TÜRK-İŞ açıkladı: Asgari ücret açlığa yetmiyor, yoksulluğun ise çok gerisinde

TÜRK-İŞ’in Ocak 2026 araştırması, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamakta her geçen ay daha da zorlandığını ortaya koydu. Artan mutfak masrafları karşısında ücretler yetersiz kalırken, asgari ücret ile insanca yaşam arasındaki makas giderek açılıyor

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak: SULTAN GÜMÜŞ KAYA
TÜRK-İŞ açıkladı: Asgari ücret açlığa yetmiyor, yoksulluğun ise çok gerisinde haberinin görseli

TÜRK-İŞ Konfederasyonu, çalışanların geçim koşullarını ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat artışlarının aile bütçesine etkisini ortaya koyan Ocak 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

Araştırma, artan yaşam maliyetleri karşısında ücretlerin yetersiz kaldığını ve asgari ücret ile geçim koşulları arasındaki makasın giderek açıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.

- REKLAM -

YAŞAMA MALİYETİ 40 BİNİ AŞTI

Araştırmaya göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması (açlık sınırı) Ocak 2026 itibarıyla 31.223,88 TL olarak hesaplandı. Gıda harcamasına ek olarak giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri zorunlu ihtiyaçlar için yapılması gereken toplam harcama tutarı, yani yoksulluk sınırı ise 101.706,40 TL’ye yükseldi. TÜRK-İŞ verilerine göre, bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 40.540,91 TL olarak hesaplandı. Bu rakam, tek başına yaşayan bir çalışanın insanca yaşam koşullarını sürdürebilmesi için gereken gelirin mevcut ücret düzeylerinin oldukça üzerinde olduğunu ortaya koydu.

MUTFAK ENFLASYONU NE DURUMDA?

Araştırmada ‘mutfak enflasyonu’ verilerindeki artış da dikkat çekti. Buna göre: Dört kişilik bir ailenin gıda harcamalarında aylık artış yüzde 3,58 oldu. Son 12 aylık artış oranı yüzde 41,08 olarak gerçekleşti. Yıllık ortalama artış ise yüzde 39,79 olarak hesaplandı.

- REKLAM -

TÜRK-İŞ açıklamasında, asgari ücretin sosyal devlet anlayışı ve Anayasa’da güvence altına alınan insan onuruna yakışır yaşam hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Asgari ücretin yalnızca barınma, ulaşım, sağlık ve eğitim gibi zorunlu ihtiyaçları değil, kültürel ve sosyal gereksinimleri de karşılayabilecek bir düzeyde olması gerektiği belirtildi. Ancak artan yaşam maliyetleri karşısında ücretlerin yetersiz kalmasının, çalışanların alım gücünü her geçen gün daha da düşürdüğü ifade edilerek, temel ve zorunlu harcamalara erişimin giderek zorlaştığına dikkat çekildi.