Negatifi pozitife dönüştüren teknik

Denge Hipnoz Merkezi kurucusu Gökhan Sayıcı ehil ellerde yapılan hipnozun bireyler üzerindeki pozitif etkilerini anlatarak hipnozun günlük yaşamda sürekli yaşanan bir durum olduğunu söyledi


  • Oluşturulma Tarihi : 02.11.2016 08:17
  • Güncelleme Tarihi : 09.08.2023 10:53
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Negatifi pozitife dönüştüren teknik

NİLGÜN TAZE - ÖZEL HABER

Hipnoz üzerine önemli çalışmalar yapan ve eğitimi için yurtdışında bulunan Denge Hipnoz Merkezi kurucusu Gökhan Sayıcı ile hipnozun insan üzerindeki yarattığı pozitif etkileri hakkında konuştuk.

Hipnoza ilk merakının ne zaman başladığını ve hipnoz tekniklerini nerelerde ve nasıl öğrendiğini anlatan Denge Hipnoz Merkezi kurucusu Gökhan Sayıcı, “Hipnoza dair merakım lise yıllarında sosyoloji dersimizde Freud hakkında okuduğumuz bir yazı ile başladı. Bilinçaltı terimini ve hipnozu ilk o zaman duymuştum ve çok etkilenmiştim. Bizlerin davranışlarının altında yatan bir takım nedenler olduğu ve bunların farkında bile olmadığımız düşüncesi bende merak uyandırdı. İlk hipnoz eğitimimi, Kanada Vancouver İsland’da sonrasındakileri ise Amerika’da aldım. Üniversitelerin psikoloji bölümlerini araştırıyordum fakat hiçbirinin müfredatında hipnoz yoktu. Bir gün bir gazetede ‘Hipnoz öğrenmek ister misiniz?’ diye bir ilan gördüm. Sonrasında hocam İnes Simpson ve hipnoz dünyası ile tanıştım” dedi.

DEĞİŞİM YARATIYOR

Bilinçaltının nasıl işlediğini görmenin insanın hayata, kişilere ve olaylara bakış açısını ister istemez değiştirdiği bilgisini veren Sayıcı şunları söyledi: “En azından benim için bu böyle oldu. Düşünce şeklimizin, etrafımızdan edindiğimiz bilgilerin hayatımızı nasıl yönlendirdiğini bilmek kendi kalıplarımı fark etmemi ve değiştirebilmemi sağladı. Oto hipnozu kullanmak ise yönelmek istediğim ve başarmak istediğim şeyleri başarma konusunda bana oldukça yardımcı olmuştur ve halen olmaktadır diyebilirim.”

HİPNOZUN TEMEL ANLAMI

Hipnozun temel anlamının bilincin var olan eleştirel duvarının aşılıp seçilmiş telkinin kabulü demek olduğunu açıklayan Sayıcı, aslında hipnozun günlük yaşamda sürekli yaşanan bir durum olduğunu ifade ederek, “Bir gün içerisinde birçok düşünce zihnimizden geçmekte ve dışarıdan da birçok telkine maruz kalmaktayız. Bunların bir kısmı bilinçaltımız tarafından kabul görmekte bir kısmı ise reddedilmektedir. Fakat bu telkinler bizler tarafından olmasını istediğimiz şey yönünde özel olarak seçilmiş telkinler değildir. Ofis ortamında uygulanan hipnozun farkı işte bu. Telkinler olmasını istediğimiz davranış, duygu veya düşünce yönünde verilir” açıklamasını yaptı.

BİLİNÇALTI EĞİTİMİ

Sayıcı, insanların gün içerisinde kendi veya başkalarının telkinleri etkisinde kalabildiğini ve yeni bir iş öğrenmeye çalışan bir kişinin heyecan, baskı veya özgüveninde oluşmuş bir eksiklik yüzünden başaramayacağı inancına kapılabildiğini söyleyerek, “Bilinçaltı bu inancı gerçekleştirmeye daha yatkın olacaktır. Uçak fobisi olan bir kişi derinde oluşan korkacağım, uçağa binince panik olacağım düşüncelerine hükmedemeyebilir ve panik yaşar. Bunların hepsi kendi içimizde yaşadığımız hipnoz durumudur. Hipnoterapi diğer bir deyişle kişiyi bulunduğu hipnozdan çıkarmak olarak da nitelendirilmektedir” şeklinde konuştu.

TRANSIN GÜCÜ

Trans halinin bilinçli odaklanma ile telkine açık bir hale gelme durumu olduğunu söyleyen Sayıcı, “Hipnoz basitçe anlatmak gerekirse bir trans halidir. Bilinçli odaklanma ile telkine açık hale geldiğimiz bir durumdur. Trans ise uyku ile uyanıklık arasında bir durum olup, telkin almayı kolaylaştıran bir ruh halidir diyebiliriz. Olumlu telkin tedavi edici bir terapi metodu olup trans halinde uygulandığında bilinçdışında olumlu değişikliklere ve iyileşmeye yol açmaktadır. Bununla beraber konusunda uzman bir hipnoterapist seans içerisinde uygulanan belirgin teknikler ile de değişimin çabuk ve kalıcı olabilmesini sağlamaya yardımcı olabilmektedir” ifadelerini kullandı.

HİPNOZ ZARARLI MI?

Hipnozun bireylerin üzerinde derin zararlar bıraktığı ile ilgili şehir efsanelerinin gerçeklik payı ile ilgisini açıklayan Sayıcı, “Bir ayakkabı boyacısı bile işi bilmiyorsa ayakkabıya zarar verebilir. Elbette hipnoz da aynı şekilde bilmeyen bir kişi tarafından yapılırsa tehlikeli olacaktır. Konusunda uzman biri tarafından yapılan hipnoz ise tehlikeli değildir. Aksine güvenli ve kişi için oldukça faydalıdır” dedi.Hipnoz eğitimleri vererek, hipnoz tekniklerini isteyen herkese öğretebildiklerini söyleyen Sayıcı şunları söyledi: “Ben kişisel olarak hipnoz eğitimleri veriyorum. Eğitime katılmak için üniversite mezunu olma şartımız var. Eğitime katılanlar çoğunlukla hekim, psikolog, PDR uzmanı, öğretmen ve kişisel gelişim ile ilgilenen kişilerden oluşuyor.”

EFT ve NLP

Sayıcı, EFT ve NLP’nin hipnozdan farklı teknikler olduğunu ve her ikisinin de hipnoz esnasında kullanılabildiğini söyleyerek, “Hipnozda EFT ve NLP kullanıldığı zaman etki daha fazla artmaktadır. EFT belirgin akupunktur noktalarına hafif vuruşlar yapılarak bir duyguyu özgür bırakma tekniğidir. NLP ise yaşamı algılama biçimimizin incelenip tekrar programlanabilmesidir. Bizler yaşamı duyularımız ile algılarız ve duyularımızın bizlere verdiği veriler doğrultusunda sinir sistemimizde yansımalar ve zihinsel haritalar oluşur. Bu algılar kategorize edilmektedir ve bunlar olayları anlayış bicimizden tutun davranışlarımıza kadar bizleri şekillendirir. NLP insanı anlamak için etkili bir araçtır” bilgilerini verdi.

HER DERDE DEVA

Bugüne kadar kendisinde ve başkalarında yaşadığı önemli değişim deneyimlerini paylaşan Sayıcı hayat deneyimlerini şu şekilde paylaştı: “Bugüne kadar çok değişimler gördüm. Pankreası hiç çalışmayan bir arkadaşımın pankreasının çalışır duruma geldiğini, kilo vermeyen kişilerin kilo verdiğini, sigaranın kolayca bırakıldığını, panik atağın gittiğini, suçluluk duygularının ortadan kalktığını, özgüven eksikliğinin değiştiğini, cilt problemlerinin ortadan kalktığını. Yine tek seansta migren ağrıları olan bir kişinin oldukça iyi olduğunu gördüm. Ayrıca yurt dışındaki yaptığım ve izlediğim çalışmalarda çok ilginç değişimlere şahit oldum.”

HİPNOZUN TARİHÇESİ

Hipnoz, insanla ilgili birçok bilgi gibi, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir. Hipnotik transa bağlı olarak meydana gelen olağanüstü durumlar tarih boyunca ilgi çekmiş, gizemli ve olağanüstü olarak görülmüştür. Hindistan, Eski Mısır ve ve Çin’deki rahip ve şamanların dini ritüellerle harmanlayarak hipnozu şifa maksatlı kullandıkları bilinmektedir Bu uygulama, yalnızca şifaya ihtiyacı olan kişiye özgü değil, pek çok seyircinin de transa girdiği bir tören şeklinde yapılırdı. Hipnozun bir tedavi aracı olarak tıp alanında bilimsel olarak kullanılması Franz Anton Mesmer (1734-1815) ile başlar.

Günümüzde, Amerika Birleşik Devletleri’nde, Milton Erickson’un çalışmaları, uygulamaları hipnoza bambaşka boyutlar kazandırmış ve dünya çapında bir ivme kazanmasını sağlamıştır. Erickson’la birlikte, İngiltere ve Amerika’da başlamak kaydıyla dünyanın birçok ülkesinde, hipnozla ilgili pek çok dernek kurulmaya yayınlar çıkarılmaya ve yöntem yaygınlaşmaya başlamıştır. Ülkemizde de hipnozla ilgili birçok dernek ve çalışma platformu kurulmuştur.

HİPNOZ VE HİPNOTERAPİNİN FAYDALARI

Hipnoterapide önemli olan tedaviye yönelik verilen telkinlerin danışan tarafından kabul edilmesi ve telkine göre davranmasıdır. Örneğin, hipnoz ile sigara bırakma seansları sonrası sigara alışkanlığının terk edilmesi gibi. Hipnoterapide hipnotik trans yaratmamızın sebebi bu esnada zihnin telkine açık olmasıdır. Sonuçta danışan verilen telkine yönelik bir değişim yaşarsa buna hipnoz diyebiliriz. Telkin kabul edilmediyse yaşanan olay hipnotik durum veya trans hali dediğimiz durumdur. Günlük hayatta sık sık trans hali yaşarız. Çok heyecanlı bir film izlerken ya da bizi cezbeden bir kitabı okurken bazen çalan zili duymayız. Bu bir trans halidir. Yani bir şeye odaklanmış ve diğer uyaranlara kendimizi kapatmışızdır. Yaşam içindeki trans hallerimiz dışsal uyarılara karşıdır. Tıbbi hipnozda hipnotik transa sokmak ise bireyin kendi içinde odaklanmasını sağlar. Hayallerine, düşüncelerine, bedensel hislerine odaklanan kişi farkında olmadığı içsel uyarıları keşfeder.

Hipnozda genel olarak herkesin aklına gözlerin kapalı, vücudun rahat ve gevşemiş, uykuya benzer bir tablo gelir. Fakat kişiler her durumda, farkında olarak ya da olmayarak telkin kabul edebilirler. Bilinçliymiş algısı içinde verilen telkinler en kuvvetli etkiyi gösterir. Akşam yemeğinden sonra televizyon karşısında yarı uyuklar pozisyonda propagandaya yönelik bir haber bilinçdışımızda kuvvetli bir yer edinebilir. Hipnoz olmayı istemek ve hipnozdan fayda göreceğine inanmak hipnoterapinin yani hipnoz tedavisinin esasıdır. Daha önce hipnoz ile sigarayı bırakmış bir yakını olan ve bunun etkinliğini görüp, inanmış biri sigarayı bırakmak için hipnozu tercih ettiğinde netice almak çok daha kolay olacaktır. Hipnozun etkisi değişime direnen, alışkanlıkların etkisinden kurtulamayan bilinçdışımızın gücünü ve yönlendirmesini yok etmekten gelir.

Haber Merkezi