Türkiye'nin en hızlısı

Atletizmde 2 yılda 36 madalya kazanarak başarıdan başarıya koşan ve son katıldığı yarışta Türkiye'nin en hızlısı unvanını alan 12 yaşındaki İzmirli Selin Soydan, kendisine hedef olarak olimpiyat madalyasını belirledi


  • Oluşturulma Tarihi : 15.06.2017 06:41
  • Güncelleme Tarihi : 15.06.2017 06:41
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Türkiye'nin en hızlısı

E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

İzmir'de yaşayan 12 yaşındaki ilköğretim öğrencisi Selin Soydan, 2 yıl önce başladığı atletizm sporunda Türkiye birinciliklerinin yanı sıra, katıldığı yarışlarda çoğu birincilik olmak üzere 36 madalya kazandı. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen atletizm alanında çocuklara yönelik düzenlenen en geniş kapsamlı spor etkinliği olan Cheetos Türkiye'nin En Hızlısı'nda kendi yaş kategorisinde birinci gelerek Türkiye'nin en hızlısı unvanına sahip oldu. Katıldığı yarışlarda İzmir'i en iyi şekilde temsil etmenin sevincini yaşayan minik atlet, gelecekte elde edeceği başarıların da sinyalini veriyor. En büyük hedefi milli takıma girebilmek ve olimpiyatlarda ülkesini en iyi şekilde temsil edebilmek olan Selin, kendisini atletizmle tanıştıran beden eğitimi öğretmeni Onur Karasu ile özel antrenörü eski milli atlet Aksel Gürcan gözetiminde çalışmalarını sürdürüyor.

İLK YARIŞTA BİRİNCİ OLDU

Dokuz Eylül Üniversitesi Özel 75. Yıl İlköğretim Okulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan Onur Karasu, kendi çabalarıyla okulda bir atletizm takımı kurdu. 10 yaşındayken takıma giren Selin'in yeteneğini ilk andan itibaren fark etti ve beraber çalışmalara başladılar. Daha önce yelken milli takımında antrenörlük yapan ve üniversite hayatı boyunca hep atletizmle ilgilenen Karasu, "Mesleğe başladığım sene okulda bir atletizm takımı kurdum. Selin de ilk öğrencilerimden biriydi. İlk geldiğinde de çok iyi koşuyordu. Doğuştan gelen bir koordinasyon becerisi vardı, hemen bunu fark ettim. Selin ilk olarak İzmir'de geleneksel olarak düzenlenen Torunlar Atletizm Yarışması'nda yarıştı. ve birinci oldu. 2015 yılında Cheetos Türkiye'nin En Hızlısı yarışması düzenlendi. Başarılı sporcuları seçmek için il il gezdiler ve ilk 16'ya girenleri Türkiye finallerine davet ettiler. Selin o yarışta İzmir adına yarıştı ve şampiyon oldu. Bu sene de aynı yarışa katılarak şampiyon oldu" dedi.

YÜZDE YÜZ BURSLU OKUYOR

Selin'in çok başarılı ve azimli bir sporcu olduğunu anlatan Karasu, "Ben beden eğitimi öğretmeni olarak ona bir yol açtım, bu yolda herkesi geçip daha iyi bir sporcu olmasını isterim. Selin yarışırken ben hep finish çizgisinde durur onu beklerim. Bu artık uğurumuz gibi bir şey oldu. İlk zamanlar okulumuzun sporu destekleyen bir anlayışı yoktu. Yarışa gitmemizi bile istememişlerdi, tamamen ailesinin ve benim çabalarımla yarışlara katıldık. Çocuklar başarılar elde ettikçe okul da desteklemeye başladı. Selin şuan yüzde yüz burs ile okuyor. Normalde burs sistemi bizde yok ama Selin yarışlardaki başarılarından dolayı burs almaya başladı. Atletizmde kısa mesafe koşuyor. Orada gelişim sağlamak ve rakiplerine karşı mücadele edebilmek çok zor çünkü saliselerle yarışıyorlar. Kafa farkıyla Türkiye şampiyonu oldu. Rakipler ve performansları birbirlerine çok yakın. Çok kısa mesafede çok hızlı bir şekilde koşup bir yerden bir yere varmanız gerekiyor. Çok çalışmanız gerekiyor. Hata yapma şansınız yok, tekrarı yok. Çocuklar başarabileceklerine inanıyorlar, az öğrenciyle büyük işler başarıyoruz" diye konuştu.

İZMİR'E GURUR YAŞATIYOR

Selin'in ilerleyen yıllarda çok büyük başarılara imza atacağına inandığını dile getiren Karasu, şunları söyledi: "Bu ara uzun atlama da yapıyor. Onda da epey başarılı. İzmir birinciliğini aldı bu sene. Daha da ileriye gideceğini ve daha çok başarı elde edeceğine inanıyorum. Selin’i özel antrenörü ile birlikte beraber çalıştırıyoruz. Sporcular, ülkemizde ne yazık ki çok az destekleniyor, çoğu zaman zor şartlarda kendi imkanlarımızla yarışlara katılıyoruz. Çok yetenekli çocuklar var ama atletizm çok tecrübe isteyen bir branş. Sürekli yarışmalara gidip tecrübe kazanmaları gerekiyor. Ancak öyle başarılı oluyorsunuz. Bu yüzden daha fazla destek bekliyoruz. Selin'in daha çok başarılara imza atacağına inanıyoruz. Her zaman onun yanında olacağız. Elde ettiği başarılar okulumuza ve İzmir'e gurur yaşatıyor."

HEDEFİ OLİMPİYATLARDA KOŞMAK

Şimdiye kadar katıldığı yarışlarda 36 madalya kazandığını ve asıl hedefinin olimpiyatlarda koşarak ülkesini başarıyla temsil edebilmek olduğunu aktaran Selin, "Atletizme ilk başladığımda 10 yaşındaydım. Yarışa gittik ve ben hiçbir şey bilmiyordum. Rakiplerime bakarak hareket ediyordum. Yarıl bittikten sonra kürsüde adımı okuduklarında çok şaşırdık çünkü ilk yarışımdı. Daha sonra okulun atletizm takımına alındım ve yarışlara katılmaya başladım. Koşmayı çok seviyorum ve bu alanda böyle bir yeteneğim varken bunu kullanmak istedim. Ailemin, antrenörlerimin ve arkadaşlarımın desteği ile yaptığım şeyden daha çok keyif alıyorum. 36 tane madalyam var. Önümüzdeki yarışlarda derecemi geliştirmeye ve daha çok madalya almaya çalışacağım. Ancak benim asıl hedefim olimpiyat madalyasını boynuma takmak. Bu gururu yaşamak ve ülkeme de yaşatmak istiyorum" diye konuştu.

KOŞMAYI ÇOK SEVİYORUM

Yarışlardan önce çok heyecan yaşadığını ancak yarışın başlamasıyla beraber tüm heyecanını yendiğini belirten Selin, "Hakemin sesi geliyor, yerlerinize diyor ve takoza oturana kadar kalbim yerinden çıkacakmış gibi hissediyorum. Özellikle son yarışta çok heyecanlandım. Ama yarış başladıktan sonra heyecanım ve stresim sona eriyor. Biran önce bitiş çizgisine gitmeye odaklanıyorum. Koşarken seyircilerin sesini hiç duymuyorum. Çok sevdiğim için yapıyorum sevmesem asla yapmazdım çünkü gerçekten büyük emek isteyen bir branş. Her yarıştan sonra arkadaşlarım tebrik ediyor, İzmir'de olan yarışmalarımı izlemeye geliyorlar. Bu beni çok mutlu ediyor, bence en önemli şey de bu. Desteklenmeniz... Ne kadar hızlı olursan ol birileri destek olmadığı sürece başarılı olamazsın" dedi.

EN BÜYÜK DESTEK AİLEDEN

Selin’in başlarda atletizmle uğraşmasını istemediklerini ancak şuan başarılarını gördükçe onunla gurur duyduklarını söyleyen Anne Figen Soydan, "İlk yarışında 39 derece ateşle hasta bir şekilde koştu. Onur Hoca'ya döndüm ve 'Galiba yapamayacak' dedim. Ama Onur Hoca, 'Hayır şampiyon olacak' dedi ve kızıma çok güvendi. 2015 yılında ilk Türkiye şampiyonluğunu aldı. Selin çok cılız ve zayıf bir çocuktu. Babası ilk zamanlar çok tepki gösterdi, istemedi. Derslerini ihmal eder, düşer, yaralanır diye endişe ettik. İstemediğimiz için ilk koştuğu yarış gitmedik. Yarıştan sonra şampiyon oldum diye bizi aradı, o zaman çok heyecanlandım. Daha sonra babasını ikna ettim çünkü Selin gerçekten çok istekliydi. O keyif aldıkça biz de mutlu oluyoruz. Okuldaki başarısı daha da arttı ve daha disiplinli olmaya başladı. Şimdi sorumluluklarını çok iyi biliyor" ifadelerini kullandı.

OLİMPİYATLARDA KOŞMASINI ÇOK İSTERİM

Kızının hedeflerine ulaşabilmesi için ailesi olarak her zaman yanında olacaklarını dile getiren Soydan, şunları söyledi: "Yarışları heyecandan izleyemiyorum. Nerede, hangi sırada o an heyecandan anlayamıyorum. Kameraya çekeceğim ama ellerim titriyor; o kadar heyecanlanıyorum. Çok güzel bir duygu ve bana bu duyguyu yaşattığı için ona çok teşekkür ediyorum. Eşimle beraber tekstil işi yapıyoruz; İşimiz çok stresli ama Selin evimize bir heyecan kattı. Aile büyüklerimiz de çok mutlu oluyorlar Selin'in başarılarını gördükçe. İlkokul yıllarımda ben de koşuyordum.  Ben de yarışmalara katılmıştım. Bir sene kadar yaptım sonra bırakım. Benim gidemediğim yoldan kızım şimdi tam gaz gidiyor. Biz onun hedefleri konusunda hep arkasındayız, her konuda. Milli takıma girmesini ve olimpiyatlarda koşmasını çok isterim. İstanbul'da koştuğunda bile büyük gurur duyuyorum."

Haber Merkezi