İçeriğe geç
Son DakikaCanlı

Şehir Rehberi

Yapay Zeka ve Avukatlık

24 okunma
4 dk okuma süresi
Paylaş:

Son dönemlerde yapay zekanın ortaya çıkması ve gelişmesi ile birlikte aktif davası olan, herhangi bir konuda yasal yollara başvurmak isteyen veya kendisine karşı yasal yollara başvurulmuş vatandaşlar açısından yapay zeka bir çözüm aracı olarak görülmeye başlanmıştır. Vatandaşlar avukatlık ücreti ödememek adına “ne var ki bir dilekçe yazılacak” düşüncesi ile dilekçelerini yapay zekaya yazdırmaya, bu dilekçeler ile bazen doğrudan dava açmakta bazen de aktif bir dosyaya bu dilekçeleri sunmaya başlamışlardır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki Türk Hukukunda belirli dosya türlerinde avukat bulunması zorunlu değildir. Herkes kendi dosyasının dilekçesini yazmakta ve takip etmekte özgürdür. Uzaktan vatandaş gözüyle bakıldığında ne kadar kolay değil mi? Dilekçesini yapay zekaya yazdırır, dosyasını takip eder avukata ihtiyaç duymaz. Ancak gerçek uygulama bu şekilde ilerlemez. İnternet ortamında bulunan yazılı kanun metinleri, doktrinler ve benzeri kaynaklar bize hukuku, uygulanması gereken kuralı anlatır. Uygulamayı, usul hukukunu, sürelerin ne şekilde nasıl değerlendirilmesi gerektiğini anlatmaz. Hukuk fakültesi bitirmiş, bir yıl boyunca uygulamaya dair staj eğitimi görmüş ve sonunda ruhsatını almış minimum kıdeme sahip bir avukatın dahi bilgi ve tecrübesi ile yapay zekanın aynı seviyede görülmesi doğru olmadığı gibi vatandaşlar bakımından ciddi hak kaybına uğrama riski taşımaktadır.

Bilindiği üzere yapay zekanın dilekçe hazırlarken doğru olmayan içtihatları örnek göstermesi, bu içtihatlara dilekçelerde yer vermesi ve dolayısıyla bir hukukçunun gözünde “eksik ve hatalı” olarak nitelendirilebilecek metinler hazırlayarak vatandaşlara sunması bilinen bir gerçektir. Her dosya; koşullarına ve şartlarına göre bireyseldir, farklı kanun hükümlerine tabidir. Avukat olmaksızın yalnızca yapay zekaya hazırlatılan dilekçeler ile açılan davaların “eksik ve hatalı” işlemlerden dolayı örneğin usulden reddedilmesi halinde dahi vatandaşlar belki de kazanabilecekleri dosyalarda karşı vekalet ücreti, dosya harç ve masrafları gibi ciddi tutarlar ile karşı karşıya kalabilmektedir.  Nitekim yapay zekanın kendisi dahi hukuksal her açıklamanın sonunda bir avukata danışılması gerektiğini ayrıca belirtiyor. İnternet ortamında bulunan her hukuki bilgiye erişimin olması, bu ortamda bulunan her hukuki bilginin de doğru olduğu anlamına gelmez.

Avukatların birçoğu alacak davalarında tutarı tahmin edilen ancak henüz belirlenememiş dosyalarda ıslah dediğimiz kuruma başvuruyor. Peki bu ıslah nasıl bir şey? Örnek vermek gerekir ise; diyelim ki müvekkilin elinde alacağını veya tazminatını net olarak hesaplayabileceği bir belge yok ama tahmini 200.000-TL olduğunu düşünüyor. Böyle bir tahmin ile müvekkil yapay zekaya bu konuda dava dilekçesini yazdırdığında dava minimum 200.000-TL üzerinden açılır ve mahkeme tarafından alacak tutarı örneğin 100.000-TL olarak kabul edildiğinde vatandaşın davası kısmen reddolmuş olur ve reddedilen kısım bakımından hem karşı vekalet ücreti ödemek zorunda kalır hem de yaptığı mahkeme masraflarının bir kısmı kendisi üzerinde bırakılır. Aynı örneğin tersi olarak vatandaşın alacağını eksik hesaplaması sonucu mahkeme taleple bağlı olduğu için daha fazlasına hükmetmez, kalan kısım da zamanaşımına uğradığında vatandaş tüm alacağına kavuşamamış olur. Zamanaşımının henüz söz konusu olmadığı iyi ihtimalde ise kalan kısım için yeniden dava açmak zorunda ve dolayısıyla zaman kaybına uğramış olur. Ancak hukukçular bu durumu önceden öngördükleri için bu davayı çok daha düşük miktar ile açarak mahkeme sürecinde alacak tutarı, toplanan bilgi ve belgeler ile belirlenebilir hale geldiğinde ıslah dediğimiz çözüm yolu ile miktar artırımı yaparak müvekkillerini tahmini tutarlar ile dava açmanın yaratabileceği sonuçlardan korumuş olurlar. Dolayısıyla “bir dilekçe” olarak küçümsenen süreçte avukat hem sürecin uzamasını engellemiş, müvekkilinin alacağına daha hızlı kavuşmasını sağlamış hem de maddi anlamda hak kaybını önlemiş olur.

Peki avukatlar yapay zekayı hiç mi kullanmıyor? Tabi ki kullanıyorlar. Avukatlar da vatandaşlar gibi yapay zekaya sorular sorup destek alabiliyorlar. Ancak edindikleri bilgilerin hangilerinin doğru hangilerinin gerçeğe aykırı olduğunu tespit edebildikleri gibi yapay zekanın hazırladığı dilekçeleri vatandaşların aksine yalnızca taslak olarak kullanıp üzerine çeşitli ekleme yapabiliyorlar. Bazen bir sayfa dilekçe için gerek Yargıtay’ın resmi karar arama sayfasında gerek özel olarak üyelik ücreti ödedikleri çeşitli içtihat sitelerinde saatlerce karar okuyup olaya uygun içtihadı bulmaya çalıyorlar.

Bu yazıda hatırlatmak istediğim; avukatlar sizin haklarınızın koruyucusu, sizi hukuki bilgi ve tecrübeyle temsil edenlerdir. Birkaç saat içerisinde yazılan dilekçenin ardında senelerce hukuk fakültesi sıralarında dirsek çürütme ve yılların getirdiği tecrübe ile bilgi birikimi vardır. Avukat her bilgiye haiz değildir ancak önüne gelen dosyada nereye bakacağını, bulduğu içtihadın, kanun maddesinin nerede nasıl uygulanması gerektiğini çok iyi bilir.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!