Sokak Hayvanlarını İhmal Etmeyelim
- Oluşturulma Tarihi : 24.01.2026 10:01
- Güncelleme Tarihi : 24.01.2026 10:01
Bir kentin aynası, kaldırımlarında yürüyen çocuklar kadar; köşe başlarında sessizce bekleyen hayvanlardır. Aç bir kedinin bakışı, susuz bir köpeğin gölgelik arayışı bize tek bir şey sorar:
“Beni görüyor musun?”
Sokak hayvanları bu ülkenin misafiri değil. Onlar da bu şehirlerin sakini. Ne göç ettiler ne geldiler; biz genişledikçe onların yaşam alanlarını daralttık. Beton döktük, ağaç kestik, sonra da “sokakta ne işleri var” dedik. Oysa sokak dediğimiz yer, bir zamanlar onların evi olan topraktı.
Bugün bir kap su koymak, bir avuç mama bırakmak “iyilik” değil; asgari insanlık görevidir. Çünkü bu canlılar kendi kaderlerini seçmediler. Açlığı da, soğuğu da, hastalığı da biz dayattık.
Ve ne yazık ki ihmal, çoğu zaman şiddetten daha sessiz ama daha öldürücüdür.
Bir hayvanın gözlerimizin önünde yavaş yavaş yok olmasına alışmak, insanın içindeki merhametin de yavaş yavaş ölmesidir. Bugün “benim sorunum değil” dediğimiz her can, yarın vicdanımızdan eksilen bir parçadır. Toplumlar, en güçsüz olana nasıl davrandıklarıyla ölçülür. Sokak hayvanlarına reva görülen muamele, aslında birbirimize nasıl davranabileceğimizin de provasıdır.
Belediyelerin, kurumların, yasaların sorumluluğu elbette tartışılmalı. Ama işin en tehlikeli noktası şudur:
Sorumluluğu tamamen başkasına yükleyip rahatlamak.
Oysa bazen tek bir kap su, tek bir mama kabı, tek bir “ben buradayım” demek yeterlidir. Kimse herkesi kurtaramaz ama herkes bir canı kurtarabilir. Ve bazen bir can kurtarmak, insanın kendisini kurtarmasıdır.
Çocuklarımıza hayvan sevgisini anlatırken yüksek cümlelere gerek yok. Onlar bizi izliyor. Yanından geçtiğimiz yaralı bir kedide durup durmadığımıza, aç bir köpeği görmezden gelip gelmediğimize bakıyorlar. Öğrettiğimiz şey sözlerimiz değil, davranışlarımız.
Unutmayalım:
Merhamet paylaştıkça azalmaz. Tam tersine, çoğalır.
Ve sokak hayvanlarını ihmal eden bir toplum, gün gelir insanı da ihmal eder.
Bugün bir kap su koy.
Bugün bir canı fark et.
Çünkü dünya, hâlâ iyi insanların küçük ama kararlı adımlarıyla ayakta duruyor.