Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Türkiye'nin farklı bölgelerinde peş peşe yaşanan orman yangınlarına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. ‘Orman Yangınları Doğa Olayı Değil, Ekolojik ve Toplumsal Sağlık Krizidir’ başlıklı açıklamada, yangınların yalnızca sıcak hava, rüzgâr veya insan hatasıyla açıklanamayacağı vurgulanarak, önlemsizlik, plansızlık ve kamusal hizmetlerdeki yetersizliklerin felaketin boyutunu büyüttüğü ifade edildi.
TTB, Antalya, Muğla, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, İzmir ve Bilecik başta olmak üzere birçok ilde devam eden orman yangınlarının yerleşim alanlarını, sağlık kurumlarını ve geçim kaynaklarını tehdit ettiğine dikkat çekti. Açıklamada, yangınların afete dönüşmesinde yalnızca hava koşullarının değil, ormanların yönetimi, enerji nakil hatlarının bakımı, plansız yapılaşma, risk azaltma çalışmalarının yetersizliği ve kamu hizmetlerinin organizasyonunun belirleyici olduğu belirtildi.
TOPLUMUN ORTAK YAŞAM ALANI
Ormanların yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığına vurgu yapılan açıklamada, “Yanan sadece ağaçlar değil; köylülerin üretim alanları, hayvanların yaşam alanları, çocukların geleceği, yaşlıların güven duygusu ve toplumun ortak yaşam alanıdır” denildi. Bu nedenle orman yangınlarının yalnızca söndürme çalışmalarıyla ele alınamayacağı, sağlık, sosyal hizmet, çevre, tarım, enerji, ulaşım ve kentleşme politikalarını ilgilendiren çok boyutlu bir halk sağlığı sorunu olduğu ifade edildi. TTB, yangın dumanının özellikle çocuklar, yaşlılar, gebeler, kronik hastalığı bulunanlar, açık alanda çalışanlar ve yangınla mücadele eden ekipler için ciddi sağlık riski oluşturduğunu belirtti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine atıfta bulunulan açıklamada, ince partikül maddelerin akciğerlere ve kan dolaşımına ulaşarak solunum ve kalp-damar hastalıklarını artırabileceği uyarısı yapıldı. Yangınla mücadele eden orman işçileri, itfaiyeciler, sağlık çalışanları, AFAD, UMKE, 112 ekipleri, jandarma, belediye personeli ve gönüllülerin işçi sağlığı açısından korunmasının kamusal bir sorumluluk olduğunun altını çizen TTB, bu çalışanlara uygun kişisel koruyucu ekipman, dinlenme imkânı, su, beslenme ve psikososyal destek sağlanması gerektiğini kaydetti.
ÖNLEMSİZLİK, PLANSIZLIK, DENETİMSİZLİK…
Açıklamada kamu otoritelerine de çağrıda bulunularak, yangın yönetiminin yalnızca söndürme kapasitesinin açıklanmasıyla sınırlı kalmaması istendi. Yangın bölgelerinde hava kalitesinin düzenli izlenmesi, risk altındaki grupların korunması, sağlık ve tahliye planlarının güncellenmesi, enerji nakil hatları ile orman-kent arayüzündeki risklerin denetlenmesi ve yangından etkilenen üreticilerin sosyal koruma kapsamına alınması gerektiği vurgulandı. TTB, ayrıca yanan alanların hiçbir koşulda imara, madenciliğe, turizm yatırımlarına veya rant projelerine açılmaması gerektiğini belirterek, yangın öncesi ve sonrası süreçlerde yerel yönetimler, meslek örgütleri, sendikalar, ekoloji örgütleri ve bilim insanlarının karar alma mekanizmalarına dahil edilmesi çağrısında bulundu. Açıklamanın sonunda ise şu değerlendirmeye yer verildi: “Orman yangınları kader değildir. Yangınları büyüten yalnızca rüzgâr değil; önlemsizlik, plansızlık, denetimsizlik, ekolojik tahribat ve kamusal hizmetlerin zayıflatılmasıdır. Yangınla mücadele, yalnızca alevleri söndürmek değil; yaşamı, sağlığı, emeği, ormanı ve toplumun geleceğini korumaktır.”
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın