Siz yoksanız bir eksiğiz

Bu haftaki röportajımızı Türkiye'nin etkin felsefe derneklerinden biri olan Aktiffelsefe Yeni Yüksektepe Kültür Derneği Karşıyaka Şubesi Başkanı Filiz Kartal ile gerçekleştirdik. Röportajımızda felsefenin dününe bugününe ve Türkiye'deki yerine değindik


  • Oluşturulma Tarihi : 10.10.2016 08:22
  • Güncelleme Tarihi : 10.10.2016 08:22
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Siz yoksanız bir eksiğiz

ONURHAN ALPAGUT-ÖZEL RÖPORTAJ

Felsefeye oldukça meraklı olan Filiz Kartal, Aktiffelsefe Yeni Yüksektepe Kültür Derneği ile yolda yürürken gördüğü bir afiş sayesinde tanıştı. Şimdilerde Aktiffelsefe Yeniyüksektepe Kültür Derneği gönüllüsü olan ve aynı zamanda derneğin Karşıyaka Şube Başkanlığını yürüten Kartal ile felsefe ve dernek faaliyetleri üzerine hoş bir röportaj gerçekleştirdik. Kartal, röportajımızda felsefenin dününe bugününe ve Türkiye'deki yerine değindi.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

16 yıldır Aktiffelsefe Yeni Yüksektepe Kültür Derneği üyesiyim. Aynı zamanda Karşıyaka Şube Başkanıyım. Aktiffelsefe öncesi birçok sivil toplum kuruluşunda görev aldım. Kendimi bildim bileli topluma faydalı işler yapmaktan hoşlanıyorum. Bunun sebebi; Karşıyaka gibi güzel bir şehirde yaşamış olmam. Burada güzel izlenim ve deneyimlerim oldu. Dünyanın halini görüyorum ve kendimi sorumlu hissediyorum. Öğrendiklerimi, bildiklerimi aktarabilmek için burayı bir fırsat ortamı olarak görüyorum. İnsanın, insan olmaktan gelen ve doğasından kaynaklanan çekişmeler, yarışmalar, üzüntüler, hüsranlardan kaynaklı  bir türlü aydınlığa niyetlenen insanların adım atamaması ve karanlığa daha da saplanmaları beni sorumlu kıldı. Birçok kuruluşta görev almama rağmen insanlarla istediğim birlikteliği sağlayamıyordum. Olduğum yerde sayıyordum. Sonra karşıma Aktiffelsefe çıktı. Burada felsefi olarak insanı anlama fırsatı edindim. İnsana dair pek çok şeyi öğrendim. Burada felsefi eğitim veren kişiler yine kendi içimizden yetişmiş kişiler. Son derece alçak gönüllülük ile gerçekleşen eğitimler ile Platon’dan, Buddha Tibet metinlerine kadar insana dair pek çok kavramı insanlarımıza aktardılar. Benim için araştırma kapıları açıldı. Buradaki herkes karşılaştırmalı incelemeyi ve üçüncü bir bakış açısı kazanma yetisini elde ediyor. Bizlerin özellikle uygar insandan anladığı; sorgulayan, araştıran ve zihninde birleştirebilen vizyon sahibine dönüşebilen kişidir. Geleceğe dair vizyonu olmayan bir kişi asla uygar bir kişiye dönüşemez. Bugünü değerlendirebilmek için geçmişi doğru anlamak gerekir.

İLK KEZ 1989 YILINDA KURULDU

Dernekle tanışmanız ne şekilde gerçekleşti?

Derneğimiz 2000 yılında Karşıyaka'da kuruldu. Türkiye'de 1989'den beri var. İlk açılan şubemiz İzmir Alsancakt’adır. Ancak ben Karşıyaka'da çalıştığımdan dolayı Aktiffelsefe ile karşılaşmadım. Yolda yürürken gördüğüm bir afişte "Doğu-Batı Karşılaştırmalı Felsefe" yazıyordu. Adım Filiz, lakabım filozoftur. Kendimi bildim bileli anlamaya çalışırım. Yıllardır felsefe kitaplarını da okurum. Bugüne kadar felsefeyi anlıyormuşum gibi geliyordu. Ancak kitabın kapağını kapattığımda sorunlarla karşılaştığım zaman tıkanıp kalıyordum. Çok üzülüyordum. Felsefeyi gerçekten anlama ihtiyacı ile buraya geldim. Afişi gördükten sonra olabilir mi şeklinde düşündüm. Anladım ki; felsefeyi kitaplardan öğrenmek mümkün değilmiş. Burada felsefeyi uygulayan hocalar ile tanışma fırsatım oldu. Anladığımı uygulamaya başladım. Aktiffelsefe'de temel yöntem; anladığını uygulayarak, davranışlara yansıtmaktır.

Dernek olarak ne tür faaliyetlerde bulunuyorsunuz?

Birinci amacımız: insana var oluşunun anlamını fark ettirmek 'Neden bunları yapıyorum?, Neden bu işi seçtim?, Yaptığım işin anlamı nedir?' gibi sorularla insanlarda sorumluluk bilincini oluşturmaktır. İnsan yaptıklarıyla hayatı var eder. Toplum birey demektir, bireyler toplumu var eder. Ben nereye gidiyorum? Hangi seçim birey için doğrudur, bunların bilincini insana kazandırmak. Birlikte erdemli ve etik yaşamanın yöntemi var mıdır? Bununla alakalı bakış açısını bireylere aşılamak. Tüm şubelerimizde düzenli olarak öncelikle ‘İnsan nedir?’ konulu felsefe seminerleri veririz. Bununla birlikte öğrendiklerimizi hayata geçirmek amacıyla sosyal kampanyalar ve kültürel etkinlikler düzenleriz. Bunlarda arasında mutlu çocuk yetiştirme eğitimleri, resmi kayıtlara geçmiş 800 eğitimimiz var. Mutlu çocuk yetiştirme eğitimleri kapsamında ebeveynlere yapılabileceklere dair hazırlanmış 2 saat süren eğitim programı uyguluyoruz. Bu çalışmamızı Milli Eğitim Bakanlığı ile paralel biçimde gerçekleştiriyoruz. Çocuklara verdiğimiz eğitimler var. Tüm bunları sorumluluk bilinci ile yapıyoruz. İçimizde etkin olan üyelerimizin kapasiteleri doğrultusunda hijyen, ağız ve diş sağlığı, birlikte yaşama ve nezaket eğitimleri gibi eğitimler var. Bunların dışında okul tadilatları gerçekleştiriyoruz. Bu bağlamda ihtiyaç duyulan okullara 50-150 kişi arasında değişen ekipler ile okulu baştan sona yenileriz. Tüm çalışmalar gönüllülük esasına göre gerçekleşir. Günümüz dünyasında hiçbir şey beklemeksizin hizmet etme bilinci tamamen unutulmuş. Aslında tüm dünya hizmet etmek üzerine kurulu. Hepimizin belirli bir yapabilirliği mevcut. Bu yapabilirliğimizi hayata ne kadar etkin bir şekilde yansıtırsak o derece mutlu olabilen varlıklarız. Doğanın yasası eylem yapmak üzerine kurulu, günümüzün konformist anlayışı ise ne kadar az iş yaparsam o kadar mutlu olmaya dayalı. Oysa doğanın düzeninde varlıklar kendi yapabildiklerinin en iyisini yapmaya programlıdır. O yüzden herkes yapabileceğinin en iyisini yapmak için organize olmaya çalışırız. Değişik gruplarımız ve etkinliklerimiz var. Bunlardan 1994 yılında kurulmuş olan GEA isimli grubumuz ilk önce ekoloji ve doğayı tanımak amacıyla kurulmuş bir yapıdır. Fakat 1994 yılında ülkemizde yaşanan deprem sonrası tüm olağanüstü durumlara hazırlıklı bir altyapı oluşturuldu. 1994'den beri dünyanın tüm ülkelerinde hizmet verdi. Derneğimiz bu şekilde dünya üzerinde etkin bir konuma geldi. Her sene konu ile ilgili bir grup açılıyor. İlgili vatandaşlar derneğimize katılarak eğitim verir konuma gelir.

Türkiye'de sizce felsefeye yeteri kadar önem veriliyor mu?

Biz birilerinden bir şey beklemek değil, yapabileceklerimizin en iyisini yapmak için varız. Bunu yaptığımızda, isteyen, arayan ve bunun gerekliliğine inanan insanlar oldukça yöneticilerde bizlerin içerisinden çıkacaktır. Herkes kendine layık olduğu bir yönetimde yönetiliyorsa, biz daha iyisine layık olmak için; ilk önce daha doğru, iyi ve net vizyona sahip bireylere dönüşmeliyiz. Felsefe bize bunu sağlar.

"DÜŞÜNMEMEK DOĞAMIZA AYKIRI"

Türkiye'nin felsefe anlayışı ile diğer dünya ülkelerinin felsefe anlayışı arasında ne gibi farklar var?

Fark olduğunu sanmıyorum. Bazı ülkelerin refah düzeyi bizimkinden yüksek olabilir. Ancak dünya insanlarında ciddi bir tüketim, bencillik, hırs ve arzular var. Düşünmeyen ve sadece tüketen bir birey olmak dünyadaki sistemin de işine geliyor. Fakat düşünmemek doğamıza aykırı. Düşünen bir yapıya sahibiz. Sadece yiyen, içen ve barınan bir varlık olmanın ötesindeyiz. Bir insanda düşünce ışığı mevcut ise ortaya çıkacaktır. Eğer bu ışık net ve güçlü bir ışıksa büyüyecektir. Bir yerlerde ışığı arayan insanlar olduğunu biliyoruz.

Türkiye'de felsefe ile ilgilenen insan oranı hakkında bilginiz var mı? Düşükse, bu oranı nasıl artırabiliriz?

Çok sayıda felsefe ekolleri ve grupları var. Felsefi tartışmalar yapıyorlar. Bu alanda çalışan tek grup değiliz. Ancak felsefeyi uygulama alanında tekiz. Çünkü insan yaptığı takdirde öğrenir. Yalnızca okuyarak öğrenemez.

DÜNYADA ETKİN BİR ROLE SAHİP

Ses getiren bir projeniz var mı?

Pek çok proje gerçekleştirdik. Değişik zamanlarda farklı alanlarda basında yer aldık. 1994 yılında kurduğumuz arama, kurtarma ve ekoloji birimimiz "GEA" var. İlk önce ekolojik faaliyetler ile işe başlasa da şimdi ülkemizde ve dünyada meydana gelen felaketlerde arama-kurtarma faaliyetleri gerçekleştiriyor. Bütün dünyada etkin bir role sahip.

Eklemek istedikleriniz?

Felsefe, nedenlerin bilimidir. Nasıl'ı sorgular. Olanın neden olduğunu sorgulayan felsefedir. Dünya doğduğundan beri felsefe insanların yoldaşı olmuştur. Bugünkü dünyanın durumu hakkında kendini sorumlu hisseden bir şey yapmalı diyen herkesi derneğimize bekliyoruz. Siz yoksanız bir eksiğiz diyoruz.

kutu kutu kutu

Aktiffelsefe gönüllüleri ne yapar?

Dünyamızı daha güzel, daha adil bir hale getirebilmek için büyük bir çaba ile çalışan Aktiffelsefe gönüllülerinin amacı farklı toplumları ve sosyal durumlardaki insanların doğa ve aktif felsefi bir birlik ideali ile bütünleşmelerini sağlamak, doğayı ve kendini tanıyarak bireysel  kapasitelerini geliştirmek, felsefe ve sanatların karşılaştırmalı incelemesini yaparak  bütünsel bir bakış sağlamaktır.

Foto altı: Filiz Kartal röportajımızda, felsefenin dününe bugününe ve Türkiye'deki konumuna değindi.

Haber Merkezi