatürkün dediği gibi gelecek nesiller için özveriyle çalışan Olten Sanat ailesi klasik müziği sevdirmek ve daha geniş kitlelere duyurmak adına çıktıkları bu yolda çalışmalarına sevgiyle devam edecek. Hayatımızdan sanatın eksik olmamasını diliyorum.
OLTEN FİLARMONİ
2013 yılında kurulan okullarının hedeflerinden bir tanesinin de enstrümanı araç müziği olarak değil de amaç olarak görerek çocuklara veya yetişkinlere sevdirmek olduğunu söyleyen Olten, Dinlemek, çalmak, söylemek, yaratmak müziğin temel amaçlarından olmakla birlikte aynı zamanda görgünün ve kulağın terbiyesidir. Çocuklar ile çok iyi bir iletişim yakalayan birbirinden genç ve yetenekli öğretmenleri ile yoluna devam eden Olten Filarmoni Sanat Okulu gerek klasik müziği sevdirmek gerekse keşfedilmemiş yetenekli çocuklarımızı hayata kazandırmak için özverili bir şekilde çalışmaktadır. Duygu ve düşüncelerini ifade edebilme ve çevresiyle etkili ve verimli iletişim kurabilme gibi kazanımlar elde eden müzik ile iç içe olan kişiler toplumda her zaman bir adım önde yer almışlardır şeklinde konuştu.
MÜZİĞİN EVRENSEL DİLİ
Olten Filarmoni Çocuk Orkestrasının binlerce kişinin önünde büyük bir özveriyle hazırlanarak iki deneme konserinde yer aldığını açıklayan Olten şu ifadeleri kullandı: En önemli ilham kaynağımız Mustafa Kemal Atatürkün Sanatçı uzun çalışma ve uğraşlardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır sözünü kendimize rehber kabul etmek oldu. Çocuklarımızın yarınlarda gerek ülkemizde klasik müziği sevdirip benimsetmek gerekse müziğin evrensel dilini dil, din, ırk farkı gözetmeksizin dünyaya yaymaları için çalışıyor, çabalıyor ve her geçen gün kendimize daha büyük hedefler koyuyoruz. Olten Filarmoni Çocuk Korosunda yer alan çocuklarımız sene içinde birçok konserde performans göstererek özgüvenli bir şekilde sosyal yönden de geliştiler ve gelişmeye devam ediyorlar.
MÜZİK SEVGİSİ
Bostanlıda yer alan iki sanat okulunun öğrenci ve veliler tarafından çok sevildiğini söyleyen Olten, Her yaştan öğrenci ve yetişkine hitap ederek enstrüman çalmayı öğreten, müzik sevgisi aşılayan, keyifli sohbetler gerçekleştirdiğimiz samimi ve sıcak bir kurum haline geldik. Ayrıca sanat evi niteliğinde açtığımız Olten Konser Evi ile de konservatuar mezunu genç sanatçılara ve okulumuz öğrencilerine platform sağlayarak her ay seyirci ile buluşma imkanı sunmaktayız. Yetenekli öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz ile sanat ışığıyla aydınlanmış bir toplum için daha çok çalışacağımızı, daha güzel işlere imza atacağımızı ve barış ve müzik dolu günlerde buluşmayı temenni ediyorum dedi.
TÜRKİYEDE İLK
Türkiye'de bir ailenin soyadını taşıyan ilk filarmoni orkestrası olma özelliği taşıyan Olten Filarmoni Orkestrasının kurucusu olmaktan gurur duyduğunu açıklayan Olten, İzmir'de bir ailenin Neden kendi orkestramız olmasın diyerek başlattığı girişim sonrası doğan Olten Filarmoni Orkestrası kısa sürede dünyaca ünlü isimlerle konserler verir hale geldi. Kendimi bu orkestranın annesi olarak tanımlıyorum. Orkestranın her bir bireyi de bu ailenin bir parçası oldu. Klasik müzikle sadece dinleyici olarak ilgileniyorum. Eşim ve ben dünyaca ünlü isimlerin dikkatini İzmire çekmeyi başardık. Geldiğimiz bu şamadan sonraki yeni hayalimiz ise bir üniversite kurmak. Ben endüstri mühendisiyim eşim de mühendis ve elektrik sektörüne yönelik işler yapan bir şirketimiz var ifadelerini kullandı.
MÜZİK AİLESİ
Olten, orkestrayı kendi çocukları gibi gördükleri için Olten Filarmoni Orkestrası adını verdiğini açıklayarak şunları söyledi: İki çocuğumuz vardı ve bu orkestra ile ailemiz daha da büyümüş oldu. Olten Ailesi, bu orkestraya sadece para desteğinde bulunuyor demek doğru değil. Sadece mali destek verip köşemize çekilmiyoruz. Emek ve zaman harcıyoruz. Kendimi bu orkestranın annesi olarak tanımlıyorum. Orkestranın her bireyi bu ailenin parçası. Tamamen bu heyecanla çalışıyor ve müziklerimizi bu heyecan ve sevgi ile oluşturuyoruz. Okullarımıza aile olarak verdiğimiz desteğin dışında orkestranın kendi ayakları üzerinde durabilmesi için özgün bir model geliştirerek kadrolu sanatçılarımızın maaşlarının ödenebilmesi için Filarmoni Sanat Okulunu kurduk.
HER YAŞA MÜZİK
Çalıştıkları yerin fon yaratıyor olmasının sanatçıların kaygılarını gidererek sanatlarına daha iyi sarılmalarına neden olduğunu açıklayan Olten, Müzik eğitimi almak isteyen her yaştan insana hizmet veren okulumuzda eğitimleri orkestra üyesi sanatçılarımız veriyor. Kurduğumuz her iki okula ilgi çok büyük oldu ve bu nedenle de yeni bir binaya ihtiyaç duyar hale geldik. Keman sanatçısı Charlie Siem, soprano Anne Rodier, piyanist Gülsin Onay ve Ferhan ve Ferzan Önder kardeşlerle birlikte konserler veren orkestramız yaşayan en ünlü viyolonsel sanatçılarından Nathalia Gutman ile verdiği konserle yetkinliğini uluslararası anlamda kanıtladı şeklinde konuştu.
AVRUPADA TANINIYORUZ
En büyük amaçlarının müziği toplumun geniş kesimlerine sevdirmek olduğunu açıklayan Olten, Konserlerin ses getirmesi ve özellikle Avrupada klasik müzikle ilgilenen çevrenin İzmirde özel bir filarmoni orkestrası olduğunu öğrenmesi bizleri çok mutlu etti. Bu nedenle devlet orkestralarına göre çok daha rahat ve özgün bir programla hareket edebiliyoruz. Olten yaylı çalgılar dörtlümüz İzmir'deki hastanelerin onkoloji ve hematoloji servislerinde tedavi gören çocuklara ve huzurevlerinde kalan yaşlılara özel konserler veriyor. Bu tür sosyal içerikli konserlerimizde yaşlılar ve konservatuar öğrencileri için ücretsiz kontenjan ayırıyoruz açıklamasını yaptı.
Haber Merkezi